TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MUSTAFA TÜRKUZ BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/38496) Karar Tarihi: 13/10/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 23/2/2021-31404 Başvuru Numaras ı: 2017/38496 Karar Tarihi : 13/10/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : M. Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Kamber Ozan TUTAL Başvurucu : Mustafa TÜRKUZ Vekili : Av. Coşkun ÖZBUDAK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, dostane çözüm kapsam ında yap ılan ödemen
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR MUSTAFA TÜRKUZ BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/38496) Karar Tarihi: 13/10/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 23/2/2021-31404 Başvuru Numaras ı: 2017/38496 Karar Tarihi : 13/10/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : M. Emin KUZ Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU Basri BAĞCI Raportör : Kamber Ozan TUTAL Başvurucu : Mustafa TÜRKUZ Vekili : Av. Coşkun ÖZBUDAK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, dostane çözüm kapsam ında yap ılan ödemenin geri istenmesi nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 29/11/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. 7. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 9. Başvurucu 1965 do ğumlu olup Kahramanmara ş'ta ikamet etmektedir. Başvurucu, astsubay k ıdemli başçavuş unvan ı ile emekli olmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2017/38496 Karar Tarihi : 13/10/2020 310. Hayvan h ırsızlığı suçuna kat ıldıklar ı iddias ıyla baz ı şüpheliler gözalt ına al ınarak 9/5/2000 tarihinde Bucak İlçe Jandarma Komutanl ığında nezarethaneye konulmu ştur. Kolluk görevlilerinin talepleri üzerine Bucak Cumhuriyet Ba şsavc ılığınca şüpheliler hakk ındaki gözalt ı karar ı alt ı gün uzat ılm ış ve sonras ında şüpheliler 15/5/2000 tarihinde adliyeye sevk edilmiştir. İfade alan savc ılarca bu ki şilerin vücutlar ında darp ve cebir izleri gözlemlenmi ştir. Devlet hastanesi raporlar ında şüphelilerin darp ve cebire maruz kald ığı tespit edilmi ştir. Tan ık jandarma erleri beyanlar ında; gözalt ındaki şüphelilerin isnat edilen suçlamay ı kabul etmeleri için aç ve susuz b ırak ıldıklar ını, dövüldüklerini, soyulup üzerilerine tazyikli su sıkıldığını, şüphelilere küfür ve hakaret edildi ğini ifade etmi ştir. A. Ceza Yarg ılamas ı 11. Başvurucu ve di ğer san ıklar hakk ında Burdur'un Bucak ilçesindeki jandarma karakolunda görev yaparken h ırsızlık nedeniyle gözalt ına al ınan kişilere işkence ve kötü muamelede bulunduklar ı iddias ıyla 1/6/2001 tarihinde ceza davas ı aç ılm ıştır. 12. Burdur A ğır Ceza Mahkemesi 1/3/1926 tarihli ve 765 say ılı Türk Ceza Kanunu'nun 243. maddesinde öngörülen cürümlerini söyletmek ve suç delillerini ortaya çıkarmak amac ıyla gözalt ındayken i şkence etme, zalimane veya gayriinsani muamelelere başvurma suçunun i şlendiği sabit oldu ğundan diğer iki san ıkla birlikte ba şvurucunun 1 y ıl 15 gün hapis ve 10 ay süreyle kamu hizmetlerinden mahrumiyet cezas ıyla üç kat ılan yönünden ayr ı ayr ı cezaland ırılmalar ına 5/2/2013 tarihinde karar vermi ştir. 13. Başvurucu taraf ından temyiz edilen karar Yarg ıtay 8. Ceza Dairesi taraf ından 2/6/2016 tarihinde "kazan ılmış hak nedeniyle san ıklar H.M. ve Mustafa Türkuz hakk ında hükmolunan cezalar ın 2 y ıl hapis ve 1 y ıl kamu hizmetlerinden mahrumiyet olarak infaz ına" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek onanm ıştır. B. AİHM Önündeki Süreç 14. Ceza yarg ılamas ında kat ılan s ıfat ıyla yer alan T.Y. ve Y.G. gözalt ındayken kötü muameleye tabi tutulduklar ı, bu iddialar ıyla ilgili etkili bir soru şturma yap ılmad ığı ve kam u görevlileri hakk ında yürütülen yarg ılaman ın aşırı uzun sürdü ğü iddias ıyla 4/12/2008 tarihinde Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine (A İHM) bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. 