11. Ceza Dairesi 2020/2765 E. , 2023/6924 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/137 E., 2015/291 K. SUÇLAR : Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek, mala zarar verme, tehdit, hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade, onama Katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'…
**11. Ceza Dairesi 2020/2765 E. , 2023/6924 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/137 E., 2015/291 K. SUÇLAR : Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek, mala zarar verme, tehdit, hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, iade, onama Katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'a yönelik kasten yaralama suçundan, katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu; katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'e yönelik kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından neticeten hükmolunan 2.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararlarının tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmıştır. Katılan sanıklar hakkında diğer suçlardan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/137 Esas, 2015/291 Karar sayılı kararı ile; a. Katılan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, b. Katılan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, c. Katılan sanık ... hakkında, katılan sanık ...'a yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, d. Katılan sanık ... hakkında, katılan sanık ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına; mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına; özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan 5237 sayılı Kanun'un 208 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, e. Katılan sanık ... hakkında, katılan sanık ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, f. Katılan sanıklar ... ve ... hakkında, katılan sanık ...'e yönelik kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteği, suç vasfının nitelendirilmesinde ve sanıkların fiillerinin değerlendirilmesinde yanlış bir kanaatle karar verildiğine, sanıklara atılı suçların dosya kapsamı ile sabit olduğuna, müvekkilinin ...'ı yaraladığının kabul edilmesinin dosya kapsamına uygun olmadığına ve re'sen nazara alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, 2. Katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sanık hakkında özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek, kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından verilen kararları temyiz ettiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan sanıklar ... ile ..., ..., ... ve ... arasında alacak verecek mevzusundan dolayı husumet bulunduğu, suç tarihinde aynı konuda yine tartışmaya başladıkları, karşılıklı olarak birbirlerine sinkaflı sözler ile hakaret ettikleri, karşılıklı olarak birbirlerini öldürmekle tehdit ettikleri, sanık ...'ın katılan ...'ın elindeki senedi alarak okunmayacak şekilde küçük parçalara ayırdığı, ayrıca ...ın elindeki keser ile katılan ...'ın aracının camına vurarak zarar verdiği, katılan sanıklar ..., ... ...ve ...'nın ...'ı, ...'ın da ...ı darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, bu şekilde üzerlerine atılı suçları işledikleri iddiasıyla haklarında Bala Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. Bala Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2015 tarihli ve 2014/242 Esas, 2015/19 Karar sayılı kararı ile ... sanıkların üzerlerine atılı suçun yağma olabileceği kanaatine varıldığı ... yağma suçuna ilişkin yargılama yetkisinin Ağır Ceza Mahkemelerine ait olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. 3. Temyizin kapsamına göre; görevsizlik kararı üzerine yapılan yargılama neticesinde sanık ...'ın katılan sanık ...'den aldığı senedi yırttığı kabul edilmiş; söz konusu senedin yırtılarak küçük parçalar haline getirilmiş olması nedeniyle Türk Ticaret Kanunu kapsamında senet vasıflarına sahip olduğu tespit edilemediğinden özel belge kabul edilerek sanık ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 208/1 maddesine göre cezalandırılmasına karar verilmiş; yağma suçu yönünden yapılan değerlendirmede sanıklar ... ve ...'ın, sanık ...'ın çocukları, diğer sanık ...'ın Kasim'in yeğeni olduğu ve birlikte aynı işleri yaptıkları anlaşılmıştır. Sanık savunmalarına göre, katılan sanık ...'in işveren olduğu, diğer sanıkların birlikte onun inşaat işini yaptıkları, işin kaç lira karşılığında yapılacağı hususunda her bir tarafın farklı beyanlarda bulundukları, ... ile çocukları ve yeğeni olan diğer sanıkların, katılan sanık ...'ın inşaatında bir süre çalıştıkları, daha sonra aralarında ihtilaf oluştuğu, katılan sanık ...'in iddiasına göre diğer sanıkların işi yarım bıraktıkları, diğer sanıkların ise işveren olan katılan sanık ...'ın işi bırakmaları konusunda sorun çıkardığını iddia ettikleri, sanık ... tarafından yırtılan senedin ise söz konusu iş ilişkisi nedeniyle teminat senedi olarak verilen senet olduğu anlaşılmıştır. Her bir tarafın iddiası ile ihtilafın niteliği gözetildiğinde, kimin haklı olduğu hususunda mahkememizce kesin bir sonucu varılmasının söz konusu olmadığı, bu hususun ancak hukuk mahkemesinde yapılacak yargılama ile karara bağlanacağı değerlendirilmiştir. Ancak, taraflar arasında iş ilişkisi olduğu hususunda kuşku bulunmaması, söz konusu senedin bu iş nedeniyle teminat senedi olarak verilmiş olması, sanıklar Kasim, Serdar, Emrah ve ...'nın, katılan ...'ın işi başkalarına vermek istediğini, alacaklı durumda olduklarını iddia etmeleri, adı geçen bütün sanıkların aynı işi birlikte yapmaları bütün halinde değerlendirilerek, sanık ... ile ...'nın kasten yaralama fiili ile, ...ın senet yırtma fiilinin TCK'nın 150/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. 4. Sanık ...'ın dosya kapsamından anlaşılan suç işleme konusundaki eğilimi, yargılama sürecinde gözlemlenen tutum ve davranışları, suçun işlenmesindeki özellikler ile suçtan pişmanlık duyduğu hususunda olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle hakkında özel belgeyi bozma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 208 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen hapis cezası yönünden 5237 sayılı Kanun'un 50 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi birinci fıkrası takdiren uygulanmamıştır. 5. Suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan Sanık ... Hakkında Katılan Sanık ...’a Yönelik ve Katılan Sanık ... Hakkında Katılan Sanık ...'e Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan Sanık ... Hakkında Katılan Sanık ...'e Yönelik Kasten Yaralama ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Hükümlerin tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C. Katılan Sanık ... Hakkında Özel Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. D. Katılan Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Tehdit Suçundan Verilen Beraat, Hakaret Suçundan Verilen Ceza Verilmesine Yer Olmadığı ve Katılan Sanıklar ..., ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Beraat Kararları Yönünden 1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 125 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türleri ve üst hadlerine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.06.2015 tarihinde alınan sanıkların savunmaları olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A. Katılan Sanık ... Hakkında Katılan Sanık ...’a Yönelik ve Katılan Sanık ... Hakkında Katılan Sanık ...'e Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin kanun yolu başvurusu itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, B. Katılan Sanık ... Hakkında Katılan Sanık ...'e Yönelik Kasten Yaralama ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/137 Esas, 2015/291 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Katılan Sanık ... Hakkında Özel Belgeyi Bozmak, Yok Etmek veya Gizlemek Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/137 Esas, 2015/291 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, D. Katılan Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Tehdit Suçundan Verilen Beraat, Hakaret Suçundan Verilen Ceza Verilmesine Yer Olmadığı ve Katılan Sanıklar ..., ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Beraat Kararları Yönünden Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/137 Esas, 2015/291 Karar sayılı kararına yönelik katılan sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımları nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.