9. Ceza Dairesi 2021/6762 E. , 2023/4253 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Düşme Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun…
**9. Ceza Dairesi 2021/6762 E. , 2023/4253 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Düşme Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.09.2013 tarihli ve 2013/183 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Tekirdağ 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2013/154 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararı ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek katılan mağdurenin 01.07.2013 günlü savcılık ifadesinde sanık hakkında şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.11.2018 tarihli ve 14-2015/212627 sayılı, her ne kadar mağdure sanık hakkındaki şikayetinden savcılık ifadesinden vazgeçmiş ise de; soruşturma aşamasında şikayetçi olunmaması, yargılama sırasında davaya katılmaya engel olmayacağı, kovuşturmada şikayetçi olup davaya katılmasına karar verilen mağdurenin sanık hakkındaki şikayetinin devam etmesi nedeniyle şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu düşüncesiyle hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Mağdure ile sanığın sosyal medya üzerinden tanışıp arkadaş olduktan 5 gün sonra sanığın çiftliğine akşam yemeği yemek üzere gittiklerine, burada alkol alan sanığın mağdurenin rızası hilafına bir defa vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiğine, bu tarihten sonra kendisi ile evlenmez düşüncesiyle mağdurenin sanık ile rızası doğrultusunda birkaç defa ilişkiye girdiğine, her ne kadar sanık cinsel ilişkilerin tamamının rızaya dayalı olduğunu savunsa da mağdurenin olaydan sonraki ruhsal halini yansıtan ve mağdurenin anlatımları ile örtüşen tanık anlatımları, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin rapor, mağdurenin aşamalarda değişmeyen beyanları, ilk cinsel ilişkinin arkadaşlığın başladığı tarihten sonraki beşinci gün gerçekleşmesi, mağdurenin suç isnadında bulunmasını gerektirir herhangi bir durum olmaması nazara alındığında; sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde düşme hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Sanığın suçunu yoğun olarak ve kasti bir biçimde işlediğinin sabit olduğuna, bu nedenle davanın düşmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkeme, "...sanık ile suç tarihinde 16 yaşında olan mağdur ...'ın facebook isimli sosyal ağ vasıtasıyla tanıştıkları, birbirlerinden hoşlandıkları, tanışmalarından kısa bir süre sonra sevgili olarak yüzyüze de görüşmeye başladıkları, önce sanığın babasına ait araç ile mağdureyi gezdirdiği, araç içinde öpüştükleri, sanığın daha sonraki gün mağdureyi babasına ait çiftlik evine götürdüğü, burada mağdure ile mağdurenin rızasıyla mağdurenin vajinasına penisini sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdikleri, devam eden günlerde de sanık ile mağdurenin bu şekilde cinsel birliktelik yaşamaya devam ettikleri, sanık ile mağdure arasında yaşananların aile bireyleri tarafından da öğrenildiği, sanık ile mağdurenin evlenmesi için aile bireyleri tarafından girişimlerde bulunulduğu, ancak mağdurenin abisinin bu evliliğe karşı çıkması üzerine evliliğin gerçekleşmediği, mağdurenin suç tarihinde 15 yaşından büyük olduğu, mağdurenin sanık ile yaşadığı cinsel ilişkilerin rızası ile gerçekleştiği..." şeklindeki gerekçesiyle sanığın eylemininin soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturacağını kabul ederek mağdurenin sanık hakkındaki şikayetini 01.07.2013 günlü savcılık ifadesinde geri aldığı hususununu da nazara alıp kamu davasının düşmesine karar vermiştir. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığının anlaşılması karşısında, Mahkemece değişen suç vasfına göre şikayet yokluğu nedeniyle kurulan düşme hükmünde, hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Onama sebebine göre Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tekirdağ 2.Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2013/154 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle, düşme hükmünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan ...'nun karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Mağdurenin sosyal paylaşım ağı üzerinden tanıştığı sanık ile arkadaş olduktan beş gün sonra daveti üzerine akşam yemeği için onun evine gittiğini, evde sanığın kendisine sokulmaya başladığını, onu itmesine rağmen kendisini kollarıyla kavradığını, bir ara elinden kurtulduğunu; ancak kendisini tutup orada bulunan koltuğa fırlattığını, ardından üzerine abanarak vajinal yoldan penisini soktuğunu, bu ilişki sonrasındaki ilişkilere ise sanığın kendisinden ayrılması halinde kimsenin kendisiyle evlenmeyeceği düşüncesiyle rıza gösterdiğini beyan etmesi, istinabe yoluyla ifadesi alınan sanığın arkadaşı tanık ....'nin mağdurenin sanık ile buluştuktan bir gün sonra yanına gelip ağlayarak sanığın kendisine tecavüz ettiğini söylediğini ifade etmesi, mağdurenin eski sevgilisi olan tanık ...'yi arayıp canının sıkkın olduğunu söyleyerek onunla görüşmek istemesi sonrasında ağlamaklı bir şekilde sanığın tecavüzüne uğradığını anlatması üzerine adı geçen tanığın mağdurenin ablası olan tanık ...'ye mağdurenin başından geçenleri aktarması şeklinde gelişen intikal biçimi, genital muayene raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın 23.02.2013 günü evine getirdiği on altı yaşındaki mağdureye karşı cebir kullanıp direncini kırdıktan sonra vajinal yoldan organ sokma şeklindeki eylemi gerçekleştirdiği gözetilerek mağduredeki ruh sağlığı bozukluğunun sanığın eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığına dair illiyet bağı kurulamadığı nazara alınıp suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla getirilen değişiklikler de dikkate alınarak belirlenecek lehe kanuna göre mahkumiyetine karar verilmesi kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.