15. AİHM başvuruyu 14/6/2011 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine tebli ğ etmiştir. Dostane çözüm kapsam ında T.Y. ve Y.G. ile Hükûmet aras ında imzalanan beyannameler 25/1/2013 ile 11/6/2013 tarihlerinde A İHM'e sunulmu ştur. Söz konus u beyannamelere göre tüm iddialar ından vazgeçmeleri kar şılığında Hükûmet taraf ından T.Y. ve Y.G.ye bir miktar para ödenece ği taahhüdünde bulunulmu ştur. 16. AİHM 24/9/2013 tarihinde, taraflar aras ında var ılan dostane çözüme istinaden başvuruyu kay ıttan düşürmüştür. AİHM, taraflar aras ında dostane çözüme ula şıldığını ve Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi (AİHS/Sözle şme) ve ek protokoller ile korunan insan haklar ına sayg ı ilkesi kapsam ında başvurunun daha fazla incelenmesi için bir neden görmediğini ifade etmi ştir. 17. Hükûmet, dostane çözüm beyannamesinde belirlenen bedeli 27/11/2013 tarihinde T.Y. ve Y.G.ye ödemi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/38496 Karar Tarihi : 13/10/2020 4C. Rücu Davas ı 18. Bakanl ık, dostane çözüm kapsam ında ödenen bedelin tazmini için ceza yarg ılamas ında mahkûm olan ba şvurucu ve di ğer iki kişi aleyhine 20/10/2014 tarihinde rücu davas ı açm ıştır. Dava dilekçesinde, ceza yarg ılamas ında başvurucu ile di ğer daval ılar ın mahkûmiyetine karar verildi ği ve yarg ılamaya konu olay nedeniyle A İHM'e yap ılan başvuru sonucunda dostane çözüm karar ı gereğince T.Y. ve Y.G.ye tazminat ödendi ği belirtilmi ştir. 19. Başvurucu, cevap dilekçesinde dostane çözüme dayal ı ödemeler için rücu edilemeyece ğini ve ihlalin tespitine ili şkin başvuruyu esastan karara ba ğlayan bir hükmün bulunmad ığını savunmu ştur. Başvurucu 27/7/1967 tarihli ve 926 say ılı Türk Silâhl ı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapt ığından 14/7/1965 tarihli ve 657 say ılı Devlet Memurlar ı Kanunu'nun rücuya ili şkin hükümleri ile teselsül hükümlerinin uygulanamayaca ğını belirterek davan ın reddini talep etmi ştir. 20. Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) 21/12/2016 tarihinde davan ın kısmen kabulü ile dostane çözüm gere ğince ödenen bedelin 1/4'ünün 27/11/2013 tarihinde n itibaren i şleyen yasal faiziyle birlikte ba şvurucudan tahsiline karar vermi ştir. Mahkeme öncelikle ba şvurucunun ceza yarg ılamas ı sonucu mahkûm edildi ğini ve suçun ma ğdurlar ına dostane çözüm kapsam ında ödeme yap ıldığını tespit etmi ştir. 21. Mahkeme, daval ılar ın kusur oranlar ını belirlemek için bilirki şi raporu alm ıştır. Bilirkişi raporunda; kamu görevine ayk ırı davranarak bireysel ba şvuruya sebebiyet vermeleri nedeniyle 3/4 oran ında daval ılar ın, buna kar şı makul sürede yarg ılama yap ılmamas ı ve etkin iç hukuk yolunun bulunmamas ı nedeniyle 1/4 oran ında Bakanl ığın ödemeden sorumlu tutulmas ı gerektiği belirtilmi ştir. 22. Mahkeme, her bir daval ının kendi aralar ında eşit oranda kusurlu oldu ğunu ve dava konusu bedelin 3/4'ünün kar şılığı olan tutar ın eşit oranda daval ılardan tahsil edilmesi gerektiğini belirterek ba şvurucunun 657 say ılı Kanun'un rücu hükümlerinin kendisine uygulanamayaca ğı ve dostane çözüm kapsam ında yap ılan ödeme için rücu edilemeyece ğine yönelik itirazlar ını reddetmi ştir. 23. Davac ı Bakanl ık ve daval ı başvurucu taraf ından karara kar şı istinaf yoluna başvurulmuştur. Başvurucu dilekçesinde, bir ihlal ara ştırmas ı yap ılmadan veya bir ihlal karar ı verilmeden dostane çözüme dayal ı ödeme için kendisine rücu edilemeyece ğini ileri sürmü ş; ayr ıca kusurun tespitinin hâkimin takdir ve yetki alan ına girmesine ra ğmen bilirki şi raporu alınarak hüküm kuruldu ğunu belirtmi ştir. 24. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi ( İstinaf Mahkemesi) 6/10/2017 tarihinde ba şvurucunun istinaf ba şvurusunun esastan reddine, vekâlet ücretine yönelik istinaf ba şvurusunun kabulü ile karar ın bu yönden düzeltilmesine karar vermi ştir. İstinaf Mahkemesi, rücuen tazminat olarak niteledi ği davan ın hukuki dayana ğını Anayasa'n ın 129. maddesinin be şinci f ıkras ı, 657 say ılı Kanun'un 13. maddesinin birinci f ıkras ı ve 11/1/2011 tarihli ve 6098 say ılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61., 62. ve 73. maddeleri olarak göstermiştir. 