1. Hukuk Dairesi 2022/2166 E. , 2024/1430 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/89 E., 2021/160 K. HÜKÜM : Kısmen Kabul Kısmen ret Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil; meni müdahale ve kal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucu…
**1. Hukuk Dairesi 2022/2166 E. , 2024/1430 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/89 E., 2021/160 K. HÜKÜM : Kısmen Kabul Kısmen ret Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil; meni müdahale ve kal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili 20.10.1981 tarihli dava dilekçesinde; çekişme konusu ... ilçesi, ... mevkiinde kain 2095 parsele uygulanan tapu kaydının 12.05.1955 tarihli ve 47 numaralı tapu kaydından intikal ve ifraz edildiğini, ifrazdan önce 28.05.1954 tarihli ve 86 numaralı tapu kaydı ile miktarı arttırılarak ve sekiz adet tapu kayıtlarının birleştirilmesi ile tek tapu kaydı oluşturulduğunu, tevhit ve tezyide esas teşkil eden Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinin 1954/93 E., 192 K. sayılı kararında Hazine hasım gösterilmediğinden ve 2644 sayılı Kanun’un 31 inci maddesi şartlarına uymadığından geçerli olmadığını, kaldı ki taşınmazın deniz kumsalı niteliğinde olduğunun saptandığını, deniz sınırı ile taşınmazın sınırlarının Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 13.03.1972 tarihli ve 7/4 sayılı kararına göre uzman bilirkişiler aracılığıyla tespit edilmesi gerektiğini, deniz ve onun tamamlayıcısı olan kumsal alanların Devletin hüküm ve tasarrufu altında ve kamu malı niteliğinde olduğunu ileri sürerek 2095 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline, davalıların el atmalarının önlenmesi ile üzerinde bulunan tesislerin kal'ine karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında da taşınmaz üzerinde arzi irtifak hakkı sahiplerinin davaya dâhil edilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... İşleri A.Ş. vekili 04.12.1981 tarihli cevap dilekçesinde; taşınmazın Eylül 1927 tarihli ve 104 numaralı tapu kaydı ve tedavül kayıtlarına göre yapılan tapulama tespitinin 23.03.1962 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiğini, davacının ileriye sürdüğü hususların bu tespit tarihinden önce olan nedenlere dayandığını, davanın 766 sayılı Kanun'un 31/2 maddesinde yazılı 10 senelik hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığını, tescil davasının açıldığı tarihte Hazineye husumet yöneltilmesi zorunluluğu içeren Kanun hükmü bulunmadığından tescil ilamının Hazineyi bağlayacağını, taşınmaza bitişik yitik kişilere ait arazilerin bulunmadığını, kıyının birkaç metresi hariç taşınmazın tamamen kara parçası olduğunu, plajın suni olarak meydana getirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI