4. Hukuk Dairesi 2021/23214 E. , 2023/13778 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/213 E., 2021/307 K. vekili Avukat ... (... -Temlik veren ) DAVA TARİHİ : 14.08.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanı kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan
**4. Hukuk Dairesi 2021/23214 E. , 2023/13778 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/213 E., 2021/307 K. vekili Avukat ... (... -Temlik veren ) DAVA TARİHİ : 14.08.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanı kabulü Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Temlik veren davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekiline ait aracın isimli arkadaşının sevk ve idaresinde iken 06.07.2013 tarihinde Büyükçekmece Eczaneler Durağı Mevkiinde kontrolden çıkarak önce bariyerlere ardından da başka araçlara çarpması suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında davalı şirkete gerekli bildirimlerde bulunulduğunu, hasar ödememesi yapılmadığını, bunun üzerine araçtaki hasarın tespiti için İstanbul 8.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/23 D. İş dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını ve davalı şirkete de tebliğe çıkarıldığını, bahse konu tespitte bilirkişi tarafından araç pert olarak değerlendirilip rayiç değerinin ağırlıklı ortalamasının 79.500,00 TL hurda bedelinin ise en yüksek 19.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, hasarın, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarında meydana gelen zararların teminat kapsamı dahilinde olduğunu, müvekkilinin poliçede ve genel şartlarda belirtilen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, primlerini zamanında yatırdığını, zamanında yapılan bildirime rağmen ve diğer bütün şartları gerçekleşmişken davalının zararın tazmininden imtina etmesinin poliçe, Sigorta genel şartları ve kanun hükümlerine aykırı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 60.500,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Temlik alan davacı ... vekili 14.01.2020 tarihli dilekçesinde; Üsküdar 19. Noterliğinin 03.08.2016 tarih ve 14707 yevmiye numaralı temlik sözleşmesi ile alacağın 62. 647,00 TL'lik kısmının tarafından önce isimli şahsa devredildiği, 'nin de İstanbul 20. Noterliği'nin 02.05.2019 tarih ve 81166 yevmiye numaralı temlik sözleşmesi ile aynı meblağ alacağı müvekkili a temlik edildiğini, HMK 125/2 maddesine göre alacağı devralan müvekkilinin davaya kaldığı yerden devam edeceğini bildirerek müvekkilinin davacı olarak dosyaya kaydını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde Kasko Sigorta Poliçesi ile 01.04.2014/2015 tarihleri arasında sigortalı bulunan aracın, poliçeden iki gün sonrası olan 03.04.2014 tarihinde tek taraflı kaza sonucu hasara uğradığının iddia edildiğini, poliçeden iki gün sonra gerçekleşen kazaya ilişkin olarak davacı sigortalının müvekkili şirkete yapmış olduğu hasar ihbarının araç sürücüsünün kazadan sonra değiştirildiği kuvvetli şüphesiyle reddedildiğini, meydana gelen zarar sigorta genel şartlarında sayılan durumlarla ilişkili ve teminat dışında olduğundan poliçe kapsamında müvekkili şirketin sorumluluğunda bir zarar oluşmadığını, İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/23 D.İş sayılı dosyası ile tespit ettirdiğini, ancak söz konusu kazaya ilişkin delillerin yok olma ve kaybolma ihtimali bulunmadığı halde müvekkili şirkete tebligat çıkartılmaksızın yokluğunda tespit yaptırılmış olması nedeniyle tespitin ve alınan bilirkişi raporunun delil olma özelliğinin bulunmadığını, eksper raporunun incelenmesi ile davacının taleplerinin haksız ve fahiş olduğunun ortaya çıkacağını, bu nedenle davacı tarafından davaya konu edilen araçta meydana geldiği bildirilen maddi hasar miktarının mahkeme tarafından araç üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEMECE VERİLEN KARAR 1-Dava öncelikle İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış, mahkemece davanın kabulü ile 60.500 TL'nin 29.07.2013 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan ) 17. Hukuk Dairesinin 20.05.2019 tarihli ve 2016/14707 Esas, 2019/6398 Karar sayılı bozma ilamı üzerine mahkemece bozmaya uyularak, görevsizlik nedeniyle dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2-Tüketici Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinden sonra kaza yerinde trafik ekiplerince tutanak düzenlendiği, kazanın oluş şekli beyanı ile kaza arasında uyum bulunduğu, kazadan sonra davacıya ait aracın sürücüsünün değiştiğine ilişkin delil bulunmadığı, kaza sonrasında davacıya ait aracın sürücüsünün değiştirildiği yönünde ispat külfetinin davalı sigortacıda olduğu, sigortacının bu iddiasını somut delillerle kanıtlayamadığı, bu sebeple hasarın davalı şirketçe düzenlenmiş kasko sigorta poliçesi teminatında kaldığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre aracın pert total kabul edilerek piyasa rayiç değerinin ortalama 79.500.00 TL, hurda bedelinin ise 19.000,00 TL olduğu, bunun sonucunda, 60.500,00 TL ödenmesi gerektiği, eksper raporuna göre davacı tarafından olayın davalıya 12.07.2013 tarihinde bildirildiği ve davalının da görevlendirmiş bulunduğu eksperin de bu tarihte gerekli tespit çalışmalarına başlamış ve ilgili belgelerde bu tarihte verilmiş olduğundan davalı ... şirketinin bu tarihten itibaren 10 iş günü sonra 29.07.2013 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 60.500,00 TL'nin 29.07.2013 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kaza yapan sigortalı araç sürücüsünün kazada yara almadığını, araçta yolcu olarak bulunan şahsın yaralandığını, kaza yapan sürücünün alkollü olduğunu, araç içerisinde bulunan viski şişesini ve çerezleri araçtan alarak çöp bidonuna attığını, akabinde taksiye binerek yaralanan yolcu ile birlikte olay yerini terk ettiklerini, sigortalı araç sürücüsü olduğunu iddia eden Kale isimli şahsın ise kazadan yaklaşık 1 saat sonra olay yerine geldiğini, kaza esnasında sigortalı araç sürücüsünün olduğunu, sigortalı aracın sürücüsünün, kimliğini gizlemek ve sürücü değiştirmek kastıyla olay yerinden kaçtığını, olayın teminat dışı olduğunu, bilirkişiler tarafından piyasa araştırması yapılmaksızın salt davacı vekilinin beyanına dayalı olarak ve davacı tarafından yokluklarında yaptırılan 2014/23 D. İş sayılı dosyasında yer alan tespit raporu esas alınarak belirlenen piyasa rayiç bedelinin 79.500,00 TL olduğu ve hurda bedelinin 19.000,00 TL olduğu belirtilerek hesaplanan hasar miktarına itiraz ettiklerini, mahkemece itirazlarının değerlendirilmediğini, kaldı ki davacı tarafından aracın çekme belgesinin sunulması gerektiğini, şirketin temerrüde düşmediğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklı araç hasarı nedeniyle Kasko Sigorto poliçesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409, 1446, 1453, ve 1459 uncu maddeleri, Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, olayın sigortalının iddia ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleştiği ve sürücü değişikliği yapıldığının somut delillerle ispat edilememesi karşısında hasarın kasko sigortası teminatı içerisinde kalmasına, aracın hasarına yönelik olarak uzman bilirkişi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan raporun somut olayın özelliklerine uygun olmasına, dava tarihinin 14.08.2014 olmasına rağmen karar başlığında 16.09.2014 olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmesine ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinden görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine 19.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.