T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/3066 KARAR NO : 2025/3198 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 11/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili adına düzenlenen…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/3066 KARAR NO : 2025/3198 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 11/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili adına düzenlenen 30/06/2025 tarihli DF1202*** *** **** nolu 212.026,40-TL tutarında fatura ve yine 30/06/2025 tarih ile DF1202*** *** **** nolu 104.533,64-TL faturanın hem faturalara gerekçe gösterilen kaçak elektrik kullanımı iddiasının gerçeğe aykırı olduğundan hem aynı adresteki emsal sayaçların önceki dönem tüketim değerleriyle açıkça uyumsuz olması sebebiyle ve hem de müvekkiline ait kullanım profili ile bağdaşmayacak şekilde fahiş tutarlarda düzenlenmiş olması nedeniyle hatalı olup iptalinin gerektiğini, bu faturaların ödenmemesi sebebiyle müvekkilinin binadaki tüm sayaçlarının elektrik enerjisinin müvekkili ile davalı firmaya bağlı şirket ile arasındaki sözleşmesine ve ilgili mevzuata aykırı olarak davalı firma tarafından kesildiğini, müvekkili ile üçüncü kişiler arasında telafisi zor ve imkansız zararların doğmasına yol açabilecek bu haksız, hukuka aykırı ve yasal dayanaktan yoksun uygulamanın tedbiren durdurulması amacıyla İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılmış olunan ihtiyati tedbir talepli davanın kabul gördüğünü ve mahkeme tarafından 04/08/2025 tarihinde verilen 2025/417 D.iş sayılı kararı ile tedbir kararı verildiğini, kararın uygulanması yönündeki talepleri neticesinde müvekkilinin işleme konu taşınmazlarında elektrik enerjisinin tekrar açıldığını, du defa iki haftalık dava açma süresi içerisinde davalı tarafından tesis edilen işleme gerekçe gösterilen faturaların bedelsizliğin tespiti ve iptali için işbu davayı ikame ettiklerini, tüm bu nedenlerle, ihtiyati tedbir kararının ardından işbu faturaların bedelsizliğinin tespiti ve iptali konu davaları kapsamında fazlaya ilişkin her türlü hak ve yetkileri saklı kalmak üzere müvekkili tarafından dava konusu faturaların tahakkukuna yol açacak nitelikte herhangi bir kaçak kullanım yapılmamış olduğundan mahkeme tarafından yapılacak yargılama neticesinde, faturaların bedelsizliğinin tespitine, yargılama sürecinde bedelsiz olduğu tespit edilen oranlarda faturaların kısmen veya tamamen iptaline, faturalara dayalı olarak binadaki aboneliklerin ve binanın bir kısmına veya tamamına yönelik elektrik kesme işleminin iptaline, ihtiyati tedbir kararının yargılama sonuna dek devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.08.2025 tarih ve 2025/417 D.İş -2025/424 sıyılı kararıyla " Taraflar arasında İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/725 E. 2025/418 K.sayılı dosyasında görülen dava itirazın iptali davası olup, bu davada davalı konumunda olan davalının ihtiyati tedbir talep etmesi hukuken mümkün olmadığı gibi davanın da karara çıkmış olması nedeniyle de mahkeme dosyadan el çektiğinden fiziken de mümkün değildir. Talep eden Menfi Tespit davası açacağını beyan etmektedir. Bu aşamada talebinde hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. Talep edenin ticaret ile uğraştığı ve elektrik enerjisine ihtiyacının zorunlu olduğu, mahkeme kararının yaklaşım ispat yönünden kuvvetli bir delil olduğu, buna göre borcun da icra dosyasına yatırıldığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin delil durumuna göre teminatsız olarak kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle İhtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, 1-BEDAŞ görevlilerince düzenlenen 21.08.2024 tarihli ve H/686535 numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağına konu yerde bulunan ve tutanağa konu yer ve olayla sınırlı olmak üzere 6100 sayılı Kanunun 389. madde uyarınca yeniden elektrik enerjisi verilmesine, tedbiren kesilen elektriğin açılmasına ve yeniden kesinti yapılmamasına, Takdiren teminat alınmamasına, karar verilmiş, mahkemesince de 21/08/2025 tarihli ara kararla " Mahkememizin 14/08/2025 tarihli tensip tutanağının 8 nolu ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/417 D.İş sayılı dosyası celp edildikten sonra değerlendirilmesine karar verilmekle, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/417 D.İş sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiş olmakla, dosya incelendi. " 1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/417 D. iş sayılı dosyasından verilen ihtiyati tedbir kararının bu aşamada devamına,2-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/417 D. iş sayılı dosyasında ihtiyati tedbire itiraz süreci devam ettiğinden süreç tamamlandıktan ve dosya mahkememize gönderildikten sonra itirazların değerlendirilmesine, karar verilmiş, bilahare 01/10/2025 tarihli duruşma sonunda verilen ara kararla " Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu faturalara dayalı borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, davacının iş yerindeki faaliyetine devam etmesinde davalı/ alacaklının da faturaların tahsili noktasında menfaatinin olduğu açıktır. Teminata ilişkin itiraz bakımından, takdir olunan teminatın amacı dava konusu alacağın tahsilini güvence altına almak değil, tedbir talep edenin haksız çıkması durumunda aleyhine tedbir uygulanan tarafın tedbir nedeniyle doğabilecek zararlarının karşılanması olduğundan alacağın tamamı tutarında teminat alınması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. (Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2025/1904 Esas 2025/2022 Karar) Bu nedenle talep edenin haksız çıkması durumunda aleyhine tedbir uygulanan tarafın tedbir nedeni ile doğabilecek zararlarının karşılanması bakımından işbu itirazla sınırlı olmakla üzere itiraz yerinde görülmüştür. Dosyaya ibraz edilen kayıtlar ve tüm dosya kapsamına göre davalının ihtiyati tedbire itirazının teminat yatırılması bakımından kısmen kabulüne diğer hususlar yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleriyle 1-İstanbul 2. ATM'nin 2025/417 D.İş sayılı dosyasından verilen tedbir kararına ilişkin itirazın yalnızca teminat yönünden kabulü ile %15 teminat karşılığında tedbir kararının aynen devamına, 2-İhtiyati tedbir talep eden vekiline 1 haftalık kesin süre içerisinde teminat miktarının mahkememiz veznesine depo etmesi için kesin süre verilmesine, aksi halde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının ihtarına, (ihtarat huzurda yapıldı. ) karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; teminatın yetersiz olduğunu, fatura bedelinin tamamının teminat olarak alınması gerektiğini, kaçak kullanımının sabit olduğunu, kaçak tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olduğunu, ihtiyati tedbir koşulları ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak kullanıma dayalı tahakkuk eden fatura nedeniyle menfi tespit ve elektriğin kesilmemesi hususunda verilen ihtiyati tedbir kararının devamı taleplerine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954sayılı ilamları da aynı yöndedir.).HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yedi- emine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir.Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahalde dava dışı kullanıcıların bulunduğunun iddiası gereğince elektriğin olmazsa olmaz koşulu gözetildiğinde kesintinin, davacının ve dava dışı kişilerin mağduriyetine neden olacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı olarak elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği, bu haliyle HMK'nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinde ve teminat miktarının belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, davalı Bedaş vekilinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı Bedaş vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/12/2025