25.İstinaf Mahkemesi; Yarg ıtay 4. Hukuk Dairesinin 17/1/2013 tarihli ve E.2012/12054, K.2013/457 say ılı karar ına at ıfta bulunarak dostane çözüm yoluyla bireysel Başvuru Numaras ı: 2017/38496 Karar Tarihi : 13/10/2020 5başvurunun kay ıttan düşürülme karar ının kesinle şmiş bir mahkeme karar ı olarak değerlendirilmesi gerekti ğini ve bu ilam uyar ınca yap ılan ödeme için 6098 say ılı Kanun'un 62. maddesi gere ğince rücu edilebilece ğini belirtmi ştir. İstinaf Mahkemesi sonuç olarak idarenin kamu görevlisi olan ba şvurucunun kusuru ile do ğan zarar dolay ısıyla ödemek zorunda kald ığı tazminat ı rücu hakk ı olduğunu ifade etmi ştir. 26. Nihai karar 24/11/2017 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiştir. 27. Başvurucu 29/11/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Mevzuat Hükümleri28. 657 say ılı Kanun'un "Kişisel sorumluluk ve zarar" kenar ba şlıklı 12. maddesi şöyledir: "Devlet memurlar ı, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen Devlet mal ını korumak ve her an hizmete haz ır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorundad ırlar. Devlet memurunun kas ıt, kusur, ihmal veya tedbirsizli ği sonucu idare zarara uğrat ılmışsa, bu zarar ın ilgili memur taraf ından rayiç bedeli üzerinden ödenmesi esast ır. Zararlar ın ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümler uygulan ır. Ancak fiilin meydana geldi ği tarihte en alt derecenin birinci kademesinde bulunan memurun brü t ayl ığının yar ısını geçmeyen zararlar, kabul etmesi halinde disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulu karar ına göre ilgili memurca ödenir." 29. 657 say ılı Kanun'un "Kişilerin uğrad ıklar ı zararlar" kenar ba şlıklı 13. maddesinin birinci ve ikinci f ıkralar ı şöyledir: "Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak u ğrad ıklar ı zararlardan dolay ı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine de ğil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar. Ancak, Devlet dairelerine tevdi veya bu dairelerce tahsil veya muhafaza edilen para ve para hükmündeki de ğerli kağıtlar ın ilgili personel taraf ından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden Hazine taraf ından hak sahibine ödenir. Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakk ı sakl ıdır. İşkence ya da zalimane, gayri insani veya haysiyet k ırıcı muamele suçlar ı nedeniyle Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesince verilen kararlar sonucunda Devletçe ödene n tazminatlardan dolay ı sorumlu personele rücu edilmesi hakk ında da yukar ıdaki f ıkra hükmü uygulan ır." 30. 6098 say ılı Kanun'un "D ış ilişkide" kenar başlıklı 61. maddesi şöyledir: "Birden çok ki şi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya ayn ı zarardan çe şitl sebeplerden dolay ı sorumlu olduklar ı takdirde, haklar ında müteselsil sorumlulu ğa ilişkin hükümler uygulan ır." 31. 6098 say ılı Kanun'un "İç ilişkide" kenar ba şlıklı 62. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/38496 Karar Tarihi : 13/10/2020 6"Tazminat ın ayn ı zarardan sorumlu müteselsil borçlular aras ında payla ştırılmas ında, bütün durum ve ko şullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun a ğırlığı ve yaratt ıklar ı tehlikenin yo ğunluğu göz önünde tutulur." 32. 6098 say ılı Kanun'un "Rücu isteminde" kenar ba şlıklı 73. maddesinin birinci fıkras ı şöyledir: "Rücu istemi, tazminat ın tamam ının ödendiği ve birlikte sorumlu ki şinin öğrenildiği tarihten ba şlayarak iki y ılın ve her hâlde tazminat ın tamam ının ödendi ği tarihten başlayarak on y ılın geçmesiyle zamana şımına uğrar." 33. 12/1/2011 tarihli ve 6100 say ılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yarg ılaman ın iadesi sebepleri" kenar ba şlıklı 375. