12. Ceza Dairesi 2021/431 E. , 2024/6222 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/225 E., 2016/17 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahk…
**12. Ceza Dairesi 2021/431 E. , 2024/6222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/225 E., 2016/17 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6 maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın tali kusurlu olduğunun kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, çocukların aniden araç arkasından yola fırladıklarına, tanıkların sıcağı sıcağına kollukta beyanda bulunduklarına, sanığın taksirinin olmadığına, fren izi tespit edilemediğine, sanığın fren yapma fırsatı bile bulamadığına, adli tıp raporunun tanık anlatımları ile çürütüldüğüne, sanığa atfedilebilecek kusur olmadığına kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 08.06.2015 tarihinde saat 18:30 sularında sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile yanında tanıklar ..., ... ve ... olduğu halde meskun mahalde bölünmüş caddede Gazipaşa Bulvarı Ülkü köy kavşağı istikametinden Hal Kavşağı istikametine doğru seyir halindeyken pişirme fırını önüne geldiğinde gidiş istikametine göre sağ taraftan yola giren 5 ve 10 yaşındaki mağdur yayalar ... ile ...'e aracının sağ ön köşe kısmıyla çarptığı, kaza neticesinde ...'ün olay yerinde öldüğü, ...'ün basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı olayda, kaza tespit tutanağında sanığın Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b maddesinde yer alan "aracının hızını aracın yük ve teknik özelliğine, yol ve hava şartlarına göre ayarlamamak ve meskun mahalde yaya ve araç trafiğinin yoğun olduğu yerde hızını ayarlamamak kuralını" ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğunun, yayaların ise Karayolları Trafik Kanunun 68/1-b-3 maddesinde yer alan "karşıdan karşıya geçişlerde yaklaşan aracın hızını göz önüne almadan veya göz önüne aldığı halde uygun zamanda geçmemek" kuralını ihlal ettiklerinden asli kusurlu olduklarının belirtildiği, Ankara Trafik İhtisas Dairesi raporunda, "şüphelinin iddiasında belirttiği şekilde müteveffa ile mağdurun yolun sağında bulunan bir aracın önünden yola çıktıklarına dair bir bulguya rastlanmadığının, meydana gelen kazada şüphelinin K.T.K'nın 52/1-b maddesini ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğunun, çocuk yayalar müteveffa ve mağdurun ise meydana gelen kazada asli kusurlu olduklarının" belirtildiği dikkate alındığında, sanığın yola gereken dikkatini vermeyip, hızını ve sürüşünü mahal şartlarına göre ayarlamayarak, sağından yola giren çocuk yayalara önlemsizce çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketi ile tali kusurlu olduğu olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/2. Maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla,Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.