8. Hukuk Dairesi 2016/702 E. , 2016/3202 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takibin Taliki veya İptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Şikayetçi ü
**8. Hukuk Dairesi 2016/702 E. , 2016/3202 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takibin Taliki veya İptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Şikayetçi üçüncü kişiler vekili, takip dayanağı ilamda müvekkileri taraf olmamasına rağmen, İcra Müdürlüğü'nce ilama konu taşınmazı boşaltmaları için müvekkillerine bir aylık süre verildiğini, alacaklı tarafından kendilerine karşı açılmış müdahalenin meni davası bulunduğunu, ancak henüz kararın kesinleşmediğini, vekil edenlerinin taşınmazdan tahliyelerine ilişkin İcra Müdürlüğü karar ve işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece şikayetçilerin takibin ve ilamın tarafı olmadıkları, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/798 Esas sayılı ilamına göre iyi niyetli zilyetlik haklarının korunmasının gerekip gerekmediği davanın konusu, icra işlemleri tarihinin de belirli olmayıp kararın kesinleşmesi ile belirli hale geleceği, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/798 Esas sayılı ilamının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerektiği gerekçesiyle; şikayetin kabulüne karar verilmiş, hüküm, alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. İİK'nun 27. maddesinde "Taşınmaz, üçüncü bir şahıs tarafından davadan sonra ve hükümden evvel tapuya tescil edilmiş bir akte müsteniden işgal edilmekte ise alacaklı borçlunun o şahsa karşı malik olduğu hakları haiz olur. Bu şıkkı ihtiyar etmezse borçlusuna karşı tazminat davası açabilir. Şu kadar ki suiniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı umumi hükümler mahfuzdur." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, icra takibinin dayanağı ilamda müdahalenin men'ine, muarazanın önlenmesine karar verilen taşınmaz üzerinde, şikayetçi üçüncü kişilerin İİK'nun 27. maddesi koşullarında, işgalde haklılıkları ispatlanmamış olduğundan, ilamın kendilerine karşı infazında herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu durumda, Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 24.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.