4. Hukuk Dairesi 2021/26074 E. , 2024/10633 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2182 Esas, 2021/2249 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/341 Esas, 2021/394 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi …
**4. Hukuk Dairesi 2021/26074 E. , 2024/10633 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2182 Esas, 2021/2249 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/341 Esas, 2021/394 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin gazeteci olarak görev yaptığını, CHP Genel Başkanı davalı tarafından 19.11.2019 tarihinde gerçekleşen TBMM Grup Toplantısında sarf edilen söz ve ifadeler ile müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, bu konuşma ile müvekkilinin hedef haline getirildiğini, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın 19.11.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili, hukuka aykırılığın tespiti ile kararın yayınlanması isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan eleştirel konuşmanın muhatabının davacı olmadığını, somut olayda "matufiyet" koşulunun gerçekleşmediğini, konuşmanın bütünü incelendiğinde görünür gerçeğe uygun olduğunu, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, siyasetçiler ve basın mensuplarına yönelik eleştirilerin sınırlarının diğer kişilere göre daha geniş olduğunu, muhalefet partisi genel başkanı olarak kamuoyunu ilgilendiren bir konuda toplumu aydınlatmanın müvekkili yönünden hak ve görev olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından sarf edilen söz ve ifadelerin eleştiri mahiyetinde olduğu, isnat ve değerlendirmelerin taraflar arasındaki uyuşmazlıkla bağlantılı olduğu, davacının toplumda tanınmış bir kişi olması nedeni ile kendisi ile ilgili haber ve söylemlerin kamuoyunun ilgisini çektiği, davacının topluma mal olmuş bir kişi olarak kendisine yönelik sert ve ağır da olsa eleştirilere katlanması gerektiği, davacının kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından sarf edilen söz ve ifadelerin düşünceyi açıklama ve eleştiri hakkının sınırları kapsamında kaldığı; hoşa gitmeyen kaba, incitici, nezaket dışı sözler olduğu anlaşılmakla beraber davacının kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin siyasetçi olmadığını bu anlamda sert eleştirilere katlanmakla yükümlü olduğu yönündeki gerekçenin hatalı olduğunu, konuşmanın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, eleştiri sınırlarının aşıldığını, davalının müvekkilini toplum nezdinde karalamaya çalıştığını, kişilik haklarına saldırı olduğunu ve korunması gerektiğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; 19.11.2019 tarihli TBMM Grup Toplantısında sarf edilen söz ve ifadeler ile davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat, hukuka aykırılığın tespiti ve kararın yayınlanması istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu 19.11.2019 tarihli TBMM Grup Toplantısında davalı muhalefet partisi genel başkanı tarafından güncel ve kamuoyunu ilgilendiren bir konu ile ilgili davacı hakkında değer yargısı niteliğinde değerlendirmelerde bulunulduğunun, Anayasa'nın 83 üncü maddesi ile güvence altına alınan yasama sorumsuzluğu sınırlarının aşılmadığının, toplumsal ilgi ve kamu yararı bulunan bir konu ile ilgili muhalefet partisi genel başkanı olarak bu değerlendirmelerin yapılmasının davalı yönünden hak ve görev olduğunun, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin...” ifade edildiğinin, tüm bu açıklamalar ışığında konuşmada geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.