Başvuru, gözaltında kötü muamele şikayetleriyle ilgili dilekçe verilmesine rağmen ceza soruşturması başlatılmaması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, gözaltında kötü muamele şikayetleriyle ilgili dilekçe verilmesine rağmen ceza soruşturması başlatılmaması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 20/12/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca 30/10/2019 tarihinde başvurunun mülkiyet hakkı, adil yargılanma hakkı, özel hayata saygı hakkı, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile kötü muamele yasağının gözaltında ve ceza infaz kurumundaki tutma koşullarına yönelik şikâyete ilişkin kısmının kabul edilemez olduğuna, gözaltında kötü muamele ve hakarete maruz kalma nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiğine yönelik şikâyete ilişkin kısmının kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1977 doğumlu olan başvurucu, hâkim olarak görev yapmakta iken 15 Temmuz darbe teşebbüsü ertesinde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olması şüphesiyle 21/7/2016 tarihinde tutuklanarak ceza infaz kurumuna konulmuştur. Başvurucu 8/8/2016 tarihli "tutukluluğumun kaldırılarak tahliyemin sağlanması" konulu, nöbetçi Ankara Sulh Ceza Mahkemesine hitaben yazdığı, sekiz sayfadan ibaret dilekçesiyle, hayati tehlike oluşturan sağlık sorunu ve diğer tüm nedenlerle soruşturma işlemleri sırasında birçok temel hak ve özgürlüğünün ihlal edildiğini belirterek hakkındaki tutukluluk kararının kaldırılmasını, mümkün olmadığı takdirde hakkında adli kontrol uygulamasını talep etmiştir. 8/8/2016 tarihli bu dilekçenin inceleme konusu şikâyete ilişkin "Gözaltı Sürecinde Yaşanan Hukuka Aykırılıklar" başlıklı kısmında başvurucu, gözaltına alındıktan sonra sabaha kadar polis aracında tutulduğunu, Ankara Adliyesinde iki gün boyunca elleri kelepçeli olarak, duvara yaslanmış şekilde bekletildiğini, 36 saat beklemenin ardından yorgun ve uykusuz biçimde sorguya çıkartıldığı için bu durumunun psikolojisini ve dolayısıyla savunma yapmasını olumsuz etkilediğini ifade etmiştir. Başvurucu 21/9/2016 tarihli "tutukluluğumun kaldırılması talebidir" konulu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına (Savcılık) hitaben yazdığı, iki sayfadan ibaret dilekçesiyle, ölüm riski yüksek olan rahatsızlığı nedeniyle serbest bırakılmasını, bu durumun mümkün olmaması halinde adli kontrolle serbest bırakılmasına karar verilmek üzere dosyasının ilgili hâkimliğe sevk edilmesini talep etmiştir. 21/9/2016 tarihli bu dilekçenin "İnceleme Konusu" kısmında başvurucu, gözaltında siyah takım elbiseli birinin küfürlerine maruz kaldığını, Ankara Emniyet Müdürlüğünden kamera görüntüleri celbedilmesi hâlinde bu eylemin anlaşılacağını, 36 saat boyunca kelepçeli olarak kaldığını ve uzun süre boyunca yüzü duvara dönük şekilde ayakta beklediğini, bu muamelenin ardından sorguya çıkarıldığını, sağlık sorunları nedeniyle hastaneye dört beş jandarma görevlisi eşliğinde kelepçeli bir biçimde sevkinin sağlandığını ifade etmiştir. Başvurucu 20/12/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun diğer şikâyetlerinin yanı sıra gözaltında kötü muameleye maruz kaldığına ilişkin 21/9/2016 tarihli dilekçesine rağmen Savcılıkça soruşturma başlatılmadığından şikâyet etmesi nedeniyle Savcılıktan bu hususta bilgi talep edilmiştir. Savcılığın 15/10/2018 tarihli cevabında 21/9/2016 tarihli dilekçeye ilişkin herhangi bir soruşturma kaydı bulunmadığı bildirilmiştir.