3. Hukuk Dairesi 2016/7821 E. , 2017/2507 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı şirketçe elektrik tüketim faturalarına yansıtılan kayıp-kaçak ve PSH bedelinin haksız ve usulsüz olduğunu belirte…
**3. Hukuk Dairesi 2016/7821 E. , 2017/2507 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı şirketçe elektrik tüketim faturalarına yansıtılan kayıp-kaçak ve PSH bedelinin haksız ve usulsüz olduğunu belirterek toplamda 85.700,80 TL'nin faturaların ödendiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, kayıp-kaçak vb. bedellerin ilgili mevzuat çerçevesinde abonelere yansıtıldığını ve uygulanmasının yasal bir zorunluluk olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece; davanın reddine dair verilen hüküm;davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 04.11.2014 tarih ve 2014/4993 E.-2014/14416 K. sayılı ilamı ile ‘’davacının istediği miktar hususunda gerekirse bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle, davacının ne kadar miktar alacağı olduğu belirlenerek, davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu’’gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyan mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, elektrik abonelerinden tahsil edilen kayıp-kaçak ve PSH bedellerinin istirdadı istemine ilişkindir. Yukarıda da açıklandığı üzere; mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak karar verilmiştir. Bu aşamada usulü kazanılmış hak müessesinin açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen ./.. hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usulü kazanılmış hak olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK). Mahkemenin bozmaya uymasından, eş söyleyişle usulü kazanılmış hakkın doğmasından sonra o konuda yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak, hukukça değer taşımayacaktır. Bir başka ifadeyle, sonradan çıkan yeni kanunun, mahkemelerde ve Yargıtay’da görülmekte olan bütün dava ve işlere uygulanması, dolayısıyla usulü kazanılmış hakkın gerektirdiği yönde değil, yeni kanun kapsamında inceleme yapılarak hüküm verilmesi gerekecektir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.10.2010 günlü 2007/5-11 E. 2010/541 K., 27.10.2010 günlü 2008/5-13 E. 2010/545 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir).