11. Ceza Dairesi 2017/14136 E. , 2020/929 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet 1-Sanık ... hakkında “Resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde: 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.…
**11. Ceza Dairesi 2017/14136 E. , 2020/929 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet 1-Sanık ... hakkında “Resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde: 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere uygun şekilde; sanığın savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, suçun sübutu kabul edilmiş, niteliği ile cezayı artırıcı ve azaltıcı sebepler ve derecesi doğru olarak belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında “resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık” suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde: Sanık ...’un diğer sanık ... ile birlikte sahte senet düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda; dava konusu iki adet 5000 TL bedelli ve bir adet 6000TL bedelli bonoların borçlusunun ... alacaklısının diğer sanık ... olduğu, arka yüzünde sanık ... ve ...’ın cirosunun bulunduğu senetlerdir. Sanık ..., senetleri ...’in bürosunda sanık ...’a olan borcu dolayısıyla 8000 TL bedelli başka bir senet düzenlediği sırada, Sanık ...’ın ...’in kendisine olan borcu olduğunu senet düzenleyeceğini yazısının kötü olduğunu belirterek rica ettiği ve bunun üzerine davaya konu senetlerin ön yüzündeki yalnızca yazıları yazdığını ve daha sonra sanık ... ve ...’in tartışmaları üzerine ordan ayrıldığını beyan etmiş, mağdur ... de aşamalardaki beyanlarında sanık ...’un bu beyanlarını doğrulamıştır. Alınan ekspertiz raporunda da senetlerin ön yüzündeki yazıların sanık ...’un eli ürünü olduğu, ... adına atılı imzanın kimin eli ürünü olduğunun tespit edilemediği, senedin arka yüzündeki cirantaların imzalarının da kendi el ürünleri olduğu belirtilmiştir. Dava konusu senetleri sanık ...’nin kullandığı da göz önüne alındığında; atılı suçlara sanık ...’un da iştirak ettiğine dair şüpheden uzak delil bulunmadığından sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, 3-Sanık ... hakkında “dolandırıcılık” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde: a)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 tarihli 2013/830 Esas ve 2014/502 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; CMK'nin 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına dair kararda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, CMK'nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiğinden; somut olayda sanığın sabit kabul edilen fiilinin ne olduğu belirtilip buna dayanak olan deliller gösterilip tartışılmadan gerekçesiz hüküm kurulması, b)Sanık ...’nin diğer sanık ... ile birlikte sahte senet düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş borca karşılık sahte senet verilmesi halinde dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı, somut olayda; sanığın sahte senetleri ...'a araba alım satım sonucu doğmuş olan borcuna karşılık vermiş olduğu, ancak senetleri ne zaman verdiğinin müşteki ve sanık beyanlarından şüpheye yer vermeyecek şekilde anlaşılamadığı, sanık ve müştekiye suça konu senetlerin araç alım satım işleminin hangi aşamasında verildiği açıklattırıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 05.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.