5. Ceza Dairesi 2006/125 E. , 2010/228 K. "" Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunmaya iştirak suçlarından sanıklar ... ve ...’in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’ün atılı suçtan beraetine, sanık ...’nın ise atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.02.2005 gün ve 2003/175 Esas, 2005/80 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Y…
**5. Ceza Dairesi 2006/125 E. , 2010/228 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunmaya iştirak suçlarından sanıklar ... ve ...’in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’ün atılı suçtan beraetine, sanık ...’nın ise atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 01.02.2005 gün ve 2003/175 Esas, 2005/80 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında kurulan beraet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığa isnat olunan reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunmaya iştirak suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesine göre 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanığın sorgusunun yapıldığı 23.05.2003 tarihi ile inceleme günü arasında asli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanık ... hakkında reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunmaya iştirak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde “zaman bakımından uygulama”, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, “lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul” kurallarının düzenlenmesi, ayrıca 5252 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında; 5237 sayılı Kanunun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca, sanığın hukuki durumunun 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, ../.. Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.