10. Hukuk Dairesi 2023/530 E. , 2024/5660 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/254 E., 2022/358 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki meslek hastalığından vefata dayalı tazminat istemi davası nedeniyle Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ö…
**10. Hukuk Dairesi 2023/530 E. , 2024/5660 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/254 E., 2022/358 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki meslek hastalığından vefata dayalı tazminat istemi davası nedeniyle Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'ın eşi, diğer davacıların babası olan ...'ın davalıların işyerinde çalışırken meslek hastalığı nedeniyle 01.01.2005 tarihinde vefat vefat ettiğini, bu nedenle karısı ve çocuklarının yetim kaldığını, maddi ve manevi yoksunluğa düştüklerini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların her biri için 3.000,00'er TL maddi tazminatın ve davacı eş Nagihan için 30.000,00 TL, diğer iki davacı çocuk ... ve ... için ise 20.000,00'er TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini eş için 160.835,60 TL'ye çocuk ... için 48.803,88 TL'ye, çocuk ... için 62.813,35 TL'ye artırmıştır. 2.Davacı vekili birleşen dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; davacılar ... ve İsa'nın kardeşi, davacı ...'nın ise oğlu olan ...'ın davalı şirkette çalışırken meslek hastalığı nedeniyle vefat ettiğinin Mahkememizin 2010/588 Karar sayılı dosyasıyla tespit edildiğini ve bu ölüm nedeniyle davacıların manevi zararlarının giderilmesi adına bu davayı açtıklarını beyanla davacılar ... ve İsa için 5.000,00'er TL, davacı ... içinse 7.500,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı ...Ş.'den tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili asıl dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle, davanın süresinde açılmadığını ve bu nedenle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini; davacıların SGK'dan işgöremezlik ödeneği alıp almadıklarının muğlak olduğunu, bu nedenle SGK'nın da davada hasım olarak gösterilmesi gerektiğini; Düzce İş Mahkemesinin 2007/566 E - 2010/588 K. Sayılı dosyasının henüz kesinleşmemesi nedeniyle hastalığın meslek hastalığı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin de net olmadığını, ayrıca anılan dosyada fahiş hatalar yapıldığını, Yargıtay denetimine elverişli olmayan bir bilirkişi raporuna binaen hüküm tesis edildiğini, yine aynı dosyada birçok bilirkişi raporu aldırıldığını ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini; müteveffanın davalı firmada çalışmadan önce başkaca merdiven altı tabir edilen atelyelerde çalıştığını, davalı firmada yalnızca 3 yıl 4 ay 25 gün çalıştığını, bu nedenle davanın daha önce çalıştığı işverenlere de davanın ihbarı gerektiğini; müteveffanın yakalandığı akciğer kanseri hastalığının bu kadar kısa süreli çalıştığı işyerinden kaynaklanmasının tıbben mümkün olmadığını, hastalığın evveliyatının 10 yıl olduğuna dair rapor mevcut olduğunu, bu konular açıklığa kavuşturulduktan sonra müvekkilleri yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini; söz konusu hastalığın meslek hastalıkları kategorisine dahi girmediğini; ayrıca müvekkilleri arasında yalnızca iş sözleşmesi bulunduğunu, alt işveren-asıl işveren ilişkisi olmadığından müşterek ve müteselsil sorumluluk cihetine de gidilemeyeceğini; müvekkili işyerinde gerekli iş güvenliği ve iş sağlığı önlemlerinin alındığını, bu nedenle müvekkillerine kusur izafe edilemeyeceğini; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen tazminat miktarlarının oldukça fahiş nitelikte olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI A) İlk Mahkeme Kararı Mahkemenin 26.11.2015 tarih ve 2012/167 Esas - 2015/1039 Karar sayılı ilamında özetle; asıl davada eş ve çocukların maddi tazminat istemlerinin tam kabulüne manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulü ile eşe 15.000,00 TL çocuklara 10.000,00 TL'şer manevi tazminatın sigortalının ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davada ise anne lehine 6.000,00 TL ve kardeşlere 4.000,00 TL'şer manevi tazminatın sigortalının ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. B) İlk Bozma Kararı Kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 12.02.2019 tarih ve 2017/6628 Esas 2019/903 Karar sayılı ilamında özetle; sigortalının meslek hastalığına yakalandığı tarihe kadar farklı işyerlerinde çalıştığı, bu şekilde muhtelif işyerlerinde çalıştıktan sonra meslek hastalığının ortaya çıkması halinde, her iş yerinde geçen çalışma süresi ve koşullarının meslek hastalığı nedeniyle oluşan sürekli iş göremezlik oranına ve ölüme etkisi farklı olacağından işverenlerin kusurlarının ayrı ayrı belirlenmesinin gerektiği, bu nedenle, bu tür sorumlulukta müteselsilen değil, ayrı ayrı her işverenin kendi kusurundan sorumlu olması gerektiği, ayrıca davacılar tarafından açılan meslek hastalığının tespiti davasının kesinleştiği gözetilerek, kuruma müracaat ederek ölüm geliri bağlanması için önel verilmesi, gerektiğinde Kurum aleyhine dava açarak çıkacak sonuca göre kazanılmış hakların da gözetilmesi yönlerinden kararın bozulduğu anlaşılmıştır. C) İkinci Mahkeme Kararı Bozma kararına uyan Mahkemece verilen 14.09.2021 tarih ve 2019/405 E-2021/462 K sayılı ilamında özetle; Asıl davada davalıların %35,46 oranında kusuruna isabet eden eş Nagihan lehine 60.303,52 TL maddi ve 8.