4. Hukuk Dairesi 2018/1428 E. , 2019/5127 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 31/10/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12/07/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafın…
**4. Hukuk Dairesi 2018/1428 E. , 2019/5127 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 31/10/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12/07/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava; taksirle yaralama eylemi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; davalının sevk ve idaresindeki 07 S 0172 plakalı kamyoneti ile stabilize yoldan müvekkil ...'un sevk ve idaresindeki 07 BLD 37 plakalı motosikletin seyir yolu olan ana yola kontrolsüz çıktığını, müvekkilinin davalının sevk ve idaresindeki kamyonete çarpmamak için fren yapması akabinde motosikleti ile devrildiğini ve yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, bu süreçte müvekkilinin bedensel ve ruhsal açıdan yıprandığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı vekili; olayda davalının kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; davacının manevi zarar gördüğünün sabit olması, olay tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve manevi tazminatın niteliği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinde; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan 23/03/2016 tarihli raporda özetle; davalı sürücü ...'in yönetimindeki kamyonet ile olay mahallinde bulunan stabilize alandan taşıt trafiğini kontrol etmeksizin hatalı ve tehlike tevlit eder tarzda yola çıkış yaparak motosiklet sürücüsü davacının seyir durumunu tehlikeye düşürdüğü, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olduğu gerekçesiyle %70 oranında asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'un ise, yönetimindeki motosiklet ile yola gereken dikkati vermemiş, hızını ve seyir durumunu mahal şartları ve yol durumuna göre ayarlamayıp dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olmakla %30 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Şu halde; olayın meydana gelmesinde tarafların kusur durumu, olay tarihi ve diğer ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminat fazla olup, mahkemece kabul edilen manevi tazminat yönünden matematiksel olmamak üzere uygun bir miktar indirim yapılması gerekirken bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve bu durum bozmayı gerektirmiştir.