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının 25/7/2018 tarihli ve 7145 say ılı Kanun'un 19. maddesiyle de ğişik (i) bendi şöyledir: "Karar ın, İnsan Haklar ını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözle şmenin veya ek i protokollerin ihlali suretiyle verildi ğinin, Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesinin kesinle şmiş karar ıyla tespit edilmi ş olmas ı veya karar aleyhine Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine yap ılan başvuru hakk ında dostane çözüm ya da tek tarafl ı deklarasyon sonucunda dü şme karar ı verilmesi." B. Yarg ıtay İçtihad ı 34. Yarg ıtay 4. Hukuk Dairesinin 5/11/2013 tarihli ve E.2013/8885, K.2013/16983 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Dava, yarg ılaman ın yenilenmesi istemine ili şkin olup yerel mahkemece davan ın reddi üzerine dairemizce bozulmu ş, bozma karar ının düzeltilmesini daval ı ... istemiştir. Davac ı, daval ı ... taraf ından yerel mahkemenin 2000/242 Esas say ılı dosyas ı ile aç ılan tazminat davas ında kişilik hakk ına sald ırı nedeniyle manevi tazminata mahkum edildi ğini, karar ın kesinle şmesinden sonra Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi'ne ba şvuruda bulunduğunu ve ba şvurunun dostane çözümle neticelendi ğini belirterek HMK. 375/ i (HUMK. 445/11) maddesine dayanarak yarg ılaman ın yenilenmesini istemi ştir. Yerel mahkemece, yasada belirtilen yarg ılaman ın yenilenmesi şartlar ının somut olayd a yer almad ığı, daha önce verilen tazminat karar ının İnsan Haklar ı ve Temel Hürriyetleri Korumaya Dair Sözle şme ve eki protokollerin ihlali suretiyle verildi ğinin AİHM.'nin kesinleşmiş karar ı ile tespit edilmi ş olmad ığı gerekçesiyle dava reddedilmi ş, karar dairemizce bozulmu ştur. Dairemiz, HMK. 375/i maddesinin lafz ı ile değil amaçsal yorum yöntemiyl e yorumlanmas ı gerekip böyle yorum sonucunda dostane çözüm ile davan ın AİHM.'ce kay ıttan düşürülmesine ili şkin karar ın, "ihlalin A İHM.'nin kesinle şmiş karar ı ile tespit edilmiş olmas ı" ile ayn ı anlama geldi ğini kabulle somut olayda yarg ılaman ın yenilenmesin e ilişkin şart ın gerçekle ştiğini belirterek i şin esas ını incelemek üzere karar ı bozmuştur. Dostane Çözüm, A İHS.'nin 39. maddesi ile düzenlenmi ş olan, ba şvurunun esas ı hakk ında karar verilmeden önce, s ırf o başvuruyu ortadan kald ırma amac ı güden v e taraflar ı uzlaştırarak davan ın sonuçland ırılmas ını sağlayan yasal bir prosedürdür. Taraflar, somut ba şvuruya ili şkin olarak tazminat ödenmesi, cezada indirim yap ılmas ı, Başvuru Numaras ı: 2017/38496 Karar Tarihi : 13/10/2020 7yasal düzenleme yap ılmas ı gibi bir tak ım dostça çözümler üzerinde anla şırlarsa, mahkeme ulaşılan anlaşma ve çözümün A İHS. ve ba ğlı protokollerde tan ımlanan insan haklar ına sayg ı esas ına dayanan bir çözüm oldu ğunu, başvurunun incelenmesine devamda yarar görülmedi ğini tespit ederek davan ın kay ıttan düşürülmesine karar verir. Yukar ıda anlat ıldığı üzere, A İHM.'ce ba şvurunun esas ının incelenmesine geçilmedi ği için aleyhine başvuru yap ılan hükümetin A İHS.'ni ihlal edip etmedi ği hususu incelenmemektedir. Bu nedenle de dostane çözüme ili şkin var ılan sonuçlar ın sözleşmenin ihlalinin varl ığı anlam ına gelmediği aç ıktır. Kald ı ki, burada hükümetlerin kabul etti ği tazminatlar bir ihlalin kar şılığı olmad ığı gibi, başvurucular da kabul ettikleri dostça çözüm gere ği hükümetler aleyhindeki iddialardan vazgeçtiklerinden, ihlalin var olup olmad ığını araştırmaya imkan da yoktur. Usul Kanunu'muzda, A İHM.'ce verilen bir karar ın yarg ılaman ın yenilenmesine esas alınabilmesi için, bu kararda A İHS.'nin ihlal edildi ğinin belirlenmesi ve karar ın kesinleşmesi gereklidir. Somut olayda davan ın dostane çözümle sonuçland ığı gözetildi ğinde verilmiş ve kesinle şmiş bir ihlal karar ından söz edilemez. Yarg ılaman ın yenilenmesi için HMK. 375/i maddesinde aranan şartlar ın somut olayda bulunmad ığı anlaşılmakla yere l mahkemece davan ın reddine ili şkin karar do ğru olup onamay ı gerektirir ise de, kara r bozulmuş bulunduğundan daval ının karar düzeltme istemi HUMK.'nun 440-442. maddeler i uyar ınca kabul edilmeli, bozma karar ı kald ırılmal ı ve karar gösterilen nedenlerle onanmal ıdır." V.