22. Hukuk Dairesi 2013/21831 E. , 2014/32442 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 10. İş Mahkemesi TARİHİ : 07/03/2013 NUMARASI : 2009/726-2013/104 Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının öd…
**22. Hukuk Dairesi 2013/21831 E. , 2014/32442 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 10. İş Mahkemesi TARİHİ : 07/03/2013 NUMARASI : 2009/726-2013/104 Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, yıllık izin, aylık ücret ve fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışma yapıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır. Somut olayda, mahkemece, davacı şahitleri anlatımlarına itibarla, davacının haftalık yedibuçuk saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek, fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmış ise de, yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Davacı, davalıya ait okul işyerinde hizmetli olarak çalışmıştır. İşyeri olan okulun bulunduğu çevrede ikamet ettiğini bildiren davacı şahitlerinin, davacının çalışma düzenini bilmesi mümkün olmayıp, çalışma düzeni hakkındaki beyanlarına itibar edilemez. Okulda bir dönem öğrenci olduğunu beyan eden davacı şahitleri ise, ancak eğitim ve öğretim saatleri çerçevesinde, davacının çalışma düzenine ilişkin bilgi sahibi olabilirler. Davalı şahitlerinin ise, okul müdürü ve okulda bir dönem çalışmış öğretmenler olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının çalışma düzenini bilmesi mümkün olan davalı şahitlerinden, davacının çalışma düzeni hakkındaki bilgi ve görgüleri ise sorulmamıştır. Diğer taraftan, mahkemece, davacının tüm aylarda aynı şekilde fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş ise de, okulların kapalı olduğu yarı yıl tatilinde ve yıl sonu tatilinde, davacının aynı çalışma düzeninde çalışması muhtemel değildir.