14. Hukuk Dairesi 2019/3870 E. , 2020/4446 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.04.2014 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ecrimisil ve kal, karşı davada temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 07.05.2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulü…
**14. Hukuk Dairesi 2019/3870 E. , 2020/4446 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.04.2014 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ecrimisil ve kal, karşı davada temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 07.05.2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil; karşı dava temliken tescil istemine ilişkindir. Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin maliki olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 4477 parsel sayılı taşınmazına, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4478 parsel maliki davalının müdahale ettiğini ileri sürerek taşınmaza vaki elatmanın önlenmesine, yıkıma ve ecrimisile hükmedilmesini istemiştir. Davalı-karşı davacı vekili, asıl davanın reddini ve iki katlı binanın taşan kısmının tapusunun iptali ile müvekkili adına tescil edilmesini savunmuştur. Mahkemece; davanın kabulüne dair verilen hükmün, davalı-karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemiz'in 2016/4082 Esas, 2018/6828 Karar sayılı ilamıyla özetle "...mahkemece, asıl dava ile karşı davanın her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken karşı dava hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması ve infazda tereddüt uyandıracak biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş..." gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; mahekemece, asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir. Yasal ayrıcalıklar dışında, TMK’nin 684/1 ve 718/2 maddeleri hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar. TMK’nin 725. maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş, böylece muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine bazı koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için, tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arazinin her malikine karşı kullanabilir. Yeni malikler de TMK'nin 725. maddesinde belirtilen haklardan yararlanabilecekleri gibi borçlardan da sorumlu olur.