4. Hukuk Dairesi 2012/6296 E. , 2012/11209 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 25/02/2011 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit ve haczin kaldırılması istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; İcra Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın reddine, görevli Aydın İş Mahkemesine gönderilmesine dair verilen 17/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından…
**4. Hukuk Dairesi 2012/6296 E. , 2012/11209 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 25/02/2011 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit ve haczin kaldırılması istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; İcra Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın reddine, görevli Aydın İş Mahkemesine gönderilmesine dair verilen 17/02/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı dava dilekçesinde; davalının icra alacaklısı sıfatıyla dava dışı borçlusu ... aleyhine başlattığı icra takibinde, borç ve borçlu ile ilgisi bulunmadığı halde 2011/1 talimat dosyası ile kendisine ait “deve” nin haczedildiğini, haciz sırasında “deve” nin kendisine ait olduğu beyanında bulunduğunu ancak İcra memuru tarafından İ.İ.K'nun 99. maddesindeki usulün işletilmediğini belirterek icra alacaklısına borcu bulunmadığının tespiti ile haksız haczin kaldırılmasını istemiştir. Davalı davaya verdiği cevap dilekçesinde; icra mahkemelerinin görevli olduğunu, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Yerel mahkemece; uyuşmazlığa İcra ve İflas Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, görevli mahkemenin icra mahkemeleri olduğu belirtilerek görev nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğinden; davacının icra dosyasının tarafı olmadığı gibi yedinde haczedilen mal ile ilgili mülkiyet iddiasında bulunması üzerine icra memuru tarafından icra alacaklısına süre verilmediğini, İ.İ.K'nun 99. maddesindeki usulü işletilmediğini belirterek genel hükümler uyarınca eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. İcra hukuku şekli bir hukuk olup icra mahkemelerince verilen kararlar maddi hukuk açısından kesin hüküm teşkil etmezler. Öte yandan, genel hükümler uyarınca menfi tespit davası açılmasını engelleyen yasal bir düzenleme de bulunmamaktadır. Şu halde davanın esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.