10. Hukuk Dairesi 2012/15712 E. , 2013/9002 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davalı Kuruma yönelttiği 10.05.2006 tarihli başvurusu üzerine
**10. Hukuk Dairesi 2012/15712 E. , 2013/9002 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davalı Kuruma yönelttiği 10.05.2006 tarihli başvurusu üzerine 5458 sayılı Kanun hükümleri gereğince 60 aylık taksitlendirme şeklinde prim borcu yeniden yapılandırılan, 29.05.2006 – 03.05.2011 döneminde ödemelerini gerçekleştiren 2926 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalı konumundaki davacının anılan yapılandırmasının, primlerin eksik ödendiği gerekçesiyle Kurumca 2011 yılının Haziran ayında iptal edilerek borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı olan ve 01.04.2006 günü yürürlüğe giren 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3. maddesinin 3. fıkrasında, başvurusu kabul edilip borçları yeniden yapılandırılanların; borç türü bazında taksitlendirilmiş borçlarıyla ilgili ödeme yükümlülüklerini bir takvim yılında (3) defadan fazla veya taksitlendirme süresi içinde tahakkuk edecek aynı mahiyetteki carî ay borçlarıyla ilgili ödeme yükümlülüklerini bir takvim yılında (3) defadan fazla yerine getirmemeleri halinde, yeniden yapılandırma hakkını kaybedecekleri ve ödedikleri tutarların ilgili mevzuat uyarınca borçlarına mahsup edileceği, taksit veya carî aya ilişkin ödeme yükümlülüklerinin eksik yerine getirilmiş olması halinde, ödeme yükümlülüğünün ihlal edilmiş sayılacağı belirtilmiş, 4. fıkrasında, üçüncü fıkraya göre bir takvim yılında ödenmeyen ya da eksik ödenen taksit tutarlarının taksitlendirme süresi aşılmamak kaydıyla en geç izleyen takvim yılının sonuna kadar; ödenmeyen veya eksik ödenen kısmın son takside ait olması halinde ise, bu tutarın son taksidi izleyen ayın sonuna kadar ödenmeyen kısım ile birlikte, hesaplanacak faiz miktarının ödenmesi halinde bu Kanunun yeniden yapılandırma hükümlerinden yararlanılacağı, üçüncü fıkraya göre taksitlendirme süresi içinde ödenmeyen ya da eksik ödenen aynı mahiyetteki carî ay prim ve diğer borçların ise ilgili mevzuata göre gecikme zammı hesaplanarak tahsil edileceği açıklanmıştır. Yukarıdaki yasal düzenlemeler ışığında dava değerlendirildiğinde; öncelikle, temyiz dilekçesinde ileri sürülen, Kurumun borç tahakkukuna ilişkin hatasını düzeltip aylık tahsis işlemini bitirdiği ve davanın konusuz kaldığı yönündeki beyan kapsamında Kurumdan bilgi istenilmeli, taraflar arasındaki uyuşmazlığın süregeldiği anlaşıldığı takdirde davacının ödeme yükümlülüğünü nasıl ve ne şekilde ihlal ettiği, hangi aylara yönelik eksik ödemelerinin bulunduğuna ilişkin Kurumdan ayrıntılı açıklamalı cevap yazısı getirtilmeli, cevap içeriği irdelenip ödeme yükümlülüğünün anılan 3. madde kapsamında yerine getirilip getirilmediği, gerektiğinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak ve Kuruma aktarılan tevkifat tutarları dikkate alınarak açıklıkla belirlenip elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, taraflar arasındaki çekişme konusunu aydınlatıcı herhangi bir unsur içermeyen, yetersiz bilirkişi raporunun hükme dayanak kılınarak davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.