18. Ceza Dairesi 2017/7129 E. , 2018/5519 K. "" Hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda; mahkûmiyetine dair Aydın (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 19.03.2014 gün ve 2013/1491 Esas, 2014/508 Karar sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 05.10.2017 gün ve 2015/40305 Esas, 2017/10371 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanması kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2017 gün ve 4-2014/158642 sayılı yaz…
**18. Ceza Dairesi 2017/7129 E. , 2018/5519 K.** **"İçtihat Metni"** Hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda; mahkûmiyetine dair Aydın (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 19.03.2014 gün ve 2013/1491 Esas, 2014/508 Karar sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 05.10.2017 gün ve 2015/40305 Esas, 2017/10371 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanması kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2017 gün ve 4-2014/158642 sayılı yazısı ile itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmiş olup; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ilgili itiraz yazısında özetle; Sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen beraat hükmünün sanığın sarf ettiği sözün hakaret suçunu oluşturması nedeniyle, sanık hakkındaki beraat hükmünün bozulması talep edilmiştir. Gereği Görüşülüp, Düşünüldü: Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. İncelemeye konu somut olayda; sanığın, siyasi bir oluşumun yürüyüşü esnasında "değerli dostlar, malumunuz iki üç ay öncesinde ... Nazilli Devlet Hastanesinin açılışına geleceğini söylemişti, şaşırtmadı bizi gelemedi, neden şaşırmadık? Çünkü hainler korkak olur" şeklindeki sözleriyle hakaret ettiği iddianamede belirtilmiştir. Sanığın hakaret suçundan beraatine karar verilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki, ifadelerin rahatsız edici olduğu açık bir şekilde anlaşılmakla birlikte, ifadelerin Anayasa ve AİHS ve AİHM içtihatlarında özel bir önem atfedilen, ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gerekmektedir. İnsanın serbestçe haber, bilgi ve başkalarının fikirlerine ulaşabilmesi, edindiği düşünce ve kanaatlerden dolayı kınanamaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, savunabilmesi ve yayabilmesi olarak kabul edilen, ifade özgürlüğü demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardan ve toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel şartlardan birini oluşturmaktadır.