Başvuru, kamu makamları tarafından yeterli önlem alınmaması dolayısıyla ceza infaz kurumunda intihar meydana gelmesi ve olay ile ilgili olarak etkili soruşturma yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamu makamları tarafından yeterli önlem alınmaması dolayısıyla ceza infaz kurumunda intihar meydana gelmesi ve olay ile ilgili olarak etkili soruşturma yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/9/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun kardeşi H., başta silahlı terör örgütüne üye olma suçu olmak üzere birçok suçtan mahkûm olmuş ve cezaları içtima edilerek 22 yıl 6 ay 6 günlük hapis cezasına mahkûm edilmiştir. H. önce Bakırköy Metris 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmış, buradan 24/1/2009 tarihinde Tekirdağ 1 No.lu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Tekirdağ 1 No.lu Ceza İnfaz Kurumu) sevk edilmiştir. H., sonrasında 14/10/2009 tarihinde Tekirdağ 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Tekirdağ 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumu) ve son olarak 18/3/2015 tarihinde güvenlik gerekçesiyle Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Adana Ceza İnfaz Kurumu) sevk edilmiştir. H. Adana Ceza İnfaz Kurumunda 4/2/2016 tarihinde kalmakta olduğu çok kişilik odada çamaşır ipiyle kendini asmak suretiyle intihar etmiştir.A. Ceza İnfaz Kurumu Süreçleri H.nin Tekirdağ 1 No.lu Ceza İnfaz Kurumunda Bulunduğu Süreç H.nin UYAP üzerinden yapılan Ceza İnfaz Kurumu dosyasının incelenmesi neticesinde şahsın Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sürede gereksiz slogan atma, Kurumda kaygı ya da panik yaratabilecek biçimde davranışta bulunma, açlık grevi yapma, Kurum görevlilerine hakaret ve tehditte bulunma eylemlerinden hücre disiplin cezası da dâhil olmak üzere dört kez disiplin cezasıyla cezalandırıldığı görülmüştür. Tekirdağ 1 No.lu Ceza İnfaz Kurumunun 25/10/2018 tarihli yazısında H.nin sağlık durumuna dair tüm evrakın nakil gittiği Tekirdağ 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumuna iletildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. H.nin UYAP üzerinden yapılan Ceza İnfaz Kurumu dosyasının incelenmesi neticesinde tespit edilebilen ve şahsın ruhsal durumuna dair bilgiler içeren 1/10/2009 tarihli Psikososyal Yardım Servisi raporunun ilgili kısmı şöyledir:"24/01/2009 tarihinde kurumumuza Metris 1 Nolu Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan sevk olarak gelen ... tutuklu, 01/04/1984 doğumlu, [H.] ile yapılan ilk görüşmede tutuklu hükümlü tanıma formu doldurmak istenmiş tutuklu formu doldurmayı kabul etmemiştir. Daha sonra psiko-sosyal servisine verdiği dilekçeleri üzerine, tutuklu ile 16/07/2009-24/09/2009 tarihlerinde 2 görüşme gerçekleştirilmiş, tutukluya gerekli bilgilendirme yapılıp, sorunlarını çözebilmek adına gerekli yerlere yönlendirmesi yapılmıştır. Yapılan ilk görüşmede bağlı olduğu örgütten koptuğu için aitlik duygusunun olmadığını, sistemin, onu baskıladığını ve haklarını gasp ettiğini düşündüğünü, kuruma yazmış olduğu dilekçelerine cevap alamadığı için dilekçelerinin müdüre ulaşamadığını düşündüğünü, infaz koruma memurlarına sorduğu sorular karşısında kendisine olumsuz yanıtlar verildiğini belirtti. Yapılan görüşme sonucunda kendisine belirttiği problemlerin çözümüne yönelik yönlendirmeler yapılıp görüşme sonlandırılmıştır. 24/09/2009 tarihinde blok görevlilerinin adı geçen kişinin fevri ve sinirli davranışlarını bildirmeleri ve kendisinin de psikologla görüşme talebi üzerine tekrar görüşülmüştür. Yapılan bireysel görüşmesinde cezaevi yönetiminin sosyal faaliyetler konusunda kendisine kasti davrandığını, sohbet faaliyetine çıkamadığını, durum bu şekilde devam ederse açlık grevine gideceğini, kendine zarar vereceğini belirtti. Kendisine kuruma geldiğinden beri sık sık oda değişikliği yaptığı için yeni odasındaki arkadaşları ile faaliyetlere yazılamadığı, ekim ayı itibari ile faaliyetlerinin başlayacağı anlatıldı ise de adı geçen tutuklu sesini yükselterek bunun böyle olmadığını, cezaevi yönetiminin kasti davrandığı konusunda ısrarcı davranmış, agresif tutum ve davranışlar sergileyerek kurum psikoloğu olarak benimde kendisine yardımcı olmak istemediğimi söyleyip, görüşmeyi sonlandırmadan odadan ayrılmıştır.Adı geçen tutuklu ile ilgili olarak daha sonra yapılan görüşmeleri ve gözlemler değerlendirildiğinde aşırı derecede agresif davranış ve konuşmalar içerisinde olduğu, konuşmaya aşırı bir düşkünlüğü olduğu, bulunduğu oda arkadaşlarına ve personele de aynı tutumu sergilediği, kendi