Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/736 E. , 2024/3151 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/736 Karar No : 2024/3151 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA (MÜDAHİL) : ... Sağlık Merkezi Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik Mühendislik Müşavirlik İşletme İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temy
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/736 E. , 2024/3151 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/736 Karar No : 2024/3151 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA (MÜDAHİL) : ... Sağlık Merkezi Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Madencilik Mühendislik Müşavirlik İşletme İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; uhdesinde bulunan ... sicil numaralı IV. grup işletme ruhsatı ve izni ile faaliyet yürütülen manyezit sahasında, ... Sağlık Merkezi A.Ş. lehine güneş enerjisi santrali (GES) projesi kapsamında başlatılan çevresel etki değerlendirmesi süreci sonucunda tesis olunan Eskişehir Valiliği'nin ...tarih ve E:...sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; Eskişehir Valiliğince değerlendirme sürecinde bazı kurum ve kuruluşlardan proje hakkında görüş istenildiği, fakat Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığından herhangi bir izin, görüş ve onay alınmadığının görülmesi üzerine 10.10.2023 tarihli ara kararı ile Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünden; dava dışı ... Sağlık Merkezi A.Ş. lehine güneş enerjisi santrali (GES) projesi için Eskişehir Valiliği'nce verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararına konu projenin, davacı şirket uhdesindeki ... sicil numaralı IV. grup manyezit madenine ait ruhsat ve izin sahasının içerisinde kalıp kalmadığının sorularak, projelerin alanlarında çakışma olup olmadığı hususlarının açıklanmasının, iki projeye ait alanların harita üzerinde faklı renkli kalemler ile işaretlenerek gösterilmesinin istenildiği ara kararı üzerine verilen cevabın ve eki çizimli haritanın incelenmesinden; güneş enerjisi santrali (GES) projesi panel yerleşim sınır koordinatlarının davacı şirket uhdesindeki ... sicil numaralı IV. grup manyezit işletme sahası içerisinde kaldığı, iki yatırım sahasının çakışmalı durumda olduğu, güneş enerjisi santrali (GES) projesinin "ÇED Gerekli Değildir" kararı kapsamında değerlendirildiği, mevcut ... sicil numaralı IV. grup manyezit işletme sahasına etkileşimine değinilmediği, madencilik faaliyetleri ile enerji yatırımların aynı alana isabet etmesi halinde Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığına bu yönde bir izin, görüş, onay prosedürü için başvurulmadığının anlaşıldığı, madencilik faaliyetleri ile kamu yararı niteliği tasıyan diğer yatırımların birbirlerini engellemesi, maden isletme faaliyetinin yapılamaz hale gelmesi, yatırım için baska alternatif alanların bulunamaması durumunda, faaliyetlerin çakıştığı alanda madencilik faaliyetinin mi yoksa yatırımın mı gerçekleşeceği hakkında kararın Kurul tarafından verileceği, madencilik faaliyetleri ile birinci fıkrada sayılan yatırımların aynı alana isabet etmesi halinde yatırımcı veya maden ruhsat sahibi tarafından konunun değerlendirilmesi için Maden İşleri Genel Müdürlüğü'ne müracaat edileceği, Genel Müdürlük tarafından Yönetmelikte belirtilen prosedür işletilerek rapor düzenleneceği, tarafların anlaşmaya varamamaları halinde Genel Müdürlükçe konunun Kurul'a iletileceği düzenlemesi karşısında anılan süreç yürütülmeksizin ve faaliyetlerin birbirini engellemesi hususuna ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; ÇED Gerekli Değildir kararının 06.07.2022 tarihinde internet sitesinde kamuoyuna duyurulduğu, dava konusu kararın ilanının üzerinden bir yıldan fazla bir süre geçtikten sonra bu davanın açıldığı, internette yer alan ilanın süresiz şekilde yapılması nedeniyle 30 günlük ilan süresinin sona erdiği 05.08.2022 tarihinden sonra 30 günlük dava açma süresi içinde en son 05.09.2022 tarihinde dava açılması gerekirken, bu tarih geçtikten sonra açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı; keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, idarelerinin kurum görüşü alma zorunluluğu bulunmadığı, ÇED Gerekli Değildir kararının ilgili kurumlar tarafından askıda ilan edildiği, ÇED Gerekli Değildir kararının, diğer kurumlardan alınması gereken izinlerden muafiyet anlamı taşımadığı, ilgili kamu kurumlarından meri mevzuat hükümleri uyarınca tüm izinlerin alınması gerektiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından; uhdesinde bulunan ... sicil numaralı IV. grup işletme ruhsatı ve izni ile faaliyet yürütülen manyezit sahasında, ... Sağlık Merkezi A.