1. Hukuk Dairesi 2009/6817 E. , 2009/7794 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : RİZE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/04/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanın kayden paydaş olduğu 1258 ada 5 parsel sayılı taşınmaza, davalı şirket tarafından şantiye kurulup, beton üretim yeri yapmak, ticari faaliyette bulunmak ve kanal açarak taşınmazı değerine zarar vermek suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve eski halin iadesini istermiştir. Davalı, davaya ya
**1. Hukuk Dairesi 2009/6817 E. , 2009/7794 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : RİZE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/04/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanın kayden paydaş olduğu 1258 ada 5 parsel sayılı taşınmaza, davalı şirket tarafından şantiye kurulup, beton üretim yeri yapmak, ticari faaliyette bulunmak ve kanal açarak taşınmazı değerine zarar vermek suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve eski halin iadesini istermiştir. Davalı, davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın paylı mülkiyet üzere olup, davacının 3/16 pay malikinin mirasçısı olduğu ve dava dışı mirasçıların bulunduğu, mirasçının birbaşına tasarruf işlemlerinden olan dava açmasının mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazda kamuya yararlı olduğu anlaşılan şantiye binalarının ve beton santrallerinin yalnızca davacı tarafından yıkımının talep edilmesinin bir hakkın kötüye kullanılması sayılacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 1258 ada 5 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere ve davacının 3/16 pay maliki Gafur'un mirasçı olduğu davalı şirketin ise taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, ancak taşkın binalar yapmak, kanal açmak vs.suretiyle taşınmaza elattığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanununun 693/son maddesi gereğince paydaşlardan ve elbirliği hakkında mülkiyetten Türk Medeni Kanununun 702/4.maddesi uyarınca mirasçılardan herbirinin topluluğa giren hakların korunmasını isteyebileceği açıktır. Ve bu nedenle davacının tek başına dava hakkının bulunduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, davalı şirkete ait binaların çekişmeli 5 sayılı parsel ile komsu 39 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde, başka bir ifadeyle 5 sayılı parselde taşkın oldukları keşfen saptandığına göre; 39 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının getirtilerek varsa dava dışı maliklerinin davada yeralmalarının sağlanması zorunludur. Hal böyle olunca, davacının tek başına dava açma hakkının bulunduğunun gözetilmesi yukarıda değinildiği üzere taraf teşkilinin sağlanması ondan sonra işin esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 2.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.