fikrinden başka bir kişinin fikrini kabul etmediği ve benimsemediği, taleplerinin biran önce gerçekleşmesini istediği bu konuda sabırsız davrandığı ve zorlayıcı tehdit edici söz ve davranışlar sergilemesi olduğu gözlemlenmiştir. Tutarsız davrandığı, ...Tutuklu [H.nin] bağımsızlığını beyan ettiği dönemde bu yeni durumuna adaptasyonunu sağlayabilmek hem de kurumdaki tutarsız davranışlarını önleyebilmek adına oda arkadaşı ile beraber sosyal faaliyetlere dahil edilmiştir. Kurum personelinden alınan bilgilere göre tutuklunun faaliyetlere kendi isteği ile çıkmadığı agresif tutum ve davranışlarını sürdürmeye devam ettiği gözlemlenmiştir..." Tekirdağ 1 No.lu Ceza İnfaz Kurumunun 5/10/2009 tarihli İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla "... Kurumdaki tutarsız davranışlarını önleyebilmek adına oda arkadaşı ile beraber sosyal faaliyetlere dahil edildiği, faaliyetlere kendi isteği ile çıkmadığı, agresif tutum ve davranışlarını sürdürmeye devam ettiği, ... Son olarak 01/10/2009 taihinde saat 14:10 sularında görevli memurlara hakaretler savurduğu, görevli memurlara yönelik sinkaflı cümleler kullandığı, aynı zamanda Kurumda korku, kaygı ya da panik yaratabilecek davranışlarda bulunduğu,... Tutuklunun yapılan tüm psikolojik destek ve iyileştirme faaliyetlerine katılımı sağlanmasına rağmen hiç gelişme kaydetmediği, tutuklunun örgütten ayrıldığını, bağımsız olduğunu beyan ettiği, Kurumumuzda tutuklunun konumuna uygun odanın bulunmadığı, kendisine ve personele karşı olumsuz bir eyleme sebebiyet verilmemesi, gerek Kurum Personelinin gerekse Kurumda bulunan diğer tutuklu hükümlülerin huzur ve güvenliği açısından tutuklunun Konumuna uygun olan başka bir Ceza İnfaz Kurumuna naklinin uygun olacağına..." karar verildiği anlaşılmıştır. H.nin Tekirdağ 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumunda Bulunduğu Süreç UYAP üzerinden H.nin Ceza İnfaz Kurumu dosyasının UYAP üzerinden yapılan incelenmesi neticesinde şahsın Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu sürede gereksiz slogan atma, Kurumda kaygı ya da panik yaratabilecek biçimde davranışta bulunma, açlık grevi yapmak, kurum görevlilerine hakaret ve tehditte bulunma, olumsuz davranışa yönelik gruplaşmaya katılma, kasten yangın çıkarma eylemlerinden hücre disiplin cezası da dâhil olmak üzere -tespit edilebildiği kadarıyla- on iki kez disiplin cezasıyla cezalandırıldığı görülmüştür. UYAP'tan temin edilen Tekirdağ 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumu Psikososyal Servisi görüşme çizelgesi incelendiğinde 14/10/2009 tarihinde H.nin Kuruma giriş yapması sonrası psikologla görüşerek ilk değerlendirmesinin yapıldığı anlaşılmıştır. Sonrasında H. 19/4/2010 ile 9/3/2015 tarihleri arasında 43 kez daha Kurum psikoloğuyla görüşmüştür. Bazı defalar H. görüşmeyi reddetmiştir. Görüşmelere dair notlarda şahsın tekli ya da üçlü odada kalma, sevk, sosyal faaliyetlerden faydalanma ve etkin pişmanlıktan faydalanma taleplerini ilettiği, şahsın psikososyal durumu hakkında görüşüldüğü, tahliye olmamasının onu üzdüğünü belirttiği ifade edilmiştir. Psikososyal Servisi görüşme çizelgesinde 15/11/2011 tarihli görüşmede "Duygu durumu depresif, psikiyatri bölümünce ilaç tedavisi başlanmış.", 28/11/2011 tarihli görüşmede "Psikiyatri bölümünce başlanan ilacı 13 gün kullandıktan sonra kesmiş, bu konuda bilgilendirme yapıldı.", 9/1/2012 tarihli görüşmede "Örgütten ayrılması ve yaşadığı sorunlar hk.", 23/1/2012 tarihli görüşmede "aldığı ceza nedeniyle yaşadığı bunalım", 30/1/2012 tarihli görüşmede "Görevlilerce gözlenen ajite durumuna istinaden görüşüldü. İntihar söylemi yok. Duygu durumu depresif. Konuşma anlaşılır tutarlı. Disiplin cezası aldığı için öfkeli.", 19/2/2015 tarihli görüşmede "Ruhsal değerlendirmesi yapılan hükümlünün intihar girişimi olabileceği değerlendirilmiştir." notları bulunmaktadır. 19/2/2015 tarihli Tekirdağ 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumu Psikososyal Servisi görüşme raporunun ilgili kısmı şöyledir:"... [H.nin] 18/02/2015 tarihinde kardeşi Sibel Duymaz [başvurucu] ile yaptığı telefon görüşmesinde 'Bu ayın sonunda ya ölü, ya da diri bu kurumdan çıkacağını' söylemesi üzerine Sibel Duymaz [başvurucu] kurumumuzu arayarak kardeşinin sağlık durumunun nasıl olduğunu merak ettiklerini ifade etmiştir. Hükümlünün kardeşine son zamanlarda [H.nin] agresif bir tutum sergilediği psiko-sosyal görüşmeleri red ettiği ancak görüşmek istememesine rağmen sık sık görüşülmeye çalışıldığı söylenmiştir. 