İNCELEME VE GEREKÇE 35. Mahkemenin 13/10/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Gerekçeli Karar Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 36. Başvurucu, A İHM önündeki bireysel ba şvuruyu esastan karara ba ğlamayan ve ihlal tespitine yer vermeyen dostane çözüm kapsam ında ödenen tazminat ın istenemeyece ğine dair itirazlar ının derece mahkemelerince kar şılanmad ığını iddia etmi ştir. İstina f Mahkemesinin dayanak olarak ald ığı hükmün karar düzeltme a şamas ında değiştiğini belirte n başvurucu ba şka bir gerekçe de gösterilmedi ğinden aleyhine olan karar ın bariz takdir hatas ı içerdiğini, bu nedenlerle gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 37. Bakanl ık, dostane çözüm kapsam ında mağdurlara ödenen ve tazminat niteliğinde olan bedelin, ceza yarg ılamas ı sonucunda hakk ında mahkûmiyet karar ı verilen başvurucuya Anayasa ve 657 say ılı Kanun gere ğince rücu edilebilece ğini belirtmi ştir. 38. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyan ında olay tarihinde 657 say ılı Kanun'a tabi olmad ığını ve derece mahkemelerinin ortadan kald ırılm ış bir karar ı esas ald ığını vurgulam ıştır. 2. Değerlendirme 39. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında herkesin adil yarg ılanma hakk ına sahip oldu ğu belirtilmi ş ancak gerekçeli karar hakk ından aç ıkça söz edilmemi ştir. Bununla birlikte Anayasa'n ın 36. maddesine "...adil yarg ılanma" ibaresinin eklenmesine ili şkin gerekçede, Türkiye'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınan adil Başvuru Numaras ı: 2017/38496 Karar Tarihi : 13/10/2020 8yarg ılanma hakk ının madde metnine dâhil edildi ği vurgulanm ıştır. Nitekim Sözle şme'nin 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ındaki hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının kapsam ına gerekçeli karar hakk ının da dâhil oldu ğu AİHM'in birçok karar ında vurgulanm ıştır. Dolay ısıyla Anayasa n ın 36. maddesinde düzenlenen adil yarg ılanma hakk ının gerekçeli karar hakk ı güvencesini de kapsad ığının kabul edilmesi gerekir ( Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868, 19/4/2017, 75). 40. Anayasa'n ın 141. maddesinin üçüncü f ıkras ında da Bütün mahkemelerin her türlü kararlar ı gerekçeli olarak yaz ılır. denilerek mahkemelere kararlar ını gerekçeli yazma yükümlülü ğü yüklenmi ştir. Anayasa n ın bütünlü ğü ilkesi gere ği an ılan Anayasa kural ı da gerekçeli karar hakk ının değerlendirilmesinde gözönünde bulundurulmal ıdır (Abdullah Topçu, 76). 41. Gerekçeli karar hakk ı, yarg ılamada ileri sürülen tüm iddialara ayr ıntılı şekilde yan ıt verilmesi gerekti ği şeklinde anla şılamaz. Bu nedenle gerekçe gösterme zorunlulu ğunun kapsam ı karar ın niteliğine göre de ğişebilir ( Mehmet Yavuz, B. No: 2013/2995, 20/2/2014, 51). Kanun yolu incelemesi yapan mercinin yarg ılamay ı yapan mahkemeyle ayn ı sonuca ulaşmas ı ve bunu ayn ı gerekçeyi kullanarak veya at ıfla karar ına yans ıtmas ı, karar ın gerekçelendirilmi ş olmas ı bak ımından yeterlidir ( Yasemin Ek şi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013, 57). 42. Başvuruya dayanak davan ın aç ılmas ına sebep olan olgu, ba şvurucunun mahkûm olduğu olay sonucu devletin tazminat ödemi ş olmas ıdır. Başvurucunun eylemi nedeniyle AİHM'e yap ılan başvuruda ihlal sonucu ile kar şılaşılmamas ı amac ıyla dostane çözüm gereğince tazminat ödemek zorunda kalan devlet, ba şvurucu aleyhine rücuen tazminat davas ı açm ıştır. Derece mahkemeleri gerekçelerini Anayasa'n ın 129. maddesi ile 657 say ılı Kanun'un 13. maddesine dayanarak ba şvurucu aleyhine tazminata hükmetmi ştir. 43. Başvurucu, 657 say ılı Kanun'un 13. maddesinin kapsam ına girmedi ğine dair iddias ının derece mahkemelerince ilgili ve yeterli bir gerekçe ile kar şılanmad ığından yak ınm ıştır. 