T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 16/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... TARİHİ : ... NUMARASI : ... DAVACI :... VEKİLİ :... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) G.KARAR YAZIM TARİHİ …
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 16/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... TARİHİ : ... NUMARASI : ... DAVACI :... VEKİLİ :... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) G.KARAR YAZIM TARİHİ : ... İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı ... model ... marka aracın 15/05/2023 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ...Mahallesinde kurallara uygun bir şekilde seyir halindeyken maliki ... olan ve sürücüsü olay yerini terk eden ... plakalı aracın davacının aracına çarparak tam kusurlu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebep olduğunu, kaza neticesinde davacının aracının ana aksamlarının değiştiğini, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapıldığını ve araçta 39.431,43 TL lik maddi hasar meydana geldiğini, karşı tarafın aracının .... Tarafından sigortalı olduğunu, sigorta şirketine 02/12/2023 tarihinde değer kaybı talebi için başvurduklarını, başvurularının aynı gün sigorta şirketine tebliğ edildiğini ancak yasal süresi içerisinde herhangi bir ödemede bulunulmadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, ilk etapta davacının aracında meydana gelen 50,00 TL değer kaybı bedelinin davalılardan müşterek ve müteselsil olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, ilk etapta 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı şahıslardan müşterek ve müteselsil olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, ayrıca davadan önce arabuluculuk sürecinde müvekilinin kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden arabuluculuk aşamasındaki vekalet ücretinin de (2023 yılı AAÜT 16/2-c mad. Doğrultusunda 2.400,00 TL) davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 21/08/2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 50,00TL'lik değer kaybı bedeli taleplerinin 50.000,00 TL'ye yükseltilerek davalılardan müşterek ve müteselsil olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber; 50,00 TL'lik araç mahrumiyet bedeli taleplerinin 13.500,00 TL'ye yükseltilerek davalı sigorta şirketi harici davalılardan müşterek ve müteselsil olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve her türlü yargılama giderleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nin kusurunun bulunmadığını, kusur durumuna itiraz ettiklerini, araçta meydana gelen hasara ilişkin kasko ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, araç ve işçilik bedellerinin çok yüksek hesaplandığını, araçta değişen parçaların tamamının orjinal parçalar olduğundan aracın değerinde bir azalma söz konusu olmadığını, davacıya sigorta şirketi tarafından araç sağlandığını, araç mahrumiyeti meydana gelmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunmuş, KTK 97. Maddesi uyarınca usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini ayrıca ... plakalı aracın şirketleri nezdinde 06/01/2023-06/01/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu ve bu poliçeye göre araç başına maddi tazminat limitinin 120.000,00 TL olduğunu, değer kaybı hesaplamasının ZMMS Genel Şartlar ekinde yapılan değişikliğe göre yapılması gerektiğini, her halükarda dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtlarının dikkate alınarak tazminat hesaplama yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkili sigorta şirketinin davacının talep etmiş olduğu arabuluculuk aşamasındaki vekalet ücretinden sorumlu olmadığını, davacının taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve reddi gerektiğini, davaya konu aracın ticari faaliyette bulunmadığından avans faizi talep edilemeyeceğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere temerrüt değil dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketine sigortalı aracın davalı sürücüsünün akan trafiği kontrol etmeden şerit değiştirmesi ile davacı aracına çarpması neticesinde meydana gelen kazada davalı sigorta şirketine sigortalı aracın davalı sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu ve serbest piyasa rayicine göre davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının 40.000,00 TL, araçtan 10 gün süreyle mahrum kalındığı ve araç mahrumiyet bedelinin 13.500,00 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 40.000,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ....'den poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 14/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den temerrüt tarihi olan 15/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 13.500,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalılar .. ve ...'den temerrüt tarihi olan 15/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının sigorta şirketinden ikame araç aldığını, yani araç mahrumiyetinin söz konusu olmadığını, buna rağmen araç mahrumiyeti tazminatı çıkarılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, günlük araç mahrumiyet bedeli çok yüksek hesaplandığı gibi aracın tamir süresinin de fazla hesaplandığını, yine mahkemece bilirkişilerden aracın tamir süresinin belirlenerek, emsal nitelikte bir aracın kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt, amortisman vs.gibi zorunlu giderler indirildikten sonra araç mahrumiyet bedelinin hesaplanması istenmiş ise de, bilirkişilerin sadece aracın tamir süresinin 10 gün olacağı ve araç mahrumiyetinin de 10 gün olacağından bahsettiğini, ancak araç mahrumiyet bedeline ilişkin tespitinin bu alanda faaliyet gösteren bilirkişilerce yapılması gerektiğinden bahisle herhangi bir bedel tespitinin yapılmadığını, bu hali ile raporun eksik tanzim edildiğini, kazanın oluşumunda davacının da kusurunun bulunduğunu, davacının aracını park edilmesi yasak bir yere park ettiğini, bilirkişilerin bu hususa hiç dikkat etmeden tüm kusuru müvekkiline yüklediklerini, bunun yanlış ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak karar veren mahkeme kararını da hukuka aykırı hale getirdiğini, aracın sadece tampon bölgesinde meydana gelen hasarın bu kadar yüksek miktarda değer kaybına yol açmayacağını, sadece ön tampon bölgesinde hasar meydana geldiğini, araç yetkili serviste tamir edildiği ve tamamen orjinal parçalar takıldığı gözönüne alınırsa herhangi bir değer kaybından bahsedilemeyeceğini, bu nedenle değer kaybına karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, meydana gelen kazada hatalı şerit ihlali gerçekleştiren davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğuna, hükmedilen değer kaybı ile araç mahrumiyet bedelinin usulüne uygun hesaplandığına göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-... Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 3.654,59 TL istinaf karar harcından peşin alınan 914,00 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 2.740,59 istinaf karar harcının davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile kesin olarak karar verildi. ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.