19/02/2015 tarihinde hükümlü ile yapılan görüşmede özgürlüğünün haksız yere elinden alındığını, suçsuz olduğunu, aldığı disiplin cezaları yüzünden cezaevinden çıkamadığını, bu duruma artık sabredemeyeceğini kendini asacağını bu ayın sonunda buradan 'ya ölü yada diri çıkacağını', psikolojik durumunun ve moralinin iyi olduğunu intiharı ailesi için yapacağını ölmüş olan babasının kendisini yanına çağırdığını bundan dolayı yaşamı çok sevmesine rağmen intihar edeceğini belirtmiştir. Bu ülkenin vatandaşlığından çıkmak istediğini ama devletin bunu yapmadığını çünkü 'Canını' istediklerini söyleyerek bu isteklerini yerine getireceğini ifade etmiştir. Yapılan görüşme neticesinde hükümlünün ruhsal sağlığının iyi olmadığı, agresif tutumlar sergilediği, iletişime kapalı olduğu ve kendine zarar verme ve intihar eğilimi olabileceği gözlemlenmiştir. Bu nedenle hükümlünün hastane ortamında gözetim altında tutulması için psikiyatri kliniğine sevk edilmesi kanaatine varılmıştır..." 24/2/2015 tarihli bir başka Tekirdağ 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumu Psikososyal Servisi görüşme raporunun ilgili kısmı şöyledir:"... 19/02/2015 tarihinde hükümlü ile yapılan görüşmede...24/02/2015 tarihinde yapılan görüşmesinde ise yaşamayı sevdiğini, kendisine zorla tedavi yöntemi uygulanamayacağını, tek sıkıntısının özgürlüğünün kısıtlı olması olduğunu, haksız yere cezaevinde olduğunu düşündükçe kendini kötü hissettiğini, ölmeyi düşünmediğini ve 19/0212015 tarihinde yapılan görüşmede de intihar edeceğini söylemediğini, hastaneye bir daha gitmek istemediğini, deli olmadığını bu yüzden Psikologla ya da Psikiyatri doktoruyla görüşmesine gerek olmadığını belirtmiştir. Hükümlüye Psikologla ya da Psikiyatri doktoruyla görüşmenin 'delilik' göstergesi olmadığı, her bireyin belli dönemlerde yardıma ihtiyacı olabileceği, görüşmede sağlıklı düşünemediği için Psikiyari kliniğinden yardım almasının uygun olabileceği düşünüldüğü söylenerek tedavisinin aksatmaması konusunda ikna edilmeye çalışılmıştır. Yapılan görüşmeler neticesinde, hükümlünün değişken duygudurum yoğunluğu yaşadığı, davranışsal tepkilerinin olduğu gözlemlenmiştir..." 26/2/2015 tarihli bir başka Tekirdağ 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumu Psikososyal Servisi görüşme raporunun ilgili kısmı şöyledir:"... [H.] için Bakırköy Prof. Dr. [O.] Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından istenilen Psikometrik inceleme kapsamında bireysel görüşme yapılarak Ruhsal Belirtiler Tarama Testi ... uygulanmıştır, ...Çeşitli bedensel işlevlere yönelik zorlanmayı gösteren Somatizasyon boyutunda, Normal Tekrar eden düşünceler ve suçlamayla karakterize edilen Obsesif-Kompulsive boyutunda, Araz düzeyi çok yüksek Bireyin kişilerarası ilişkilerinde kendisini küçük görmesi belirtilerini gösteren skalardan, Araz düzeyi yüksek Genel karamsarlık, intihar düşünceleri, ümitsizlik gösteren Depresyon boyutunda, Araz düzeyi yüksek Klinik kaygının içerdiği belirti ve davranışları gösteren Kaygı boyutunda, Araz düzeyi yüksek Öfke ve düşmanlık boyutunda, Araz düzeyi yüksek Belirli bir duruma karşı ısrarlı korku tepkisi Fobik Anksiyete boyutunda, NormalSanrılar, büyüklük ve merkeziyetçi düşünceler gösteren Paronoid düşünce boyutunda NormalBireydeki içe kapanma, kendini yalnızlığa bırakma gibi duygulanım gösteren skalardan, NormalSuçluluk duyguları, yeme, içme, uyku gibi genel zorlanma belirtilerini gösteren ek skalardan, araz düzeyi yüksek Genel Belirti sonucu ise, Araz düzeyi yüksek olarak değerlendirilmiştir..." Tekirdağ 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından 20/2/2015 tarihli yazı ile Ceza İnfaz Kurumunun çeşitli birimlerine önlem alınması amacıyla yazılan yazı şöyledir:"Kurumumuz hükümlülerinden [H.] ile ilgili olarak 19/02/2015 tarihli Kurumumuz Psiko-Sosyal Servis Görüşme Raporu ile hükümlünün ruhsal sağlığının iyi olmadığı, kendine zarar verme ve intihar eğilimi olabileceğinin gözlemlendiği bildirildiğinden, Adı geçenin odasında kısmi arama yapılarak intihara yarayacak maddelerin alınması Sorumlu İnfaz Koruma Başmemurluğundan, Adı geçene psiko-sosyal destek ve programların uygulanması Psiko-Sosyal Servis Biriminden, Adı geçenin tüm Vardiya İnfaz Koruma Başmemurları ve blok memurları tarafından devamlı kontrol edilmesi Vardiya İnfaz Koruma Başmemurluğundan, Adı geçenin Psikiyatri Polikliniğine acil sevk edilmesi Revir Biriminden,Yukarıda bahsi geçen konulara, ilgili tüm birimlerin gerekli hassasiyeti göstermesi ..." Tekirdağ 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumu tarafından tutulan 19/2/2015 tarihli tutanağın ilgili kısmı şöyledir:"... 