Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. Genel kurul kararı ile. İflasın açılması ile. Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde.Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09.05.2016 tarihinde şirket hissedarları ...... ve ......' den ayrı ayrı şirket paylarını devralarak davalı şirketin % 50 hissedarı olduğunu, söz konusu devrin Üsküdar ...... noterliği' nin 09.05.2016 tarihli ...... yevmiye ve ...... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmeleri ile gerçekleştiğini, müvekkilince devir alınan hisseler sonrasında davalı şirket hissedarlarınca ilgili devir işleminin tescil ve ilan edilmediğini, bunun üzerine kendileri tarafından Beyoğlu ...... Noterliği' nin 16 Mayıs 2016 tarihli ve ....... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve müvekkilin taraf olduğu pay devri ihtarnamenin tebliği sonrasında ancak 14 Haziran 2016 tarihinde yapılabildiğini, Müvekkilince davalı şirketin feshi için Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin....... Esas sayılı dosyasının ikame edildiğini, Yerel Mahkemece davanın reddine karar verildiğini ilgili kararın istinaf incelemesi aşamasında olduğunu, kendileri tarafından bu defa ilgili dava tarihinden sonra ortaya çıkan yeni vaka ve deliller sebebiyle tekrar Mahkemeye başvurma zarureti hasıl olduğunu, öncelikle şirkete yönetim kayyumu atanmasını devamında davanın kabulü ile şirketin feshine karar verilmesini, aksi takdirde müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava dilekçesinde ileri sürülen hususların hiçbirinin gerçekleri yansıtmadığını, davacının kötü niyetli davranışları nedeni ile şirketin faaliyetine devam edemediğini, şirketin feshini veya davacının ortaklıktan çıkartılmasını gerektirir bir hususun olmadığını, Davacının kayyum isteğine karşı iki şirket müdüründen bir tanesi olan davacı eşi istifa ettiği için şirket ortaklarının mağdur olmaması için şirket ortaklarından bir tanesinin ikinci müdür olarak tayinini veya kayyum olarak atanmasını talep ettiklerini, davacının, şirketi zor durumda bırakmak için toplantılara katılmadığını, şirketin yaptığı harcamaları karşılamadığını ve en önemlisi şirketin dava yoluyla kazandığı çok değerleri arsaların tapularının alınmasını sağlamaktan kaçındığını, bu nedenle iki müdürle temsil edilen şirketin ikinci müdürü olan eşinide istifa ettirmek suretiyle şirket faaliyetlerinin devam etmesine mani olmak istediğini, ortaklardan birinin müdür veya kayyum olarak atanması halinde tüm ortakların hakkı korunacağını, davacının davasında kötü niyetli olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. BİRLEŞEN DAVADA TALEP: davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 09/05/2016 tarihinde şirket hissedarları ...... ve ......' den ayrı ayrı şirket paylarını devralarak davalı şirketin %50 hissedarı olduğunu, devirin Üsküdar ..... Noterliği' nin 09/05/2016 tarihli ....... yevmiye ve ....... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmeleri ile gerçekleştiğini,davalı şirketin feshi için Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin .... Esas sayılı dosyası ile müvekkilince dava açıldığını, davanın reddine karar verildiğini ve dosyanın şuan temyiz incelemesinde olduğunu, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin Esas sayılı dosyasından verilen karar sonrasında ortaya çıkan yeni vakılar sebebiyle ortaklıktan çıkma davası görüldüğünü ve Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyasından yargılamanın devam ettiğini, davalı şirketin 2017 ve 2018 yılları olağan genel kurulları yapılmadığını, müvekkiline kar payı ödenmediğini ve davalı şirketin müdürünün istifa etmesine rağmen bu hususun tescil edilmediğini, davalı şirket tarafından ikame edilen, davanın kabulüne karar verilen ve kesinleşen Bakırköy ...... Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ....... Esas sayılı dosyasından, yapılan yargılama giderleri ve harcın davalı şirket vekiline gönderildiğini davalı vekili Avukat ...' in hesabına davalı şirket adına gönderilen yargılama gideri ve harç toplamı ¨193.938,00 dolar cinsinden dövize çevrildiğini halen vekil uhdesinde tutulduğunu, bu hususun davalı vekili avukat ... tarafından keşide edilen ihtarname ile öğrenildiğini, müvekkilinin söz konusu yargılama giderleri ve harçların davalı vekilinin hesabında dolar cinsinden nemalanması yönünden bir talebi olmadığını söz konusu meblağın tutarı göz önünde tutulduğunda, vekâlet ücreti belirleninceye değin vekil hesabında kalması gibi bir talebin bulunmadığını, bu hususun avukat ... tarafından keşide edilen Büyükçekmece ...... Noterliği' nin 24 Nisan 2017 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sabit olduğunu, .......'ün Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ....... Esas sayılı dosyasının 18/10/2017 tarihli celsesinde tanık sıfatı ile verdiği ifadesinde bu hususu açıkça beyan ettiğini, müvekkiline bilgi ve belge vermeyen, kar dağıtımı yapmayan, genel kurul yapmayan, müvekkilinin eşinin istifanamesi gereği şirkete müdür atamayan, bu husus tescil ettirmeyen, şirket müdürü tarafından imzalanmayan bir evrakı şirket müdürü tarafından imzalanmış gibi davalı şirketi temsile yetkili müdürü istifa etmiş olmasına rağmen bu hususun tescil edilmediğini,davalı şirketin Bakırköy ..... Noterliği'nden 07/06/2016 tarih ve 162 sayı ile onaylı genel kurul kararının 08/06/2016 tarihinde tesciline karar verilmiş olduğunu, 14 Haziran 2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, limited şirketin müdürün istifasını yazı ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirmekle yükümlü olduğunu, davalı şirketin organ yokluğu içinde olduğunun sabit olduğunu,bu hususta bir girişiminin de bulunmadığını, davalı şirketi hali hazırda temsile yetkili müdürü bulunmaması sebebiyle davanın konusu ve yaptırılacak incelemelerin eksiksiz yerine getirilebilmesi için davalı şirkete yönetim kayyumu atanmasının gerektiğini, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkı engellendiğini, müvekkili tarafından davalı şirket hissedarların pek çok kez şirkete ait kayıtlar ve ticari defterlerin incelenmek istediğini belirttiğini ancak taleplerinin her defasında reddedildiğini, geçiştirilmediğini çoğu zaman da yanıtsız bırakıldığını, Üsküdar ...... Noterliği' nin 28/12/2017 tarih ve 20180 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 2016 ve 2017 yılına ait tüm ticari defterlerin talep edildiğini, bu talebe cevaben ttaraflarına tebliğ olunan ihtarnamede taleplerine ilişkin cevap verilmediğini ve defterlerin de müvekkilinee ulaştırılmadığını, sonuç olarak öncelikle, davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını, davanın kabulünü, şimdilik ¨96.969,00 kar payının davalı şirketten avans faizi tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderlerinin ve ücret-i vekâletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.