10. Hukuk Dairesi 2012/23265 E. , 2012/24940 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No : 30-123 Dava, iş kazası sonucu sigortalı için yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma üzerine, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgel
**10. Hukuk Dairesi 2012/23265 E. , 2012/24940 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi No : 30-123 Dava, iş kazası sonucu sigortalı için yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma üzerine, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. Mahkemece, kusur oranlarının saptanmasında, öncelikle, maddi olayın ne şekilde oluştuğunun, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmiş olması gerekir. İhlal edilen mevzuat hükümleri belirlenirken, zararlı sonuçların önlenmesi için, durum ve koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkatin neler olduğunun eksiksiz bilinmesinde, kusur raporuna ve dava dosyasına yansıtılmasında yasal zorunluluk vardır. İşyerinde işgüvenliği ile ilgili tüm tedbirlerin alınmasına rağmen, kaza oluşmuşsa, bu takdirde kaçınılmazlığın varlığından söz edilebilir. Günümüz teknolojisinde alınabilecek önlemlerin bulunduğu hallerde, olayın salt kaçınılmazlık sonucu meydana geldiğinin kabulü, isabetli olamaz. Her ne kadar, patlatmanın yapıldığı yerden uzaklaşıldığı ve siper alındığı belirtilmiş ise de; patlama sonucu, bir parçanın sigortalının gözüne isabet ettiği gözetildiğinde, emniyet için güvenli mesafe, uygun şekilde belirlenmeyip, tehlikenin olmayacağı, yeterli uzaklığa gidilmediği, bu nedenle iş güvenliği önlemlerinin yeterince alınmadığı anlaşılmakta olup; somut olaya ilişkin iş kazasının, %100 kaçınılmazlık ile açıklanması doğru bulunmamıştır. Mahkemece, davaya konu sigorta olayın meydana geldiği iş kolunda uzman oldukları belirlenen işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman kişilerden yeniden kusur raporu alınarak, hüküm kurmak gerekirken; yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.