19/02/2015 Tarihinde [H.] muayene edilmek üzere Kurum Revirine çağrılmıştır. Şahsın muayeneye gelmek istememesi üzerine... barındırılmakta olduğu C Blok 19 nolu odaya Aile Hekimi ... ile birlikte gidilmiştir. Aile Hekimi tarafindan, kendini nasıl hissettiği sorulduğunda cevaben... durumunun gayet iyi olduğunu beyan etmiştir. Aile Hekiminin daha önceden Psikiyatri sevki olduğu ve bu sevkine neden gitmediği hususunda sorduğu soruya istinaden 'Ben gayet iyiyim, Psikiyatrik bir rahatsızlığım yok. On tane psikoloğu cebimden çıkarırım' demiştir. Aile Hekimi tarafından, geçmiş yıllarda psikiyatrik ilaçlar kullandığını ve bu ilaçların yeniden düzenlenerek kullanması gerekebileceği hususunda bilgilendirilmede bulunulmuş olup, kendisini yeniden Psikiyatri polikliniğine sevk ettiğini ancak ... [H.] 'Ben psikiyatri doktoruna gitmem. benim herhangi bir sıkıntım yok. buraya kadar geldiğiniz için ilginize ve alakanıza teşekkür ederim' demiş ve Aile Hekiminin yeniden konuşmasını beklemeden üst kata çıkmıştır..." Tekirdağ 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumu tarafından tutulan 19/2/2015 tarihli bir başka tutanağın ilgili kısmı şöyledir:"... Psiko-Sosyal Servisin 19/02/2015 tarihinde yaptığı görüşmede de hükümlünün intihar edeceğini belirtmesi ve ilgili servisin ... Psiko-Sosyal Servis Görüşme Raporunda... 'Hükümlünün ruhsal sağlığının iyi olmadığı, agresif tutumlar sergilediği, iletişime kapalı olduğu ve kendine zarar verme ve intihar eğilimi olabileceğinin gözlemlendiği ve hastane ortamında gözetim altında tutulması için psikiyatri kliniğine sevk edilmesinin uygunluğu' kanaatine varıldığından, durum derhal Kurum Doktoruna bildirilmiş ve doktorun hükümlünün odasında yaptığı görüşme neticesinde muayene olmayı kabul etmeyeceğini söylemesi üzerine ... Acil Servis çağırılmıştır. Hükümlü odasından sedye ile alınarak Mahkum Kabul Birimine indirilmiş ve 1l2 Acil Servisin gerçekleştirdiği muayenede hükümlünün 'iyi olduğunu, buraya ne için getirildiğini bilmediğini ve tedaviyi reddettiğini' beyan etmesi üzerine doktor 'biz senin sağlığın için buradayız, ilaçlarını kullanmaya devam et, ben seni zorla zaten hastaneye sevk etmem' diyerek hükümlünün durumunun iyi olduğunu, odasına dönmesinde bir sakınca olmadığını beyan etmesi üzerine hükümlü tekerlekli sandalye ile odasına geri getirilmiştir..." Tekirdağ 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumu tarafından tutulan 20/2/2015 tarihli tutanağın ilgili kısmı şöyledir:"...19/02/2015 tarihinde 112 Acil Servis çağrılarak hükümlü muayene ettirilmek istenmiş ancak hükümlü tedaviyi reddettiğinden odasına gönderilmiştir. Kurum tabibi tarafından 19/2/2015 tarihinde hükümlünün Tekirdağ Devlet Hastanesi Psikiyatri Servisine sevk edilmesi akabinde 20/02/2015 tarihinde Cezaevi Savcısı ... ile yapılan görüşmede hükümlünün... gerekirse sevkinin zor kullanma yetkileri çerçevesinde gerçekleştirilmesi talimatı alındıktan sonra 20/02/2015 tarihinde saat 14:00'da Tekirdağ Devlet Hastanesi Psikiyatri Servisine götürülmek üzere hükümlünün odasına gidildiğinde, hükümlü hastaneye gitmeyeceğini, böyle bir tedaviyi kabul etmediğini beyan ederek hastaneye gitmek istememiş ve odanın üst katında yatakhane kısmında bulunan yatağının altına girip, yatağın demirine tutunarak direnmiştir. Durum Kurum Müdürüne bildirilmiş ve kendisinin talimatıyla hükümlü yatağın altından çıkarılarak kendisine ve görevli memurlara zarar vermesini engellemek için kollarından ve bacaklarından sabitlenerek odanın dışında bulunan tekerlekli sandalyeye alınıp görevli jandarmaya teslim edilmek üzere Kurum Mahkum Kabul Birimine götürülmüştür. ..." Tekirdağ 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumu tarafından yapılan arama sonucu tutulan 20/2/2015 tarihli bir diğer tutanağın ilgili kısmı şöyledir:"... hükümlü [H.nin] ... intihar edeceğini beyan etmesi üzerine hükümlünün odasına kısmi arama maksadıyla girilerek odasında kendisine zarar verme ve intihar etme teşebbüsünde kullanılabileceği düşünülen aşağıda yazılı ... eşyalar muhafaza altına alınmak üzere tarafımıza alınarak ... odadan çıkılmıştır.1 Adet Su Isıtıcısı Ketılın Rezistans Kablosu, 2 Adet Battaniye, 1 Adet El Havlusu, 4 Adet Gömlek, 2 Adet Tişört, 4 Adet Pantolon, 2 Adet Hırka, 1 Adet Mont, 2 Adet Kazak, 1 Adet Eşofman Altı, 1 Adet Ayakkabı, 6 Adet Kitap, 1 Adet TV - Kumandası ve Anten Kablosu, 1 Adet Radyo, Bir miktar ilaç, ..., Bir Miktar deterjan, Cam Bardak, Kemer, Traş Bıçağı..."H.nin Ceza İnfaz Kurumu dosyasının UYAP üzerinden yapılan incelenmesi neticesinde Tekirdağ 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumunda iken çeşitli tarihlerde Tekirdağ Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine (Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniği) ve Bakırköy Prof. Dr. O. Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine (Bakırköy Hastanesi Psikiyatri Polikliniği) sevk edildiği tespit edilmiş olup sevk tarihleri ve neticesindeki işlemler aşağıdaki gibidir:i. H. 22/10/2009, 3/11/2011, 10/2/2012 ve 5/2/2015 tarihlerinde Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevk edilmiş olup sonraki sürece dair bir bilgi/belgeye rastlanmamıştır.ii. H. 19/2/2015 tarihinde Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevk edilmiş olup burada 20/2/2015 tarihinde yapılan muayenesinde hakkında "Suisidal düşüncesi olduğunu söylüyor. Kapalı mahkum koğuşu olmadığından kapalı mahkum koğuşu olan Bakırköy Ruh Hastalıkları Hastanesine acilen sevki uygundur." notu düşülmüştür.iii. H. 20/2/2015 tarihinde Bakırköy Hastanesi Psikiyatri Polikliniğinde muayene edilmiştir. Muayene notu "...kişi aktif intihar düşüncesi olmadığını belirtmiştir. Kişide atipik duygu durum bozukluğu ön tanısı düşünülmüştür. Bu nedenle ileri tetkik ve tedavi amacıyla hastaneye yatışı uygun görülmüşse de hastanemiz tutuklu servisinde ve Erenköy Ruh Sinir'de tutuklu yeri olmadığı için yatışı yapılamamıştır. Hastanın tedavisi yapılmış ve reçetesi düzenlenmiştir. Hastanın en kısa zamanda (23/2/2015 Pazartesi adli poliklinik mesai saatlerinde) kontrole getirilmesi gerekmektedir..." şeklindedir.iv. H. 23/2/2015 tarihinde Bakırköy Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevk edilmiş olup H.nin yirmi gün sonra Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniğince kontrolü uygun görülmüştür.v. H. 13/3/2015 tarihlerinde Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine sevk edilmiş olup sonraki sürece dair bir bilgi/belgeye rastlanmamıştır. Tekirdağ 2 No.lu Ceza İnfaz Kurumunun "durumlarına göre ceza infaz kurumuna ayırma kararları" ile gerekçeleri şöyledir:i. 20/6/2011 tarihli karar ile "...Adı geçenin 14/10/2009 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07/10/2009 gün... yazısına istinaden... Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan nakil olarak geldiği, geldiği tarihte B blok 41 nolu odaya ilk yerleştirilmesinin yapıldığı, daha sonra üçlü odalarda kalmak istememesi nedeniyle 20/10/2009 tarihinde tekli odaya yerleştirildiği, tekli odada kaldığı süre içerisinde yazdığı dilekçelerinde tekli odalarda tecritte olduğunu ve siyasi olarak tanımladığı tutuklularla kalmak istediğini belirttiği, bunun üzerine 06/11/2009 tarihinde tekli odalardan alınarak aynı davadan yargılandığı tutuklularla birlikte kalabileceği şekilde üçlü odalardan C blok 92 nolu odaya yerleştirildiği, isteği yönünde üçlü odaya verilmesinin ardından yazdığı dilekçelerinde kaldığı tutuklularla arasında fikir ayrılığı olması nedeni ile bağımsız olarak tekli odada kalmak istediğini belirttiği ve odasının... tarihinde değiştirilerek kendini bağımsız olarak tanımlayan tutuklulardan biri ile aynı havalandırma bahçesini paylaşabi1eceği B blok 19 nolu odaya yerleştirildiği, ... aynı havalandırmayı paylaştığı arkadaşı ile tartıştığı ayrıca 03/06/2011 tarihinde... sabah sayımı için odaya giren görevli personele hakaret ve küfürler ederek fiziki saldırıda bulunduğu, oda demirbaşlarına zarar verdiği, odasında bulunan çakmakla odasını ateşe verdiği, ateşe müdahale etmek isteyen personele saldırdığı, kalkan kullanılarak etkisiz hale getirildiği, kırdığı camlardan dolayı kesilen yerlerinin tedavisi için kollarından ve bacaklarından tutularak Kurum Revirine götürüldüğü, gerekli tedavisi yapılarak tedbir amacıyla ve sakinleşmesi için B Blok Tek 31 numaralı müşahade odasına alındığı, akabinde Kurum Doktoru geldikten sonra tekrar Kurum Revirine çıkartılarak muayenesinin yapıldığı, yapılan muayenesi sonucunda 'basit tıbbi müdahale ile iyileşir' rapor tanzim edildiği, eyleme istinaden hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, aynı gün odası değiştirilerek C Blok tek 47 nolu odaya yerleştirmesinin yapıldığı, Ayrıca Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı'na hitaben yazmış olduğu 03/06/2011 tarihli dilekçesinde ... süresiz açlık grevine başladığını beyan ettiği, bu eyleminden dolayı hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, bu agresif tavır ve davranışları nedeni ile daha öncede disiplin cezaları aldığı, bu gün itibari ile iyi halli olmadığı tespit