9. Ceza Dairesi 2014/8238 E. , 2014/12259 K. "İçtihat Metni" İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : SSulh Ceza Mahkemesi İtirazla İlgili Hüküm : TCK'nın 297/2, 62, 53, 54. maddeleri uyarınca mahkumiyet Suç : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine
**9. Ceza Dairesi 2014/8238 E. , 2014/12259 K.** **"İçtihat Metni"** İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : SSulh Ceza Mahkemesi İtirazla İlgili Hüküm : TCK'nın 297/2, 62, 53, 54. maddeleri uyarınca mahkumiyet Suç : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve ekindeki dava dosyası, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelenerek gereği düşünüldü: Sanık hakkında infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan açılan davanın yargılaması sonunda kurulan mahkumiyet hükmü sanık vasisi tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 21.11.2012 tarih ve 2012/7712– 2012/13377 sayılı kararı ile; “Yasal süreden sonra olması nedeniyle temyiz talebinin reddine dair karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan, sanığın vasisinin anılan karara karşı yaptığı başvurunun reddiyle yerel mahkemenin redde ilişkin kararın ONANMASINA” karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.11.2014 tarihli itiraz dilekçesinde; “Sanık ... hakkında ...Sulh Ceza Mahkemesi 11.04.2012 tarih, 2011/342 esas, 2012/106 karar sayılı kararla mahkumiyete karar vermiş, yoklukta verilen iş bu karar başka suçtan tutuklu bulunan sanığa ... Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünce 17.04.2012 tarihinde bizzat tebliğ olunmuş, sanık 25.04.2012 tarihinde temyiz isteminde bulunmuş, temyiz istemi yasal süresinde olmadığı gerekçesiyle 26.04.2012 tarihli ek kararla reddine karar verilmiş, bu karar 27.04.2012 tarihinde sanığa tebliği olunmuş, sanık 19.06.2012 tarihinde temyiz isteminde bulunmuştur. Mahkeme ayrıca 11.04.2012 tarihli asıl kararı, sanığın vasisi ...'ya 04.05.2012 tarihinde tebliğ etmiş, vaside 07.05.2012 tarihinde temyiz isteminde bulunmuştur. Daire yaptığı incelemede vasinin temyiz istemini ek karara karşı kabul ederek temyiz isteminin reddine karar vermiştir. Yoklukta verilen kararın sanığa bizzat tebliğinden sonra, vasiye yapılan tebliği ile yeni bir süre başlamayacağı, sanığın temyiz isteminin reddine ilişkin kararı da yasal süre de temyiz etmemesi karşısında temyiz istemlerinin reddi yerine, vasinin temyizi ek karara yönelik zannedilerek ek kararın onanmasına karar verilmesi yerinde görülmemiştir” düşüncesiyle Dairemiz onama kararına karşı itirazda bulunmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Dairemiz arasındaki uyuşmazlık, sanık vasisinin temyizinin 11.04.2012 tarihli asıl hükme mi yoksa 26.04.2012 tarihli ek karara mı ilişkin olduğu noktasındadır. İtiraz, 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar kapsamında bir bütün olarak incelendiğinde; Dosya içeriğinden, yokluğunda 11.04.2012 tarihinde verilen kararın başka suçtan ...Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan sanığa 17.04.2012 tarihinde bizzat, ayrıca vasisi ...’ya da 04.05.2012 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın anılan karara ilişkin 25.04.2012 tarihinde, vasisi ...’nın da 07.05.2012 tarihinde temyiz isteminde bulundukları, Mahkemenin 26.04.2012 tarihli ek karar ile sanığın temyiz isteminin yasal süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verdiği, bu ek kararın da sanığa 27.04.2012 tarihinde bizzat, vasisi ...’ya da 07.05.2012 tarihinde tebliği edildiği ve anılan ek karara ilişkin sanığın 19.06.2013 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu, vasi ...’nın 07.05.2012 tarihli temyiz isteminin 26.04.2012 tarihli ek karara ilişkin değil, 11.04.2012 tarihli asıl hükme yönelik olduğu anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı yerinde görülerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: 1- Sanık hakkında Dairemizin itiraz edilen “onama” kararının kaldırılmasına, 2- Sanık vasisinin 11.04.2012 tarihli asıl hükme, sanığın da 26.04.2012 tarihli ek karara ilişkin temyizlerinin incelenmesinde; 11.04.2012 tarihli hükme ilişkin gerekçeli kararın sanığa 17.04.2012 tarihinde usulüne uygun tebliğinden sonra sanık vasisine 04.05.2012 tarihinde yapılan tebligatın temyiz süresini yeniden başlatmayacağı ve yeni bir temyiz hakkı vermeyeceği, ayrıca 26.04.2012 tarihli ek kararın 27.04.2012 tarihinde usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edilmesine karşın 19.06.2013 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanık ve vasisinin yasal süreden sonra olan temyiz istemlerinin CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 05.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.