T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/114 Esas KARAR NO : 2026/396 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/12/2025 NUMARASI : 2025/580 Esas, 2025/844 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi ger…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/114 Esas KARAR NO : 2026/396 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/12/2025 NUMARASI : 2025/580 Esas, 2025/844 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası müvekkili aleyhine kambiyo takibi başlattığını, taraflar arasında ticari ilişki olmadığını, takibin dayanağı çekteki imzanın müvekkili şirkete ait olmadığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu icra takibine konu edilen çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin müvekkili yönünden iptaline, davalı aleyhine icra takibindeki alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekilinin 16/08/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili ve görevli olmadığını, müvekkilinin adresinin Ankara'da olması nedeniyle yetkili ve görevli Mahkemenini Ankara Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davada belirtilen İstanbul Anadolu 9 İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde takipte müvekkilin de borçlu olarak gösterildiğinin anlaşılacağını bu nedenle davacının hukuki yararı bulunmadığını savunarak, davanın müvekkili yönünden reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile HMK 6. maddesi uyarınca yetki itirazında bulunarak dosyanın yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiği, gerek HMK'da gerekse 6102 sayılı TTK'da çek istirdati davalarında yetkili mahkemeye ilişkin özel bir düzenleme yer almadığı, HMK'nın 6. maddesi uyarınca davalı şirketin adresinin Altındağ/Ankara olması karşısında, üst mahkeme ilamları da dikkate alınarak davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddi ile, mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna dair karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İİK'nın 72/son fıkrasına göre menfi tespit davalarının davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceğini, HMK madde 7/1 gereğince ise davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceğini, davalılardan ...'ın yerleşim yerinin Bayrampaşa/İstanbul adresinde olduğunu, dosyada iki farklı davalı bulunmakta olup, yetki konusunda seçimlik hakkları bulunduğundan İstanbul Asliye Ticaret mahkemelerinin de yetkili olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davaları için İcra İflas Kanunu'nda iki özel yetki öngörülmüş olup, buna göre, menfi tespit davası davalının yerleşim yeri mahkemesinde, davalılar birden fazla ise birinin yerleşim yeri mahkemesinde ya da icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde açılabilir. Somut olayda davalılardan davalılardan ...'ın yerleşim yeri İstanbul Mahkemelerinin yetki çevresi içinde bulunan Bayrampaşa/İstanbul adresinde olduğu, davacının davalı ... yönünden menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre, davaya cevap vermeyen ve dolayısıyla yetki itirazında bulunmayan davalı ... yönünden de yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.Yine kabule göre, menfi tespit davalarında kesin yetki söz konusu olmadığı halde, HMK'nın 114/1-ç maddesindeki düzenlenen kesin yetki dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-3. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, 2-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2025 gün ve 2025/580-844 E-K.sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 485,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.168,10 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-3 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.11/03/2026