edilmiştir. Psiko-Sosyal Servis Raporunda; adı geçen ve aynı odayı paylaştığı arkadaşları ile yapılan görüşmelerde, ayrıca blok görevlilerinden alınan bilgilerde, tutuklunun agresif tavırlar içinde olduğu her şeyi bahane ederek küfürlü konuştuğu, günlük işleyişte karşılaştığı durumları kendisine yapılan özel insanlık dışı muameleler olarak algıladığı, aldığı disiplin cezalarını kabul etmediği, kurumun ona bunu kasıtlı ve keyfi olarak uygulandığını, telefon vb. sebeplerden dolayı, odasından çıkartıldığı durumlarda uygunsuz kıyafetlerle çıkmak istediği, uyarıldığında ise bunun sadece kendisine yapılan bir uygulama olduğunu söylediği, sürekli tutarsız davranışlar sergilediği, (bağımsız olarak tanımlanan odalara verildiğinde örgütlüyüm dediği, daha sonra örgütle kalmak istiyorum dediği, bunun ardından tekrar karar değiştirmesi tipik davranışlarına örnek olarak verilebilir.) Psiko-sosyal yardım servisinde görevli Psikolog ve Sosyal çalışmacı tarafından görüşmelere çağrıldığı ancak, görüşme yapmayı reddettiği, 'ben sizinle görüşmem siz bütün kurum olarak problemli insanlarsınız' dediği, sonuç olarak tutuklunun kurumumuzda bulunduğu süre içerisinde kurallara uymak konusunda sorunları olduğu, diğer tutuklu/hükümlüler ve personel ile iletişim sorunu yaşadığı düşünülmektedir. Bu itibarla; Hüküm özlünün, psikolojik destek ve iyileştirme faaliyetlerine katılması için yapılan tüm girişimlere olumsuz tepki vermesi, agresif davranması, gerek personelin gerekse diğer tutuklu ve hükümlülerin huzur ve güvenliği açısından, disiplin ve güvenlik nedeniyle cezasının infazına konumuna uygun başka bir ceza infaz kurumunda devam olunmasına oy birliği ile karar verilmiştir. ..." gerekçesiyle başka cezaevine sevkedilmesi uygun görülmüştür.ii. 20/2/2015 ve 3/3/2015 tarihli kararlar ile H.nin Psikiyatri Poliklinklerine19/2/2015 tarihinden başlayan sevk süreçlerine (bkz. § 26) yer verilerek "Hükümlünün kurumumuz psiko-sosyal servis görevlilerince, psikolojik destek ve iyileştirme faaliyetlerine katılması için yapılan tüm girişimlere olumsuz tepki vermesi, son zamanlarda agresif davranması, öncelikle kendisinin olmak üzere gerek personelin gerekse diğer tutuklu ve hükümlülerin huzur ve güvenliği açısından ve ileride yaşanması muhtemel herhangi bir üzücü olaya sebebiyet vermemek adına, hükümlünün uzunca bir zamandır ceza infaz kurumumuzda bulunduğu ve salıverilmesine de uzunca bir süre bulunduğu da dikkate alınarak hükümlünün güvenlik nedeniyle cezasının infazına konumuna uygun başka bir ceza infaz kurumunda devam olunmasına..." gerekçesiyle başka ceza infaz kurumuna sevk edilmesi uygun görülmüştür. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün Adana Cumhuriyet Başsavcılığına (Cumhuriyet Başsavcılığı) ilettiği 6/3/2015 tarihli nakil emri ile H.nin güvenlik nedeniyle Adana Ceza İnfaz Kurumuna sevki uygun görülmüş ve psikolojik durumuna binaen teslim alacak ceza infaz kurumunda bazı önlemlerin alınması gerektiği bildirilmiştir. Yazının ilgili kısmı şöyledir:"... 'terör örgütüne üye olma' suçundan hükümlü olarak bulunan [H.nin] ... güvenlik nedeniyle Adana F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakli uygun görülmüştür. Hükümlünün vasfı nazara alınarak gerekli sıkı güvenlik önlemleri altında sevkinin sağlanmasını Tekirdağ, Adı geçenin teslim alınmasını ve konumuna uygun bölümde cezasının infazına devam olunmasını, ayrıca intihar riskine karşı kaldığı bölümdeki güvenlik önlemlerinin artırılması, sürekli gözetim altında bulundurulması, psikolojik durumunun (aile ilişkileri, haberleşmesi, kurumda bulunan diğer hükümlü ve tutuklular ve kurum personeli ile ilişkilerinin) takip edilmesi, sorunları ile yakından ilgilenilmesi ve çözülmesi için çaba gösterilmesi, bireysel terapiye tabi tutulması, gereken psikolojik ve tıbbi desteğin her zaman kesintisiz sağlanması, konuyla ilgili olarak kurum idarecileri ve tüm personelin de bilgilendirilmesi hususunda gereğini Adana Cumhuriyet Başsavcılıklarından rica ederim." H.nin Adana Ceza İnfaz Kurumunda Bulunduğu Süreç Güvenlik gerekçesiyle 18/3/2015 tarihinde Adana Ceza İnfaz Kurumuna nakil gelen H. hakkında düzenlenen Psikososyal Servisi raporunun ilgili kısmı şöyledir:"...Psiko-Sosyal Servis ile Yapılan Toplam Görüşme Sayısı: 6 bireysel görüşme, 1 aile görüşmesi kurum, 2 aile görüşmesi telefon. Psiko-Sosyal Servis ile Yapılan En Son Görüşme Tarihi: 2015İntihar veya İntihar Girişimi Tarihi (İntihar veya girişim olduğu bildirilerek):Mahkum 04/02/2016 Perşembe günü 50 sularında odanın çağrı butonuna basılarak ve kapıya panikle vurulması üzerine ikm acilen oda kapısına gidilmiş olup odasında kalan arkadaşının kendini astığını söylemesi üzerine odaya girilmiş, havalandırma bahçesinde kendisini çamaşır ipi ile astığı görülmüştür. Hemen sağlık memurlarına ve Kurum Nöbetçi Müdürüne haber verilmiştir. 