44. Anayasa'n ın "Görev ve sorumluluklar ı, disiplin kovu şturulmas ında güvence" kenar başlıklı 129. maddesinin be şinci f ıkras ında memurlar ve di ğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullan ırken işledikleri kusurlardan do ğan tazminat davalar ının kendilerine rücu edilmek kayd ıyla ve kanunun gösterdi ği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabileceği hükme ba ğlanm ıştır. 657 say ılı Kanun'un 13. maddesinin birinci f ıkras ında kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak u ğrad ıklar ı zararlardan dolay ı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine de ğil ilgili kurum aleyhine dava açabilecekleri, kurumun genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakk ının sakl ı olduğu belirtilmiş, ikinci f ıkras ında ise işkence ya da zalimane, gayriinsani veya haysiyet k ırıcı muamele suçlar ı nedeniyle A İHM'ce verilen kararlar sonucunda devletçe ödenen tazminatlardan dolay ı sorumlu personele rücu edilmesi hakk ında da yukar ıdaki f ıkra hükmünün uygulanaca ğı ifade edilmiştir. 45. Somut olayda aç ılan davan ın rücuen tazminat olarak nitelendirildi ği mahkeme karar ında, başvurucunun A İHM önünde şikâyete neden olan eylem dolay ısıyla yarg ıland ığı ve mahkûm olarak cezas ının kesinle ştiği belirtilmi ştir. Mahkeme, ba şvurucunun A İHM başvurusuna sebebiyet verdi ğini ve dostane çözüm kapsam ında ödenen bedelin ba şvurucudan kusuru oran ında tahsil edilebilece ğini aç ıklam ıştır. İstinaf Mahkemesi, ba şvurucu hakk ındaki Başvuru Numaras ı: 2017/38496 Karar Tarihi : 13/10/2020 9mahkûmiyet ve A İHM önündeki bireysel ba şvuru sürecini de ğerlendirmi ş ve Anayasa'n ın 129. maddesinin be şinci f ıkras ı, 657 say ılı Kanun'un 13. maddesinin birinci f ıkras ı ve 6098 say ılı Kanun'un 61., 62. ve 73. maddelerini davan ın hukuki dayana ğı olarak göstermi ştir. İstinaf Mahkemesi, kamu görevlisi olan ba şvurucunun kusuru nedeniyle ödenmek zorund a kal ınan tazminat için idarenin rücu hakk ı olduğunu belirtmi ştir. 46. Somut olayda derece mahkemeleri öncelikle ba şvurucunun eyleminin ceza davas ı kapsam ında sabit oldu ğunu ve bu eylemden dolay ı AİHM'e yap ılan bireysel ba şvuru sonucunda dostane çözüm kapsam ında ilgili ki şilere tazminat ödendi ğini belirtmi ştir. Derece mahkemeleri aç ılan davada kanuni dayanaklar ı ortaya koymu ştur. Bu kapsamda ba şvurucuya ait sorumlulu ğun koşullar ı tart ışılm ış ve başvurucunun sorumlu oldu ğu yolunda ula şılan kanaat ilgili ve yeterli bir şekilde gerekçelendirilmi ştir. Bu nedenle davan ın çözümüne yönelik unsurlar ın değerlendirildi ği derece mahkemeleri gerekçelerinin hükme ula şılmas ı için yeterli kabul edilmesi gerekir. 47. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabu l edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. B. Hakkaniyete Uygun Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 48. Başvurucu; A İHM önündeki bireysel ba şvurunun esastan karara ba ğlanmad ığını ve herhangi bir ihlal tespitine yer verilmedi ğini belirterek dostane çözüme dayal ı tazminat ın kendisine rücu edilemeyece ğini iddia etmi ştir. Başvurucu, aleyhine olan karar ın bariz takdir hatas ı içerdiğini ifade ederek dostane çözüm kapsam ında ödenen tazminat ın ne kadar ının sorumlulu ğu kapsam ında olduğunun belirsiz olmas ından yak ınm ış ve bu gerekçelerle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Başvurucu ayr ıca derece mahkemeleri kararlar ının bariz takdir hatas ı ve aç ık bir keyfîlik içerdi ğinin tespiti hâlinde söz konus u karara dayal ı olarak yap ılacak olas ı bir tahsilin de hak ihlaline neden olaca ğını belirterek mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini savunmu ştur. 49. Bakanl ık görüşünde, AİHM'e yap ılan başvuru değerlendirildi ğinde muhtemel bir ihlal karar ının önlenmesi amac ıyla dostane çözüm yoluna gidildi ği aç ıklanm ıştır. Bakanl ık, başvurucu aleyhine hükmedilen bedel henüz tahsil edilmedi ğinden mülkiyet hakk ına bir müdahalenin bulunmad ığını ve ayr ıca yarg ı karar ında herhangi bir keyfîlik ya da takdir hatas ı olmad ığını ifade etmi ştir. 50. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyan ında iddialar ını yinelemi ş ve kesinleşmiş mahkeme karar ı uyar ınca tahsilata ba şland ığını belirtmiştir. 2. Değerlendirme 51. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan, B.No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucu, bariz takdir hatas ı ve aç ık bir keyfîli k içeren hukuka ayk ırı bir karar ile rücu edilen miktar ın kendisinden tahsilinin mümkün hâle Başvuru Numaras ı: 2017/38496 Karar Tarihi : 13/10/2020 10gelmesi nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının yan ında mülkiyet hakk ının da ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Bununla birlikte bireysel ba şvuru formundaki ilgili hakk ın hangi nedenlerle ihlal edildi ğine dair aç ıklamalar k ısm ı gözönüne al ındığında başvurucunun bu yöndeki esas iddialar ının hukuka ayk ırı karar verildi ği şikâyeti ile s ınırlı olduğu görülmektedir. Bu nedenle başvurunun bu k ısm ının hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ı kapsam ında incelenmesi gerektiği değerlendirilmi ştir. 52. Anayasa'n ın 148. maddesinin dördüncü f ıkras ında kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel ba şvuruda incelenemeyece ği belirtilmi ştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde dava konusu yap ılm ış maddi olay ve olgular ın kan ıtlanmas ı, delillerin de ğerlendirilmesi, hukuk kurallar ının yorumlanmas ı ve uygulanmas ı ile uyuşmazl ık konusunda var ılan sonucun adil olup olmamas ı bireysel ba şvuru konus u olamaz. Ancak bireysel ba şvuru kapsam ındaki hak ve özgürlüklere müdahale te şkil eden, bariz takdir hatas ı veya aç ık bir keyfîlik içeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda de ğildir (konuya ili şkin birçok karar aras ından bkz. Ahmet Sa ğlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013). 53. Ancak temel hak ve özgürlüklere müdahalenin söz konusu oldu ğu durumlarda derece mahkemelerinin takdir ve de ğerlendirmelerinin Anayasa'daki güvencelere etkisini nihai olarak de ğerlendirecek merci Anayasa Mahkemesidir. Bu itibarla Anayasa'da öngörülen güvenceler dikkate al ınarak bireysel ba şvuru kapsam ındaki temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilip edilmedi ğine ilişkin herhangi bir inceleme "kanun yolunda gözetilmesi gereken hususun incelenmesi" olarak nitelendirilemez ( Şahin Alpay (2) [GK], B. No: 2018/3007, 15/3/2018, 53). 54. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi çok istisnai durumlarda temel hak ve özgürlüklerden biri ile do ğrudan ilgili olmayan bir şikâyeti kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ili şkin yasak kapsam ına girmeden inceleyebilir. Aç ık bir keyfîlik nedeniyle yarg ılaman ın hakkaniyetinin temelden sars ıldığı ve adil yarg ılama hakk ı kapsam ındaki usule ilişkin güvencelerin anlams ız hâle geldi ği çok istisnai durumlarda, asl ında yarg ılaman ın sonucuna ili şkin olan bu durumun bizatihi kendisi usule ili şkin bir güvenceye dönü şmüş olur. Dolay ısıyla Anayasa Mahkemesinin derece mahkemelerinin de ğerlendirmelerinin usule ilişkin güvenceleri anlams ız hâle getirip getirmedi ğini ve aç ık bir keyfîlik nedeniyle yarg ılaman ın hakkaniyetinin temelden sars ılıp sars ılmad ığını incelemesi yarg ılaman ın sonucunu de ğerlendirdi ği anlam ına gelmez. Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi derece mahkemelerinin delillerle ilgili de ğerlendirmelerine ancak aç ık bir keyfîlik ve adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki usule ili şkin güvenceleri anlams ız hâle getiren bir uygulama varsa müdahale edebilecektir ( Ferhat Kara [GK], B. No: 2018/15231, 4/6/2020, 149). 