İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir.
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin müvekkil ile ... unvanlı şirket arasındaki 1 Ocak 1999 tarihli distribütörlük sözleşmesine dayandığını, ... unvanlı davalı şirketin 2003 yılında ... LTD unvanlı şirketi devraldığını, sözleşmenin taraflar arasındaki hüküm ve sonuçlarını doğurmaya devam ettiğini, müvekkil şirketin 1999 yılından bu yana 13 sene boyunca Türkiye pazarında hiç bilinmeyen ... lastiklerinin tüketicilere tanıtılması, ulaştırılması ve Türk lastik pazarında yer bulabilmesi adına büyük çaba sarf ettiğini ve büyük ölçekli ticari yatırımlar yaparak ağır bir yükümlülük altına girdiğini, müvekkilini ... marka lastik ürünlerinin Türkiye distribütörü olarak üzerine düşen tüm sorumlulukları tam ve eksiksiz olarak zamanında yerine getirdiğini, müvekkili ile davalının 02/07/2012 tarihinde toplantı yaptıklarını toplantıda müvekkil, hammadde fiyatlarının yükselip, Türk Lirasının Japon Yeni karşısında sürekli değer yitirmesi nedeniyle, Türkiye’de zararına satışlar yapmaya başladığını buna rağmen sözleşmeyi devam ettirme iradesinde olduğunu açıkladığını davalının ise; ... lastiklerinin Türkiye’deki satışlarından kar elde edemediklerini ifade ettiğini Türkiye piyasasından çekileceklerini ve bu nedenle müvekkil ile arasındaki sözleşmeyi de sona erdirme niyetinde olduklarını ifade ettiğini,Davalının, 2 Temmuz 2012 tarihinde yapılan toplantı müddetince müvekkil ile aralarındaki sözleşmeyi sona erdirme niyetini açıklamasına rağmen, sözleşmeyi feshettiğine dair herhangi bir ifade kullanmadığını,İşbu dava konusu olayda taraflar arasındaki belirsiz süreli sözleşme haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yoksun kalınan kar ile müvekkilin zararının tazmini için 100.000,00 USD maddi tazminatın ve 250.000 -USD lik portföy (denkleştirme) tazminatının davalıdan tahsil edilmesini ve davanın sonuçlanmasına kadar beklenilmesi halinde müvekkilinin hakkını elde etmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden davalı aleyhine 350.000 USD değeri üzerinden ihtiyati tedbir kararı mahiyetinde olmak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 01.11.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile portföy tazminatı yönünden dava değerini 200.000 -USD artırarak 450.000 -USD tutarında tazminatın en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, sözleşmenin ani ve haksız feshi nedeniyle maddi tazminat tutarının 100.000,00 -USD artırarak 200.000,00 -TL tutarındaki maddi tazminatın en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Japonya menşeli takip alacaklısı müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin sona ermesi nedeniyle tarafların davalı şirket nezdinde bulunan stok malların geri alınması hususunda bir mutabakata vardıklarını, bu mutabakat kapsamında davalı şirket stoklarında bulunan malların bir kısmının Ocak 2013'te geri alındığını ve Ukrayna ile Macaristan'daki başka alıcılara sevk edildiğini, bu ilk parti stok iadesinden sonra, davalı şirket yetkilisi ...’ün 04.03.2013 tarihinde bir elektronik posta göndererek stokların bir kısmının Ukrayna ve Macaristan'a gönderilerek iade edildiğini, kalan stokların da iadesinin gerektiğini söylediğini, bunun üzerine, tarafların kalan stokların hepsini oluşturan 588 adet lastiğin iadesi hususunda anlaştıklarını, davalı şirketin, malların tamamı için 25.03.2013 tarih 2013/4-5-6 numaralı faturaları düzenleyerek davacı şirkete gönderdiğini, davacının anılan fatura bedellerini davalı şirketin banka hesabına ödediğini, ödemenin yapılmış olmasına rağmen davalı şirketin davacı şirket tarafından gösterilen adrese teslim etmeyi taahhüt ettiği malları teslimden imtina ettiğini, davalı şirketin 02.05.2013 tarihinde gönderdiği elektronik posta ile parasını tahsil ettiği malları davacı şirketin gösterdiği teslimat yerine ve kişisine teslim etmeyeceğini açıkça bildirdiğini, yapılan yazılı ve sözlü bildirimlerin tamamının sonuçsuz kaldığını, bu nedenle, ... 17. Noterliği'nin ... sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini, teslim yükümünü yerine getirmesi hususunun ihtar edilerek davalı şirketin temerrüde düşürüldüğünü, verilen sürede malları teslim etmeyen davalı şirkete bu kez ... 17. Noterliği'nin 15260 sayılı ihtarnamesi gönderilerek Borçlar Kanunu'nun 123. maddesi uyarınca 3 işgünlük bir ek süre verildiğini, bu ek sürede edimini yerine getirmemesi halinde davacının taraflar arasındaki mutabakattan dönmüş sayılacağı ve ödenen mal bedeli ile mahrum kalınan karın kendisinden talep edileceğinin ihtar edildiğini, anılan iki ihtarnamenin tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalı şirketin hiçbir cevap vermediğini, bedellerini tahsil ettiği malları teslim edimini de yerine getirmediğini, davacı şirketin de taraflar arasındaki mutabakattan döndüğünü, ödenmiş mal bedeli olan 261.475,30 ABD Doları ile mahrum kalınan kar olan 6.000.- Euro'nun tahsili için ... 30. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu, öte yandan Macaristan'a yapılan sevkiyat sırasında, Macaristan'daki alıcı tarafından reddedildiği için halen davalı şirket nezdinde bulunan 231 adet lastiğin de davalı şirket nezdinde olduğunu, anılan lastiklerin bedellerinin de davacı şirketçe ödendiğini, davalı şirketin bedeli ödenmiş lastikleri teslim etmeyi reddettiğinden bu lastik bedellerinin de iadesi talebinin gerektiğini, bu hususların tarafların ticari defter ve kayıtları ile ispat edileceğini beyanla, davalının ... 30. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptaline, davacı alacağının faizi (Alacağın ABD Doları olan kısmı için takip tarihinden itibaren hesaplanacak devlet bankalarının ABD Doları ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi, alacağın Euro olan kısmı için takip tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi) ile birlikte tahsiline ve takibin devamına, davalının alacak konusu meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.