Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/575 E. , 2024/2179 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/575 Karar No : 2024/2179 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (...Vergi Dairesi Müdürlüğü) - (E - Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : ... Mirasçıları 1- ... 2- ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıların mur
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/575 E. , 2024/2179 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/575 Karar No : 2024/2179 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (...Vergi Dairesi Müdürlüğü) - (E - Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : ... Mirasçıları 1- ... 2- ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıların murisinin ortağı olduğu şirkete ait özel tüketim vergisi borçlarının tahsilini güvence altına almak amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 1. ve 3. fıkraları uyarınca, şirket ortağı sıfatıyla, muris adına kayıtlı 06 DZD 44 plakalı araca uygulanan ihtiyati haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle yeniden yapılan inceleme sonucunda; olayda, kanuni temsilciler ile ortakların şirket borçlarından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilebilecekleri; bunun için teminat istenilmesi ve ihtiyati haciz kararı alınabilmesi için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344 ve 359. maddeleri kapsamında gereken işlemlere başlanılmasının yeterli olduğu, ayrıca ihtiyati haciz işlemlerinin süreyle sınırlı olmadığı, ancak, davacı hakkında uygulanan haciz işleminin iptali yolunda Mahkemelerince verilen kararın Danıştay Yedinci Dairesinin 17/11/2022 tarih ve E:2020/247, K:2022/4554 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, öte yandan, asıl borçlu şirketin re'sen sicilden silindiği ve amme alacağının tahsil zamanaşımının dolduğu görüldüğünden, ihtiyati haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirket hakkında yapılan araştırma sonucunda, amme alacağını güvenceye yetecek kadar mal varlığının bulunmadığı tespit edildiğinden, davacılar hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ T...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacıların murisinin ortağı olduğu şirkete ait özel tüketim vergisi borçlarının tahsilini güvence altına almak amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 1. ve 3. fıkraları uyarınca, şirket ortağı sıfatıyla, muris adına kayıtlı 06 DZD 44 plakalı araca uygulanan ihtiyati haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinde ihtiyati haczin, maddede yedi bent halinde belirtilen durumlardan herhangi birinin mevcudiyeti halinde hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre derhal tatbik olunacağı düzenlenmiş; maddenin (1) numaralı bendinde, Kanun'un 9. maddesi gereğince teminat istenmesini mucip hallerin mevcut olması, (3) numaralı bendinde ise borçlunun kaçmış olması veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalinin bulunması ihtiyati haciz kararı alınması gerektiren durum olarak öngörülmüştür. 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 40. maddesinin 4. fıkrasında, İçtihadı Birleştirme Kurulu kararlarına, Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemeler ve idarenin uymak zorunda olduğu kurala bağlanmıştır. 12/11/2022 tarih ve 32011 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 27/05/2022 tarih ve E:2021/6, K:2022/2 sayılı kararıyla; vergi incelemesi sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra borçlu hakkında ihtiyati haciz işlemi tesis edilip edilemeyeceği konusunda Danıştay Üçüncü ve Dokuzuncu Daireleri kararları ile Danıştay Dördüncü, Yedinci Daireleri ve Vergi Dava Daireleri Kurulu kararları arasında var olan içtihat aykırılığının içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, vergi incelenmesi sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra borçlu hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 1. bendine göre ihtiyati haciz işlemi tesis edilemeyeceği' yönünde birleştirilmesi yolunda karar verilmiştir. Diğer yandan, 21/10/1970 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun E:1969/1, K:1970/21 sayılı kararında, kesin hükümle uyuşmazlığın halledilmiş ve ortadan kalkmış olacağı belirtilerek kesin hükme bağlanmış bir uyuşmazlığın yeniden dava konusu yapılmasının mümkün olmadığı, İçtihatları Birleştirme Kararları'nın kesin hüküm halini almış bulunan kararlara konu teşkil eden olaylara tesir icra edemeyip bu kararlara ancak verildikleri tarihten sonra karara bağlanacak davalarda uyulmasının zorunlu olduğuna hükmedildiğinden; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararlarının, uyuşmazlık konusu olmaktan çıkmış ve kesin bir yargıya ulaşmak suretiyle sonuçlandırılmış dava konusu işlem veya eylemlere uygulanmayacağı kabul edilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanunu'nun yukarıda yer verilen 13. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca ihtiyati haciz kararı alınabilmesi tarhiyat yapılmaması veya tebliğ edilmemesi hallerinde de mümkün olup, diğer bir anlatımla; ihtiyati haciz işlemlerinin tesis edilmesi gereken zamanın tespit edilmesine dair Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 27/05/2022 tarih ve E:2021/6, K:2022/2 sayılı kararına göre, vergi incelenmesi sonuçlanıp tarhiyat yapıldıktan sonra borçlu hakkında 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. bendine göre ihtiyati haciz işlemi tesis edilemeyecek olup, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun E:1969/1, K:1970/21 sayılı kararı uyarınca, işbu uyuşmazlık konusu işlem hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığından anılan içtihadın somut olayda uygulanması gereklidir. Bu bakımdan, 6183 sayılı Kanun'un 1. kısmının "Amme Alacaklarının Korunması" başlıklı 2. bölümünde amme alacağının tahsil imkansızlığına karşı geçici bir koruma önlemi olarak öngörülmüş olan ihtiyati haciz müessesesi, kanunda belirtilen koşulların varlığı halinde cebren takip safhasına kadar her zaman uygulanabilecek olmakla birlikte, 13. maddenin 1. bendine göre alınacak ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk kararlarının ancak vergi incelemesi sonuçlanıp tarhiyat yapılana kadar alınması olanaklıdır. Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden, davacıların murisi hakkında "ihtiyati haciz" konulu işlemin 27/05/2015 tarihinde tesis edilmesinden önce tarhiyat yapıldığı; öte yandan, 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 3. bendine göre hem ihtiyati haciz kararının dayanağı vergi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda, hem de işlem dosyasında borçlunun kaçtığı, kaçması ihtimalinin bulunduğu, hileli yollara saptığı yönünde herhangi bir somut bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.