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 22.413,56 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 28.807,53 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın sigortalının ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davada ise davalı ... davalı olarak gösterilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına, anne lehine 3.000,00 TL ve kardeşler lehine 2.000,00 TL'şer manevi tazminatın sigortalının ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. D) İkinci Bozma Kararı Kararın asıl dosya davacıları vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.06.2022 tarih ve 2021/13016 E-2022/9523 K sayılı ilamında özetle; usuli kazanılmış hak kapsamında bir önceki kararda davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların aynen hüküm altına alınması gerekirken, bu miktarların daha azı miktarda manevi tazminatlara hükmedilmesinin hatalı olduğu gibi, ilk kararın davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine bozulmasına karar verildiği, bu yönle önceki karara maddi tazminatların belirlenmesi noktasında esas alınan 27.04.2015 tarihli hesap raporundaki veriler yönünden davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, o halde anılan bu hesap raporuna davalıların tespit edilen %35,46 düzeyindeki kusur oranının uygulanması ve gelirin şimdiki gibi bu rapordan tenzili ile davacıların maddi tazminat alacaklarının belirlenmesi gerekirken; bozmadan sonra alınan 12.02.2021 tarihli hesap raporuna itibar edilerek karar verilmesinin de hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulduğu anlaşılmıştır. IV. SON BOZMA KARARI ÜZERİNE VERİLEN KARAR Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve numarası yazılı kararda özetle; Asıl davada eş Nagihan lehine 14.511,83 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 12.882,64 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi, çocuk ... lehine 10.920,61 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın sigortalının ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davada ise davalı ... davalı olarak gösterilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada ise; davalı ... davalı olarak gösterilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına, anne lehine 6.000,00 TL ve kardeşler lehine 4.000,00 TL'şer manevi tazminatın sigortalının ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalıların ortak vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilleri arasında asıl- alt işveren ilişkisi olmadığını, sigortalının meslek hastalığına uğramaması için gerekli tedbirlerin alınmış olduğunu, işyeri koşullarının tespiti açısından keşif yapılması gerektiğini ve sigortalıya sigara içmeden ve maske kullanmadan çalışmaması hakkında verilen talimatın özlük dosyası içeriğinde bulunduğu halde müvekkiline verilen kusurun hatalı olduğunu, maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu, müteveffanın hesaplamalara esas aylık geliri hususunda bir değerlendinme yapılmadığını, bozma öncesinde alınan 27.04.2015 tarihli aktüerya bilirkişi raporuna atıfta bulunulduğunu, söz konusu raporda müteveffanın en son 2003 yılında çalıştığı, bu tarihten sonra çalışamadığı, çalıştığı son aylık ücretinin asgari ücretin 1.58 katı olduğu kabul edildiğini ve bu katsayı üzerinden hesaplama yapıldığını, 12.02.2021 tarihl bilirkişi raporunda da bu değerlendirmeye bağlı kalındığını, asgari ücretteki değişimin değerlendirilmesini, davacı çocuklara hangi gerekçeyle 25 yaşına kadar destek hesabı yapıldığının anlaşılamadığını, eş için evlenme ihtimali oranının az olduğunu, önceki aktüer rapora itirazların karşılanmadığını, manevi tazminatın belirlenmesinde bir önceki kararın birleşen dosya davacıları tarafından temiz edilmemiş olduğunun gözetilmediğini usuli kazanılmış hak ihlal edildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığına bağlı olarak vefat eden sigortalının asıl davada eş ve çocuklarının maddi ve manevi, birleşen davada ise annesi ve kardeşlerinin manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesi" açısından 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 nci maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, "Tazminat alacaklarının belirlenmesi ve sorumluluk" açısından zararın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 332 ve 98 inci maddeleri ile giderek aynı Kanun'un 41,42,43,44,45 ve 47 nci maddeleri, öte yandan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri gereğince uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 ve 420 nci maddesi hükümleri, "Olayın meslek hastalığı olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" açısından iş kazası tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun'un 11, 12, 22, 23 ve 26 ncı maddeleri, "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler" açısından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, "Usuli kazanılmış haklar" açısından 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme A) Davalılar vekilinin birleşen dosyada davacı kardeşler ... ve ... lehlerine hükmedilen manevi tazminatla yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1. 