3. Ceza Dairesi 2022/1051 E. , 2023/2097 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci ma…
**3. Ceza Dairesi 2022/1051 E. , 2023/2097 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ...Ağır Ceza Mahkemesinin, 28/01/2019 tarihli ve 2017/284 Esas, 2019/35 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/520 Esas, 2019/949 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.12.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; 1. Sanığın örgütün nihai amacından haberdar olduğuna, 2014 yılından sonra da eylemlerinin bulunduğuna ve emniyet mahrem yapılanması içinde bulunduğuna; 2. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Ankara Cumhuriyet başsavcılığının örgütün emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin olarak 2017/68532 soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital metaryallerin incelemesi neticesi tanzim edilen 11.12.2017 tarihli veri inceleme raporunun güncel lise kısmında sanığın 2015 Mart Alan: ... (FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan-himmet verme-kampa kalma-her çağrıldığında gelme-sigara-karşı cins-kişileri ifade ettiği) olarak vasıflandırıldığı; veri inceleme raporundaki sanığa ilişkin vasıflandırmaların delil niteliğinin Mahkeme tarafından tartışılmasında, söz konusu verilerin sanığın aşamalarda etkin pişmanlık kapsamında alınan beyanları kapsamında 17/25 Aralık süreci ile birlikte bir kaç kez daha sohbet faaliyetlerine katılmış ise de, sanığın "bazı zaafları olan-himmet verme-kampa kalma-her çağrıldığında gelme-sigara-karşı cins" şeklinde vasıflandırılmış olması, örgüt evlerinde kaldığına, sohbetlere devam ettiğine, himmet verdiğine dair bir veri bulunmaması nedeni ile, örgüte tam bir gönül ve imam bağı ile bağlı olmadığı, iradesini örgüt iradesine teslim etmediği şeklinde sanık lehine değerlendirilmiş ve sanık hakkındaki bu verilere itibar edilmemiş; sanığın aşamalarda etkin pişmanlık hükümleri kapsamında verdiği beyan ve teşhisleri ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün öncesinde çekirdek kadrosu tarafından bilinen ve 17/25 Aralık, MİT tırları v.s gibi örgütün kamu kurumlarındaki mensupları aracılığıyla gerçekleştirilen olaylardan sonra toplumun geneli tarafından ayırdına varılmaya başlanan devleti ele geçirme gayri meşru amacı deşifre olduktan sonra sanığın, sohbet, himmet, mahrem birimde görev alma gibi eylemlerinin bulunmaması, örgüte ait gizli haberleşme programlarını kullandığına dair bir tespit ve iddia bulunmaması, 17/25 gibi olaylarla birlikte örgütü sorgulamaya başlaması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle arasında çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk unsurlarını taşıyan organik bir bağın bulunmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı değerlendirilerek sanığın atılı suçu işlediği sabit görülmemiş ve delil yetersizliği nedeniyle sanığın beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, sanık ile ilgili hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı gerekçesiyle o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; En son Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan sanığın, 2006 yılından 17-25 Aralık 2013 tarihine kadar ve bu tarihten sonra da 2-3 kez örgütün sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katıldığının sanığın ikrarı ve tanık beyanlarıyla sabit olması, yine dosya içerisinde yer alan Garson kod adlı gizli tanıktan ele geçen SD kartın incelenmesi sonucunda oluşturulan veri inceleme raporuna göre "sanığın 2015 Mart dönemine kadar da sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katıldığı, himmet verdiği, derecesinin “...” olarak belirtildiği, “...” kodlamasının; “FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan" kişileri ifade ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın 2015 Mart Alan grubunda "..." şeklinde kodlandığını gösteren emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin veri inceleme raporunda, sanığın zümre başkanı olduğu belirtilen ve dosyada mevcut bulunan Trabzon İl Emniyet Müdürlüğünün 04.06.2018 tarihli cevabi yazısının ekindeki araştırma tutanağına göre kimlik bilgisi S. U. olarak tespit edilen “S.” isimli kişi hakkında ilgili kuruluşlar nezdinde araştırma yapılarak, yakalanıp yakalanmadığının, ifadesinin alınıp alınmadığının tespit edilmesinden sonra şayet yakalanmış ise tanık olarak dinlenilmesinin sağlanması, öğretmeni olduğu ifade edilen ve mezkûr cevabi yazı ekindeki araştırma tutanağına göre kimlik bilgisi E. C. olarak tespit edilip soruşturma ifadesi ile mahkemedeki savunması dosya arasına alınan “Erkan” kod isimli kişinin ise tanık olarak dinlenmesinin sağlanması, sanığın örgütün görünen yüzünün ortaya çıktığı 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonra görev yaptığı illerde emniyet mensuplarına yönelik yapılan soruşturma ve kovuşturmalar araştırılarak veri inceleme raporunda belirtildiği gibi sanığın örgütsel faaliyetlerine devam edip etmediğinin belirlenmesi, sanığa atılı suçun vasfının her türlü şüpheden uzak olarak tayin ve tespiti açısından UYAP bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir ifade yahut beyan bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa onaylı örneklerinin getirilerek duruşmada 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması, gerekirse de ifade yahut beyan sahiplerinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde beraatine dair hüküm kurulması, hukuka aykırıdır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/520 Esas, 2019/949 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...