2. Hukuk Dairesi 2011/17946 E. , 2012/29796 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Resmi sicillerdeki kayıtlar arasında açık bir çelişki bulunduğu takdirde ve ilgili resmi dairenin lüzum göstermesi halinde Cumhuriyet Savcısı nüfus kayıtlarıyla ilgili düzeltme davası açar (5490 s. NHK.md.36). Cum…
**2. Hukuk Dairesi 2011/17946 E. , 2012/29796 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Resmi sicillerdeki kayıtlar arasında açık bir çelişki bulunduğu takdirde ve ilgili resmi dairenin lüzum göstermesi halinde Cumhuriyet Savcısı nüfus kayıtlarıyla ilgili düzeltme davası açar (5490 s. NHK.md.36). Cumhuriyet Savcısının "kamu adına" nüfus kayıtlarına müdahale yetkisi, kanunun açıkça öngörmüş olması, kamu düzeni veya kamu yararının gerektirmesi ya da ilgili resmi dairenin lüzum bildirmesi halinde söz konusu olur. Salt bir kaydın gerçeğe aykırı oluşturulmuş bulunması, ilgili resmi dairenin lüzum bildirmesi bulunmadıkça, Cumhuriyet Savcısına kaydın düzeltilmesine ilişkin dava açma yetkisi vermez. Böyle bir durumda dava hakkı, kaydın düzeltilmesinde korunmaya değer hukuki yararı bulunan ilgili kişilere aittir. Davalılar Kıymet ve ...1985 tarihinde evlenmişler, boşanma davası 2010 yılında açılmıştır. Cumhuriyet Savcısı boşanma davasına bakan aile mahkemesinin ihbarı üzerine bu davayı açmıştır. Davaname ile; Kıymet ve...'ın müşterek çocukları olarak üzerlerinde kayıtlı olan 1989 doğumlu ... 1991 doğumlu..., 1993 doğumlu..., 1998 doğumlu olan ... ve 2000 doğumlu...'in annelerinin Kıymet değil, ...olduğu, 2001 doğumlu olup 2003'te ölen diğer çocuk ...'nın ise, babasının ... değil,... olduğu iddia edilerek bu çocukların anne ve baba adlarının düzeltilmesi istenmektedir. Resmi sicillerde açık bir çelişki ve kayıtlarda bir tutarsızlık bulunmamaktadır. İlgili resmi dairenin dava açılması lüzumunu bildiren herhangi bir yazısı da yoktur. Bu durumda sicilin gösterdiği olgunun doğru olmadığını iddia ve bu konuda dava açma hakkı, hakları mevcut kayıtdan etkilenen ilgili kişilere aittir. Kayıtlar arasında bir çelişki bulunmadığından; talebin kamu düzeni ve yararıyla da bir ilgisi bulunmamaktadır. Boşanma davasına bakan aile mahkemesinin bu hususta Cumhuriyet Savcısına ihbarda bulunması kamu düzeni müdahalesi veya kamu yararını gerektirmediğinden, geçerli bir lüzumiyet bildirimi niteliğinde olmayıp; sonuç doğurmaz. Bu sebeple davanın reddi açıklanan sebeple sonucu bakımından doğru görülmüş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu sebeple yersiz bulunmamıştır. SONUÇ:Davacı Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile yukarıdaki sebeple sonucu bakımından doğru olan hükmün ONANMASINA, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.12.2012 (Pzt.)