4. Hukuk Dairesi 2011/6605 E. , 2012/8636 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/05/2010 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar veri…
**4. Hukuk Dairesi 2011/6605 E. , 2012/8636 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 12/05/2010 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalının "edirnepostası.net" isimli internet sitesinde yayınlanan köşe yazısında, kendisine yönelik hakaret içerikli ve küçük düşürücü nitelikte sözler kullanıldığını, yaptığı avukatlık mesleği nedeniyle sosyal statüsünden dolayı manevi olarak zarar gördüğünü belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı, yazdığı yazının gerçek ve maddi olaylara dayalı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının sözkonusu yazı nedeniyle ceza yargılamasında mahkum olduğunu, internette yazdığı yazı içeriği ile davacı katılanın mesleğini hedef aldığı ve aşağıladığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Edirne 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/742 esas ve 2010/59 karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davalının internette yayınlanan yazısında müşteki avukatı hukuku bilmemekle suçladığı ve dürüst ve güvenilir olmadığını ifade ettiğinden, kamu görevlisine karşı görevi nedeniyle hakaretten cezalandırıldığı , 5278 sayılı yasa ile değişik CMK 231/6 maddesi kapsamında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. BK 53. maddesi gereğince kural olarak ceza mahkemesince belirlenen maddi olgular hukuk hakimi yönünden de bağlayıcı ise de somut olayda ceza mahkemesince verilen karar kesin olmayıp, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıdır. Bu ceza kararı hukuk hakimi açısından bağlayıcı değildir. Davalı köşe yazısında; kurduğu dernek ile yaşadığı olumsuzluklardan bahsetmiş, davacı Avukatın tutum ve davranışlarını eleştirmeyi amaçlamıştır. Yazının içeriğinden yazılanların ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, yazının aşağılama ve küçültme kastıyla yazılmadığı eleştiride aşma olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabul edilmiş olması doğru bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.