8. Hukuk Dairesi 2023/3797 E. , 2024/6923 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/734 E., 2023/204 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/371 E., 2020/285 K. Taraflar arasında Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafın…
**8. Hukuk Dairesi 2023/3797 E. , 2024/6923 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/734 E., 2023/204 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/371 E., 2020/285 K. Taraflar arasında Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar ... ve arkadaşları açtıkları dava ile vakıf evladı olan babalarının vefat ettiğini, babalarının vefatı ile babalarının hakkına düşen gelirin kendilerine ödenmesi ve kendilerinin de Mazbut Mehmet Fazıl Efendi Bin İbrahim Arabi Vakfı'nın vakıf evladı olduklarının tespit edilmesini istediklerini, daha önce kardeşleri Abdullah hakkında tevliyete ehil vakıf evladı kararı verildiğini, kendilerinin de tevliyete ehil vakıf evladı olduklarına dair gerekli kararın verilmesini istedikleri, 21.01.2020 tarihli duruşmada ise dede ve babalarının aldığı galleyi almak istedikleri beyan etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince; davadaki istemin galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti olduğu, Muharrem 1257 H.- Şubat 1841 M. tarihli vakfiye suretinde; galle fazlasının ikili-birli esasa göre, evladın vakıf fazlasından lizzekeri misl-ü ünseyeyn şartına göre, yani vakfedenin evlatları arasında kıza bir, erkeğe iki hisse verilerek dağıtılmasının şart kılındığı, ancak bunun dışında batın şartının aranmadığı, dosyada yer alan vakıf kayıtları, vakfiye örneği, nüfus kayıtları ile davacıların murisi olan ...'ün vakıf evlat listesinde galle fazlasına müstehak olduğunun sabit olduğu, ölenin hissesinin evlatlarına aynı şekilde ikili-birli esasa göre dağıtılmasının şart edildiği, davacıların ön batında olmamakla beraber vakfiyede yer alan galle fazlasına ilişkin şart gereği, şimdilik babalarına düşen evlat hissesinden pay alma hakkı bulunduğu, alt-üst soy nüfus kayıtlarından davacıların galle fazlasına müstehak evladı ...'in varisleri oldukları, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve nüfus kayıtlarında davacılar ile vakıf arasındaki soybağının yöntemince kurulduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davacıların Mazbut Mehmet Fazıl Efendi Bin İbrahim Arabi Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmiştir. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1987/492 E ve 1988/522 K sayılı hükmü ile; davacıların babaları olan ...'ün, ... İbrahimoğlu Arabi Mehmet Fazlı Efendi Vakfı'nın galle fazlasına müstehak evladı olduğunun tespitine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, kök murisin 11/10/2001 tarihinde vefat ettiği, davacıların kardeşlerinin (... ....) de daha önce aynı talebi içeren başka bir dava açtığı ve anılan davanın Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/721 E ve 2016/301 K sayılı ilamı ile kabul edilip Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleştiği, davacıların da daha önce aynı içerikli bir dava açtıkları, ancak açılan davanın Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/865 E ve 2004/17 K sayılı kararı ile, vakıf evladı talebi yönünden kabul edildiği, ancak galle fazlasına yönelik talep bakımından reddedildiği, işbu kararın da Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere davaya konu vakfın vakfiyesinde batın şartının öngörüldüğü, davacıların babaları ...'in ölümü ile birlikte batın şartını sağladıkları ve vakfın evladı olmanın yanında, galle fazlasına da hak kazandıkları, her ne kadar dava dilekçesinde davacılar, tevliyete ehil vakıf evladı olduklarının tespitini de talep etmiş iseler de, ön inceleme duruşma tutanağı içeriği ile davacıların taleplerinin, galle fazlasından yararlanmaya matuf olduğunun saptandığı, bu itibarla davacıların tevliyete ehil vakıf evladı olduklarını da ayrıca talep ettiklerinin kabul edilemeyeceği, dolayısıyla mahkemenin, davacıların galle fazlasına müstehak olduklarının tespitine karar vermiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı tarafın yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek talebin, tevliyete ehil vakıf evladı tespiti olduğu, dava konusu vakfın mazbut vakıflar arasına alındığı, mazbut vakıflara yönetici atanamayacağı, davacıların tevliyete ehil vakıf evladı davası açmakta hukuki yararlarının olmadığı, HMK 26. Madde gereği hakimin, tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu, talebin galle fazlasına müstahak vakıf evladı tespiti olduğu düşünülse dahi, buna dair vakfeden ile soybağı kurulması hususu ile batın şartı gibi vakfiye şartları yeterince incelenmeden karar verildiği, arz edilen ve resen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... Müdürlüğün vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.