Ceza Genel Kurulu 2018/52 E. , 2019/429 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 7. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 1009-122 Sanıklar ... ve ...'ın TCK'nın 44. maddesi delaletiyle 4733 sayılı Kanun'un 8/4, TCK'nın 62/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis ve 1.875 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık ...'ın hapis cezasının TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, sanık ...'ın hapis cezasının TCK'nın 58. maddes…
**Ceza Genel Kurulu 2018/52 E. , 2019/429 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 7. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 1009-122 Sanıklar ... ve ...'ın TCK'nın 44. maddesi delaletiyle 4733 sayılı Kanun'un 8/4, TCK'nın 62/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis ve 1.875 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık ...'ın hapis cezasının TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, sanık ...'ın hapis cezasının TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle TCK'nın 54/1, 5607 sayılı Kanun'un 16. maddeleri uyarınca müsaderesine ve tasfiyesine ilişkin İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 21.02.2013 tarihli ve 1009-122 sayılı hükümlerin, sanıklar ve katılan Gümrük ve Ticaret Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 16.03.2015 tarih ve 7096-11992 sayı ile; "Süresinde verilen 04.04.2013 havale tarihli temyiz dilekçesinde ismi bulunan sanık ... OMAY'ın, dilekçede imzasının bulunmadığı, ancak Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2007 gün, 14-32 sayılı kararında da belirtildiği gibi anılan eksikliğin giderilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla; sanığın temyiz dilekçesideki imza eksiğinin giderilmesinden sonra, incelenmek üzere Dairemize iadesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine..." karar verilmiş, imza eksiği giderildikten sonra Yargıtay 7. Ceza Dairesince 13.11.2015 tarih ve 14148-9217 sayı ile; "I- Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebinin incelemesinde; Suçtan doğrudan zarar görmeyen katılan Gümrük İdaresi'nin 4733 sayılı yasaya muhalefet suçundan hükmü temyize yetkisi bulunmadığından katılan Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince reddine, II- Sanıklar ... ve ... temyiz talebinin incelemesinde; 5271 sayılı TCK.nun 116/119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanıklar ve dava konusu kaçak eşya hakkında mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet Savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, Anayasa'nın 38/2. 5271 sayılı CMK.nun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek sanıkların beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi..." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 09.12.2017 tarih ve 163079 sayı ile;