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3 üncü maddesinde, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarih ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı açıkça düzenlenmiştir. 2. 21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı "Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra Mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2022 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 5.810,00 TL olarak değiştirmiştir. 3. Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 4. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince verilen 10.11.2022 tarihli kararda davacı ... ve ... lehlerine ayrı ayrı 4.000,00 TL'şer manevi tazminata hükmedildiği, dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir davacının her bir tazminat isteminin diğer istemlerden bağımsız ve ayrı olarak temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, anılan hükümlere karşı temyiz yoluna başvurulması miktar itibariyle mümkün bulunmadığından, bu hükümlere yönelik temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. B) Davalılar vekilinin asıl davada eş ..., çocuklar ... ve ... lehlerine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara, birleşen dosyada ise anne ... lehine hükmedilen manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, uyulan bozma kararları kapsamında oluşan usuli kazanılmış haklara, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin tüm, davalı ...Ş. vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. 'Usuli kazanılmış hak' olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, Mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). 3.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 4. Somut olayda Mahkemece verilen 14.09.2021 tarihli bir önceki karara karşı asıl dosya davacıları vekili ile asıl ve birleşen davalılar vekillerinin temyiz başvurusunda bulunduğu halde birleşen dosya davacıları vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmakla işbu Mahkeme kararında davacı anne ... lehine hüküm altına alınan 3.000,00 TL'lik manevi tazminat yönünden iş bu dosya davalısı ... Silah Sanayi A.Ş. lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde iş bu davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde davacı anne ... lehine 6.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi öte yandan davacı annenin yargılama sırasında 06.04.2016 tarihinde vefat ettiği ve mirasçılarının davacı olarak dava dosyasında temsil edildiği değerlendirilerek, hükmedilen manevi tazminatın mirasçılarına miras payları oranında aidiyetine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. 5. O halde, davalı ...Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek hüküm bozulmalıdır. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekilinin birleşen dosyada davacı kardeşler ... ve ... lehlerine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Davalılar vekilinin temyiz itirazları nedeniyle, davalı ...'in tüm, davalı ...Ş. vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddiyle Düzce 1. İş Mahkemesinin 10.11.2022 tarih ve 2022/254 E.-358 K. sayılı ilamının; Hüküm fıkrasının "B" bendinin "4,5,7,9-b" nolu alt bentlerinin silinerek yerlerine; "4-Davacı ... için manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın 01.01.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...Ş.'den alınarak iş bu davacının vefat etmiş olması nedeniyle mirasçılarına veraset ilamındaki miras payları oranında aidiyesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," "5-Hüküm tarihinde kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 751,41 TL harçtan peşin alınan 59,80-TL harcın mahsubu ile noksan alınan 691,61 TL karar ve ilam harcının davalı ...Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına," "7-Birleşen dosya davacıları tarafından yapılan toplam 199,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre hesaplanan 125,07 TL'sinin davalı ... ... Silah A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, bakiye miktarın birleşen dosya davacıları üzerinde bırakılmasına," "9-b-Davalı ... San. A.Ş. davada kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/2 maddesi gereğince manevi tazminat talebi yönünden red edilen miktar üzerinden hesaplanan 6.500,00 TL nisbi avukatlık ücretinin birleşen dosya davacılarından alınarak davalıya ödenmesine" rakam ve sözcükleri yazılmak suretiyle hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı ...Ş.'ye iadesine, 4. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, 5. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.