55. Dostane çözüm A İHS'in 39. maddesinde düzenlenmi ştir. Buna göre dostane çözüm, insan haklar ına sayg ı ilkesi çerçevesinde ba şvurunun sona erdirilmesi için ba şvurucu ile devlet aras ında sağlanan anla şmad ır. Esas hakk ında karar verilmeden önce taraflar aras ındaki uyu şmazl ığın çözülmesi için A İHM arac ılığıyla yürütülen görü şmeler genellikle başvurucuya bir miktar para ödenmesi ile sonuçland ırılmaktad ır. Dostane çözümün gerçekleşme şartlar ını inceleyen A İHM, insan haklar ına sayg ı ilkesi kapsam ında başvurunun incelenmesinin devam ını gerekli görmedi ği takdirde davay ı kay ıttan düşürmektedir. Taraflar aras ında bir uzla şma sağlanamamas ı durumunda ise A İHM başvuruyu esastan incelemeye başlamaktad ır. 56. Somut olayda, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine A İHM'e yap ılan bir ba şvuru için dostane çözüme var ılm ış, bu kapsamda söz konusu ba şvuruyu yapan ki şilere belli bir bedel Başvuru Numaras ı: 2017/38496 Karar Tarihi : 13/10/2020 11ödenmiş ve böylece ba şvuru kay ıttan düşmüştür. Dostane çözüm ile sonuçlanan bireysel başvuruda şikâyet konusunu ise ba şvurucunun yarg ılanarak mahkûm oldu ğu işkence ve kötü muameleye konu olay olu şturmuştur. Başvurucunun A İHM önünde şikâyet konusunu oluşturan eylemi i şlediği, kesinle şen ceza mahkemesi karar ıyla sabittir. Dolay ısıyla söz konusu kesinle şen mahkûmiyet karar ı gözönüne al ındığında şikâyetçilerin temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildi ği Türk mahkemelerince tespit edilmi ştir. Bu durumun ise temel hak ve özgürlükler rejimi içinde kabul edilemeyece ği tart ışmas ızdır. 57. Başvuruya konu olayda i şkence ve kötü muameleye u ğrad ığı iddias ıyla ilgili kişilerin AİHM'e yapt ıklar ı başvuru Hükûmete tebli ğ edilmiştir. Benzer ba şvurularda AİHM'in verdi ği kararlar ve ba şvuru dosyas ının içeriği gözönüne al ınarak söz konusu başvuruda da ihlal karar ı çıkabileceği Bakanl ıkça değerlendirilmi ştir. Bunun sonucu olarak devlet aleyhine verilecek muhtemel bir ihlal karar ının önüne geçilmesi için dostane çözüm yoluna gidilmi ştir. AİHS'in 39. maddesi gere ğince yürütülen dostane çözüm süreci sonucunda da ilgili ki şilere bir miktar para ödenmi ştir. 58. Başvurucunun kesinle şmiş mahkûmiyeti ile i şkence ve kötü muamele olgusu ulusal mahkeme taraf ından tespit edildi ğinden Hükûmetin dostane çözüme ba şvurmas ının amac ının olas ı bir ihlal karar ının önüne geçmek ve ülkenin uluslararas ı alanda sayg ınlığının zedelenmesini önlemek oldu ğu anlaşılmaktad ır. Hükûmetin ödedi ği tazminat ın başvurucunun mahkûmiyetine neden olan eyleminden ba ğıms ız olmad ığı kuşkusuzdur. Dolay ısıyla rücuya konu bedelin ba şvurucunun eylemi nedeniyle ödenmek zorunda kal ındığı gözönüne alındığında karar ının aç ık bir keyfîlik veya bariz bir takdir hatas ı içerdiği söylenemez. 59. Ayr ıca başvurucunun da belirtti ği üzere her ne kadar İstinaf Mahkemesinin karar ında at ıfta bulunulan Yarg ıtay 4. Hukuk Dairesi karar ının karar düzeltme a şamas ında kald ırıldığı (bkz. 34) sabitse de söz konusu karar ın dostane çözümün yeniden yarg ılama sebebi olu şturup olu şturmad ığına ilişkin bir hukuki tart ışma içerdi ği anlaşılmaktad ır. Somut olaydaki uyu şmazl ığı ise dostane çözüm kapsam ında ödenen tazminattan ba şvurucunun sorumlu olup olmayaca ğı hususu olu şturmaktad ır. 60. Sonuç olarak ba şvurucu taraf ından ileri sürülen iddialar, mahkemelerce delillerin de ğerlendirilmesi ve hukuk kurallar ının yorumlanmas ına ilişkin olup mahkeme kararlar ında bariz takdir hatas ı veya aç ık bir keyfîlik olu şturan bir hususun da bulunmad ığı dikkate al ındığında ihlal iddialar ının kanun yolu şikâyeti niteli ğinde olduğu anlaşılmaktad ır. 61. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının da diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabu l edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Gerekçeli karar hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 2. Hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, Başvuru Numaras ı: 2017/38496 Karar Tarihi : 13/10/2020 12B. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 13/10/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA M.Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Üye Üye Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI