(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/990 E. , 2008/1939 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 10.05.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gere…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/990 E. , 2008/1939 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 10.05.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti yada tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.alı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Ayrıca, davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacı, dava konusu 370 parsel numaralı taşınmazın tapu kayıt maliki olan murisi ... ...’un tapuda “...” olarak yazılı bulunun baba isminin “...” olarak düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava konusu taşınmaz 1964 tarihinde ... oğlu ... ... adına hükmen tescil edilmiştir. Davacı ise, tapu malikinin “... oğlu ... ...” olduğunu ileri sürerek malikin baba isminin “...” olarak düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur. Dosyaya sunulan nüfus aile kayıt tablosuna göre, ... ve ... oğlu ...’in ... isminde oğlu var ise de, ...’in 1930 doğumlu olup 1970 tarihinde ölmüş olan ... isminde bir oğlu bulunmaktadır. Mahkemece, ...’nın verasete esas nüfus aile kayıt tablosu getirtilerek ... isminde bir çocuğunun bulunup bulunmadığı ve varsa bu kişinin tapu kayıt maliki ile bağlantısı araştırılmamış, tapu kaydının dayanağını oluşturan kadastro tutanağı, mahkeme ilamı getirtilip tapu maliki şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanmamıştır. Mülkiyet nakline yol açmamak için düzeltilmesi istenen 370 parsel numaralı taşınmaza ait tapu kaydının dayanağı olan ve az yukarıda belirtilen tüm kayıtlar ile, ... oğlu 1930 doğumlu ...’ın verasete esas nüfus aile kayıt tablosu merciinden getirtilmeli, toplanan tüm deliller doğrultusunda yukarıdaki ilkeler de gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Tüm bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.2.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.