8. Hukuk Dairesi 2022/4225 E. , 2024/1398 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro tespite itiraz Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Der…
**8. Hukuk Dairesi 2022/4225 E. , 2024/1398 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro tespite itiraz Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Kars ili Sarıkamış ilçesi Çolaklı Köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 1 parsel ... 1.749.850,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, mera olarak sınırlandırılmıştır. Davacılar ... ve ... dava dilekçelerinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmaz içerisinde kendilerine ait çayır olduğu iddiasıyla, bu bölümün adlarına tescilini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, " dava konusu 104 ada 1 parsel ... taşınmazın kadastro çalışmasında senetsizden mera vasfıyla tespit gördüğü, mahallindeki keşifte yapılan harici gözlem, fen bilirkişisi raporu ve tanık sıfatıyla dinlenen tespit bilirkişi ve komşu köyde ikamet eden mahalli bilirkişi beyanlarıyla da sabit olduğu şekilde dava konusu yapılan yerin mera olarak tespit gören orta malının içinde kaldığı, talep edilen yer ile mera arasında doğal yada yapay nitelikte ayırıcı sınırın bulunmadığı, dosyada davalı tarafın mülkiyetini ispatlayacak herhangi bir belge bulunmadığı, kadastro tespitinde mülkiyeti ispatlayacak bir kayıt ve belgeye dayanılmadığı, davacı tarafın sunduğu arazi kayıt örneğinin taşınmaza uymadığı, uymuş olsa bile bu belgenin yalnızca zilyetliğin ispatı vasıtası olduğu, ziraat bilirkişisi raporunda taşınmazın niteliği ve özellikleri itibariyle mera vasfında olduğunun belirtildiği, bu veriler ışığında çekişmeli taşınmazın mera olduğu ancak meraların zilyetlikle mülkiyetinin kazanılamayacağı " gerekçesiyle verilen, davanın reddine ve 104 ada 1 parsel ... taşınmazın tespit gibi sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına ilişkin önceki karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2014/17551 esas ve 2014/11645 karar ... ilamıyla; " tek ziraat bilirkişisinden alınan rapora istinaden ve hava fotoğraflarından yararlanılmadan yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar için yeterli bulunmadığı " gerekçesiyle bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; " dava konusu yerlerin köy orta malı olarak sınırlandırılan ve mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklarca ifade edildiği üzere kadimden beri Köy orta malı mera olarak tasarrufa konu edilen dava konusu taşınmaz içerisinde kaldığı, dolayısıyla dört yönden mera özelliği gösteren orta malı parseli ile çevrili olduğu hususunun uyuşmazlık konusu olmadığı, dava konusu edilen yerleri çevreleyen dava konusu 104 ada 1 parsel ... taşınmaz Kazıkkaya Köyü 102 ada 1 parsel ... mera vasıflı taşınmaz, Armutlu Köyü 130 ada 300 parsel ... mera vasıflı taşınmaz, Armutlu Köyü 131 ada 63 parsel ... mera vasıflı taşınmaz, Armutlu Köyü 130 ada 228 parsel ve 131 ada 62 parsel ... ham toprak ve taşlık vasıflı taşınmazlar ile komşu olduğu, keşifler sonrasında düzenlenen harita mühendisi bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazda davacıların hak iddia ettiği yerlerde faaliyet yürütülmediğinin, dava edilen yerlerin kullanılan alanlardan olmadıklarının ve hava fotoğraflarında görüldüğünün belirtildiği, ziraat mühendisleri bilirkişi kurulunun 10.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda ifade edildiği gibi dava konusu taşınmazda davacıların dava ettiği yerlerin üzerinde mera bitkilerine yer yer rastlandığı, içerisinde bulunduğu dava konusu 104 ada 1 parsel ... taşınmazla toprak tekstürü, toprak yapısı, eğimi ve bitki örtüsü bakımından benzerlik gösterdiği,bütünlük sağladığı, içinde bulundukları bu parselle aralarında herhangi bir ayırıcı, belirleyici sınır, kot farkı bulunmadığı, taşınmazın yağışın fazla olduğu yıllarda sınırları korunarak bitki örtüsünün sık ve yüksek boylu olduğu, düz ve taşsız kısımların biçildiği, elverişli kısımlarının otlarının biçilmesi sebebiyle çayır vasfı kazandırılmaya çalışıldığı belirtilerek dava edilen bu kısımların da evveliyatının mera vasfında olduğunun belirtildiği, dava konusu edilen yerlerin çayır niteliğinde olduğuna ilişkin soyut nitelikteki mahalli bilirkişi beyanlarına nazaran mahkeme gözlemi ile de uyuşan bilimsel verilere dayanan ziraat bilirkişi raporuna itibar edildiği, dayanak vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazda davacıların dava ettikleri yerlere hem sınırlar hem de miktar yönünden, biri itibariyle de bunlara ilaveten nitelik olarak uymadığı, dava konusu edilen yerlerin ziraat mühendisleri bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere tarım arazisi ve çayır niteliği taşımadığı, hava fotoğraflarında da bu durumun açıkça görüldüğü, beyanlarla da sabit olduğu üzere davacıların dava ettiği kısımların dışında kalan kısımların kadimden beri köylünün yararlanmasına matuf orta malı - mera olarak kullanıldığı, münhasıran kimsenin zilyetliğinde olmadığı, dava konusu edilen kısımların kadimden beri orta malı mera niteliğinde olan dava konusu 104 ada 1 parsel ... taşınmazdan açma yapılmak suretiyle kullanıldığı kanaatine varıldığı, mera, orta malı niteliğindeki taşınmazların da zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığı, bu haliyle 3402 ... Kanun' un 14 üncü maddesindeki zilyetlikle edinme koşullarını gerçekleştirmediğinin anlaşıldığı " gerekçesiyle, dava konusu 104 ada 1 parsel ... taşınmaz yönünden davacıların subut bulmayan davasının reddine, dava konusu 104 ada 1 parsel ... taşınmazın mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.