Ş. lehine güneş enerjisi santrali (GES) projesi kapsamında başlatılan çevresel etki değerlendirmesi süreci sonucunda tesis olunan Eskişehir Valiliği'nin ... tarih ve E:...sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin süre aşımı, yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, ilk inceleme sonucunda 14. maddenin 3/e bendinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. Anayasanın "Yargı Yolu" başlıklı 125. maddesinde; "... idari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde; "... süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar." aynı Kanunun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür" hükmüne yer verilmiş, "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 2. fıkrasında ise, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu hüküm altına alınmıştır. 25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin "Çevresel etki değerlendirmesi gereklidir veya çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı" başlıklı 17. maddesinin ikinci fıkrasında "Bakanlık on beş (15) iş günü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlar. Proje hakkında "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını beş (5) iş günü içinde verir, kararı Valiliğe, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirir. Valilik, bu kararı askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurur." hükmüne yer verilmiş; aynı Yönetmelik'in "Tanımlar ve Kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (y) bendinde, askıda ilan, gerçekleştirilmesi planlanan projenin ÇED süreci hakkında, projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, valilik, kaymakamlık, muhtarlık binasında veya köy odasında bulunan askı ilan yerlerinde yapılan yazılı duyuru olarak tanımlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda aktarılan hükümler ve olay birlikte değerlendirildiğinde; idari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin dava açma haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. Bu anlamda tebligat yargılama sürecinin başlangıcıdır ve tebliğ işlemi, yazılı tebligat, yayın veya ilan şeklinde olabilir. Dava konusu işlemin niteliği gereği belli bir bölgeyi ilgilendirmesi nedeniyle, tüm ilgililerine ayrı ayrı bildirilmesi mümkün olmadığından, ilgililerin etkin ve yeterli bir şekilde dava konusu işlemden haberdar olması amaçlanarak, Yönetmelikteki düzenlemeye göre, askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurulması öngörülmüştür. İlan yolu ile tebliğlerde dava açma süresi ise son ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamaktadır. İdari istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlali halinde, idareye güven ilkesi doğrultusunda alınan izinlere ve ruhsatlara dayanılarak yüksek maliyetlere katlanılmak suretiyle gerçekleştirilen yatırımlar nedeniyle maddi ve manevi zararların ortaya çıkabileceği, bu zararların tazmin edilebilmesi için adli ve idari davalar açılarak bozulan hukuk düzeninin yeniden oluşturulması yoluna gidileceği, bunun da hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı açıktır. Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere, idari işlemlerin belirli bir süre sınırlaması olmaksızın, süreklilik arz edecek şekilde veya makul olmayacak ölçüde uzun bir süre dava konusu edilebilme olasılığının bulunmasının, kamu hizmetlerinin işleyişini aksatacağı ve idarede bulunması gereken istikrarı bozacağı, dolayısıyla, hukuki güvenlik ve idari istikrarın sağlanabilmesi amacıyla dava açma sürelerinin, idarenin işlem ve eylemlerinin özelliklerine göre belli bir süre ile sınırlandırılabileceği tabiidir. Öte yandan; niteliği gereği yargılamanın geciktirilmeden sonuçlandırılması hedeflenen 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde düzenlenen ivedi yargılamaya tabi bu tür uyuşmazlıklarda, ilan yolu ile yapılan tebliğlerde, ilanın süresiz olması halinde, muhatapların her an dava tehdidi altında bulunmasının, idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlaline yol açabileceği ve kamu hizmetlerinin aksamasına neden olabileceği dikkate alındığında, açılacak davalar için bir süre sınırlaması getirilmesinde kamu yararı bulunduğu, ivedi yargılama düzenlemesine de uygun olarak, ilan yolu ile yapılan tebliğlerde ilanın süresiz olması halinde, ilan süresinin 30 gün olarak belirlenmesinin kamu hizmetlerinin aksatılmadan yürütülebilmesi ve muhatabın haklarını kullanmasını sağlayacak yeterli ve makul bir süre olduğu, bu nedenle davanın süresinde açılıp açılmadığının, bu süreye göre belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan; "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının, 25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği uyarınca, askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurularak tebliğ edileceği, askıda ilanın projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel yerlerde valilik, kaymakamlık veya muhtarlık binasında ya da köy odasında bulunan askıda ilan yerlerinde yapılması gerektiği düzenlenmekle birlikte; askıda ilanın muhtarlık binasında veya köy odasında bulunan askıda ilan yerlerinde yapılmasına yönelik getirilen düzenlemenin