4. Hukuk Dairesi 2023/6101 E. , 2023/10737 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/258 E., 2023/83 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinli…
**4. Hukuk Dairesi 2023/6101 E. , 2023/10737 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/258 E., 2023/83 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin trafik sigorta poliçesi ile sigortaladığı ve davalının işleteni olduğu aracın 30.09.2012 tarihinde dava dışı 190 promil alkollü sürücü yönetimindeyken karıştığı trafik kazasında, kazada malul kalan üçüncü şahsa ilk olarak 08.10.2013 tarihinde 116.415,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, daha sonra mağdurun ek maluliyet tazminat talebine istinaden ise 02.02.2015 tarihinde 50.596,00 TL ödendiğini, eldeki davada talebin ikinci olarak ödenen maluliyet tazminatının tahsilinden ibaret olduğunu, sigortalı aracın alkollü kullanılması nedeniyle rücu hakları bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.596,00 TL'nin 02.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.12.2019 tarihli ve 2016/1812 Esas, 2019/512 Karar sayılı kararıyla; toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile 50.596,00 TL'nin ödeme tarihi olan 02/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 18.10.2021 tarihli ve 2021/9693 Esas, 2021/6982 Karar sayılı ilamıyla; "..Somut olayda ise; kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsüne şeride tecavüz etme kuralına uymadığından asli, kazaya karışan dava dışı araç sürücüsüne alkollü araç kullanmama kuralına uymadığından tali kusur verilmiştir..Soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan 22.11.2012 tarihli kusur raporunda; davalıya sigortalı 1.90 promil alkollü araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, karşı motosiklet sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru olmadığı, ancak 3.32 promil alkollü olduğu için bilinçli taksirin meydana geldiği ifade edilmiştir. Soruşturma aşamasında karşı araç sürücüsü ... alkol alarak motosiklet kullandığı için kusurlu olduğunu beyan etmiş, ceza dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 30.04.2014 tarihli kusur raporunda, sanık sürücü ...’ın %75 oranında asli kusurlu, karşı araç sürücüsü ...’ın manevra kabiliyeti yüksek olan aracıyla gerekli direksiyon tedbirini alması durumunda kazayı önleyebileceği halde bu hususa dikkat etmeyerek % 25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.Yerel mahkemece nörolog, sigortacı ve aktüer uzmanından oluşan bilirkişi kurulundan alınan 21.01.2019 tarihli raporda, sürücü ...’ın olay anında 1.90 promil alkollü olması nedeniyle güvenli sürüş yeteneğini kaybederek %100 kusurlu olarak, yol durumuna alkolün etkisi ile dikkat etmeyip kazanın oluşmasına sebep olduğu ve nörolojik açıdan kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği saptanmış ise de, bu tespit olayın yukarıda özetlenen oluşumu ve dosya kapsamı ile bağdaşmamakta olup, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında sürücünün alkollü olması yalnız başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Kazanın salt alkolün etkisiyle oluşması ve başka etmenlerin bulunmaması gerekir. Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporlarından açıkça görüldüğü ve yukarıda değinildiği gibi, kazanın davacı şirket sigortalısı araç sürücüsünün tek başına alkollü olmasının etkisiyle meydana gelmediği, olayda bu etmen yanında diğer araç sürücüsünün de % 25 oranında tali kusurlu davranışları ile olaya katılımının bulunduğu, dolayısıyla kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca, açıklanan nedenlerle mahkemece; rücu şartlarının oluşmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, olayın oluş şekline, dosya içeriğine ve Yargıtayın yerleşik uygulamalarına aykırı olan yanılgılı bilirkişi raporuna göre, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ve dosya kapsamında toplanan deliller itibariyle davaya konu kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğini ve meydana gelen zararın teminat kapsamı dışında kaldığı iddiasının ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma öncesi alınan rapordaki nörolojik açıdan kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiği yönündeki bilirkişi raporunun geçerliliğini koruduğunu, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; zorunlu mali sorumluluk sigortacısı tarafından dava dışı zarar görene ödenen tazminatın, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmesi nedenine dayalı rücuen tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48 inci maddesi, Karayolu Trafik Yönetmelik'inin 97 nci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.d maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.