amacının, yöre halkının dava konusu işlemden haberdar edilmesi olduğu değerlendirilmektedir. Uyuşmazlıkta; ... İdare Mahkemesinin ...tarihli, E:... sayılı ara kararı ile dava konusu işlemin ilanına ilişkin tutanakların gönderilmesinin istenilmesi üzerine gönderilen ve dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; dava konusu işlemin 06/07/2022 tarihinde internet aracılığıyla duyurulduğu, askıda ilanın ise, Eskişehir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce 18/07/2022-02/08/2022 tarihleri arasında Valilik ilanı panosunda, 18/07/2022 tarihine kadar da Odunpazarı Kaymakamlığı ilan panosunda askıya çıkarıldığı görülmekte olup; dava konusu işlemin ... Mahalle Muhtarlığı tarafından ilan edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin ise dosyaya sunulmadığı görülmektedir. Bu durumda; dava konusu işlemin internet aracılığıyla duyurusunun ve Eskişehir Valiliğinde ve Odunpazarı Kaymakamlığında askıda ilanının, ilgili mevzuatta öngörülen biçimde yapıldığı; bununla birlikte, askıda ilanın muhtarlık binasında yapılmasına yönelik getirilen düzenlemenin amacının, yöre halkının dava konusu işlemden haberdar edilmesi olduğu hususu göz önüne alındığında, söz konusu duyurunun projenin gerçekleştirilmesinin planlandığı Eskişehir İli, Odunpazarı İlçesinde bulunan ... Mahallesi Muhtarlığı binasında yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin sunul(a)mamış olmasının, şirket merkezi Eskişehir İli, Odunpazarı İlçesinde (dava dilekçesi ekinde sunulan vekalatnamede yer verilen adres bilgisine göre şirket merkezinin Odunpazarı İlçesi olduğu değerlendirilmiştir.) yer alan davacı şirket açısından bir öneme haiz olmadığı; bu bağlamda anılan davacı yönünden dava açma süresinin yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda, internet ilan tarihi ile askıda ilanın Valilik ve Kaymakamlık binasında yapıldığı tarihler dikkate alınmak suretiyle değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla; dava konusu işlemin 06/07/2022 tarihinde internet aracılığıyla süresiz olarak duyurulduğu, askıda ilanın ise, Eskişehir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce 18/07/2022-02/08/2022 tarihleri arasında Eskişehir Valiliğinde, 18.07.2022 tarihinde kadar da Odunpazarı Kaymakamlığında askıya çıkarıldığı anlaşılmakla, internet aracılığıyla süresiz ilana göre dava açma süresinin değerlendirilmesi durumunda davanın süresinde açılmadığı, zira dava konusu işlemin internet aracılığı ile 06/07/2022 tarihinden itibaren süresiz olarak ilanen duyurulduğu dikkate alındığında, dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden 30 gün sonra başlaması gerektiği, bu bağlamda, 06/07/2022 tarihini izleyen günden 30 gün sonra başlayan ve belirtilen tarihten itibaren dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçtikten sonra, 08/08/2023 tarihinde açılan davanın süresinde açılmadığı; dava açma süresinin Valilik ve Kaymakamlıkta yapılan askıda ilan tarihlerine göre değerlendirilmesi durumunda da davanın ilanın son günü olan 02/08/2022 tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra açıldığının görüldüğü, ayrıca yine her ne kadar davacı tarafından 13.06.2023 tarihinde ilgili koordinatta faaliyette bulunulduğu ve dava konusu projenin tam niteliğinin 20.07.2023 tarihinde öğrenildiği belirtilmişse de, davacı tarafından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na sunulan 13.06.2023 tarihli başvuru dilekçesi incelendiğinde, davacı şirketin 13.06.2023 tarihi itibarıyla projeden haberdar olduğu, alanda GES santrali kurulmakta olduğunu öğrenmiş olduğu anlaşıldığından, dava açma tarihinin öğrenme tarihi olarak kabulü halinde dahi, öğrenme tarihinden itibaren 30 gün içinde, en son 13.07.2023 (perşembe) tarihinde açılması gerekirken (İdari Yargılama Usulü Kanununun 20. maddesinin 2. fıkrasının b bendi uyarınca aynı Kanunun 11. maddesi hükümlerinin ivedi yargılama usulüne tabi davalarda uygulanması olanağının bulunmadığı da dikkate alındığında) davanın bu süre geçirildikten sonra açıldığının görüldüğü anlaşıldığından; davanın süre aşımı sebebiyle reddi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca DAVANIN SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN REDDİNE, 3. Aşağıda ayrıntısı gösterilen ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Mahkeme aşamasında fazladan yatırılan ...-TL delil tespit harcının (tekerrüre sebebiyet verilmeyecek şekilde) istemi halinde davacıya iadesine, 4. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Davalı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, davalı yanında müdahil tarafından yapılan ...TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalı yanında müdahile verilmesine, 6. Varsa posta gideri avansından artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde taraflara iadesine, 7. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 16/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.