112 ACİL servis ekibi gelmiş ve mahkumun öldüğünü EX olduğunu beyan etmişlerdir. Daha Önce İntihar Girişimi Olup Olmadığı Varsa Yapılan Müdahaleler: Mahkum daha önce kurumumuzda intihar girişiminde bulunmamıştır. Psiko-Sosyal Servisin Mahkum Hakkındaki Genel Değerlendirmesi (Danışanın bilinen ruhsal bir sorunu olup olmadığı-yapılan müdahaleler-katıldığı grup çalışmaları): Mahkumla kuruma ilk geldiği gün görüşülerek hükümlü tutuklu tanıma formu doldurulmuştur. Daha sonra oda değişikliği hakkında görüşme yapılmıştır. Kurum müdürünün bilgi vermesi üzerine görüşmeye çağrılmıştır fakat görüşmeye gelmek istemediğini İKM ye iletmiştir. Hükümlü ailesiyle de iletişimi bırakmıştır. Ailesi savcılık aracılığıyla özel izinle kuruma gelerek görüşmek istemiş fakat mahkum ailesiyle görüşmek istemediğini söylemiştir. Kurum müdürünün bilgisi dahilinde ailesiyle kurumda görüşme yapılmıştır. Mahkumun bu durumları göz önüne alınarak takip amaçlı görüşmeye çağrılmıştır, fakat görüşmek istemediğini yinelemiştir. Yaşadığı sıkıntının ne olduğunun anlaşılabilmesi için odasına gidilmiştir, yine görüşmek istemediğini söylemiş olup bu sorularını devlete sor, konuşmaya devam edersen şikayetçi olacağım' demiştir. Bu nedenle görüşme sonlandırılmıştır. ...Tutum ve davranışları örgütsel nitelikte olup başkalarının haklarına saldırı ya da yaşının gerektirdiği önemli toplumsal değerler ve kuralları bozma, yasal yükümlülükleri yerine getirmeme vb. gibi davranışlar gözlemlenmiştir. Mahkumla yapılan ilk görüşme ve sonrasındaki görüşmelerde, mahkumun olumsuz örgütsel davranışları ve psikiyatrik durumu göz önüne alınarak; Kurum Müdürü, Müdürler, Revir birimi ve kurum doktoruna bilgi verilmiş olup hastaneye yatmasının gerekliliği bildirilmiş multidisplinel bir yaklaşım sergilenmiştir. Yapılan Psikiyarik Yönlendirmesi Var mı? (Sağlık biriminden aldığı teşhis ve varsa ilaçları):Kurum revir görevlilerimizden alınan bilgilere göre: Kuruma ilk geldiğinde kurum doktoru hastaneye, psikiyatri birimine, sevk etmiş fakat hükümlü kendi isteğiyle gitmek istemediğini söylemiştir. Kurum doktoru tarafından 10/11/2015 tarihinde sevk edilmiş, Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine yatışı yapılmıştır, burada 14 gün tedavi olmuştur. Davranış ve Uyum bozukluğu tanısı konmuştur. Verilen ilaçları düzenli kullanmamış olup ilaç bitim tarihinde tekrar hastaneye 17/12/2015 tarihinde kurum doktoru hastaneye sevk etmiş, mahkum dilekçe vererek gitmek istemediğini beyan etmiştir. Mahkumun En Son Kaldığı Koğuş (Tek kişilik ise nedeni ve varsa alınan kararın örneği): Mahkum A 1 nolu odada 3 kişiyle kalmıştır. Mahkum kurumumuzda kaldığı süre boyunca tekli odada barındırılmamıştır." Müteveffanın sağlık durumuna dair Adana Ceza İnfaz Kurumu tarafından 22/2/2017 tarihinde düzenlenen raporun ilgili kısmı şöyledir:"... 2016 tarihinde ölüm nedeniyle kurumumuz kayıtlarından düşürülen [H.nin] sağlık dosyası incelenmiş olup; Adı geçenin kurumumuzdaki ilk muayenesinin 2015 tarihinde kurum aile hekimi Dr. [İ.P.] tarafından yapıldığı, yapılan muayene sonucunda Psikiyatri polikliniğine sevk edildiği, 2015 tarihinde Adana Dr. [E.T.] Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesine gönderilmek istenilmiş olup hükümlünün kendi isteğiyle dilekçe vermek suretiyle hastaneye gitmek istemediği, 2015 tarihinde Adana Dr. [E.T.] Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesine acil olarak sevkinin sağlandığı, Uzm. Dr. [N.A.] tarafından yapılan muayenesi sonucunda; 'Davranış bozukluğu, muayene için araçtan inmedi, araçta muayene edildi, enjeksiyonu bile kabul etmedi, psikometrik inceleme açısından Salı-Perşembe günlerinde tutuklu polikliniğinde değerlendirilmesi' şeklinde not düşüldüğü, 'Misol 50 mg * 1 tablet, Rixper 1 Mg. * 1 tablet, Tranko-Buskas 2* 1 draje' isimli ilaçların reçete edildiği, 2015 tarihinde hükümlü tekrar Adana Dr. [E.T.] Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesine gönderildiği ve yapılan muayenesi neticesinde Adana Ruh Sağlığı Hastanesinin 2015 tarih ... sağlık kurulu raporuyla hastaneye yatışının uygun görüldüğü, Adı geçen hükümlünün 2015 tarihi ile 2015 tarihleri arasında Adana Dr. [E.T.] Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesine yatarak tedavi gördüğü, 2015 tarihinde hasta epikriz formu düzenlenerek herhangi bir öneri veya reçete düzenlenmeden sonuc 'salah' olarak taburcu edildiği, 2015 tarihinde hükümlünün genel durumu göz önüne alınarak tekrar Adana Dr. [E.T.] Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevk edilmesine rağmen hükümlünün yine hastaneye kendi isteğiyle gitmek istemediği ve bu nedenle dilekçe verdiği, bu konunun görevli personeller tarafından tutanak altına alındığı, Adı geçen hükümlünün kurumumuzda barındırıldığı dönemde yazılı veya sözlü olarak ceza tehiri işlemi yada psikolojik rahatsızlığına dair muayene olma talebinin bulunmadığı, psikiyatri görüşü için hastane sevki yapılmasına rağmen kendi isteğiyle gitmediği sağlık dosyası tetkikinde anlaşılmıştır. ..." H.nin Adana Ceza İnfaz Kurumunda iken çeşitli tarihlerde, Adana Dr. [E.T.] Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesine (Adana Ruh Sağlığı Hastanesi) sevk edildiği UYAP üzerinden yapılan inceleme neticesinde tespit edilmiş olup sevk tarihleri ve hakkındaki işlemler aşağıdaki gibidir:i. H. Kuruma gelmesinden iki gün sonra 20/3/2015 tarihinde yapılan ilk muayenesi sonrasında Kurum doktoru tarafından aynı tarihte "depresyon" tanısıyla Adana Ruh Sağlığı Hastanesine sevk edilmiştir. H., Adana Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne 23/3/2015 ve 26/3/2015 tarihli dilekçelerle psikolojik bir rahatsızlığı bulunmadığından Kurum doktoru tarafından psikiyatri servisine sevk edilmeyi, psikiyatrik tedavi almayı reddettiğini bildirmiştir.ii. H. 9/11/2015 tarihinde Adana Ruh Sağlığı Hastanesine acil olarak sevk edilmiş, uzman doktor tarafından yapılan muayenesi sonucunda “Davranış bozukluğu, muayene için araçtan inmedi, araçta muayene edildi, enjeksiyonu bile kabul etmedi, psikometrik inceleme açısından salı-perşembe günlerinde tutuklu polikliniğinde değerlendirilmesi.” şeklinde not düşülerek kendisine ilaç reçete edilmiştir. iii. H. 10/11/2015 tarihinde Adana Ruh Sağlığı Hastanesine sevk edilmiş ve muayene sonucu aynı tarihli sağlık kurulu raporuyla hastaneye yatışı uygun görülmüştür. 10/11/2015 ile 24/11/2015 tarihleri arasında yatarak tedavi gören H. hakkında hastaneden çıkışı sonrası düzenlenen epikriz formunda yakınma olarak "kimseyle konuşmama, suisid düşünceleri, şüphecilik" yazdığı görülmüştür. Epikriz formunda kontrol önerisiyle sonuç "salah" olarak belirtilmiştir.iv. H.nin 9/12/2015 tarihinde Adana Ruh Sağlığı Hastanesine sevk edilmesi sonrasında Adana Ceza İnfaz Kurumu tarafından tutulan 17/12/2015 tarihli tutanakta, şahsın Adana Ruh Sağlığı Hastanesine kendi isteğiyle gitmeyeceğini sözlü olarak bildirdiği, bu konuda dilekçe vermediği kayıt altına alınmıştır. Psikolog görüşme çizelgesinden 1/9/2015 tarihinde takip amaçlı görüşme yapıldığı, 1/10/2015, 6/11/2015 ve 27/11/2015 tarihlerindeki görüşmelere çıkmadığı anlaşılmıştır. B. Olaya İlişkin Ceza Soruşturması Süreci Adana Ceza İnfaz Kurumunda 4/2/2016 tarihinde gerçekleşen ölüm olayının Adana Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından haber verilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı aynı gün ve resen olayla ilgili soruşturma başlatmıştır. Adana İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Birimi, Cumhuriyet savcısı huzurunda olay yeri incelemesi yapmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı 4/2/2016 tarihinde ölü muayenesi ve olay yeri incelemesi yapmış, Adana Adli Tıp Kurumu (ATK) otopsi yapılmasını gerekli görmüştür. Olay Yeri İncelemesi Tutanağı'nın ilgili kısmı ile müteveffanın bu sırada dinlenen koğuş arkadaşı A.K.nın beyanı şöyledir:"... Olay yerinin Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu A Blok koridor Oda olduğu, Odanın dışındaki havalandırma bahçesinde yatakhane kısmından sarkıtılan kırmızı naylon iple bir şahsın kendisini asmış olduğu, cesedin üzerinde mavi beyaz gri renkli kısa kollu tişört olduğu, siyah pantolon ve siyah beyaz spar ayakkabısı olduğu, ... her iki ayağının da yere tam olarak temas ettiği görüldü. Cesedin ve olay yerinin bu haliyle kamera görüntüsü ve fotoğraflandırılması yaptırıldı. Olay yeri inceleme birimine olay yerinin detaylı kamera kaydına alınması ve fotoğraflandırmanın yapılarak CD ortamında dosyaya sunulması talimatı verildi. ...OLAY TANIĞI: [A.K.], ... Bugün kendisini asmak suretiyle vefat eden [H.] ve [O.] ile birlikte A blok koridor 1 nolu odada hükmümü infaz ediyorum. Ben vefat eden [H.yi] önceden de tanıyorum ancak bir gün önce bu koğuşa geldim. Bugün aynı, koğuşta kaldığımız [O.] duruşması olduğu için sabah sayımdan sora mahkemeye götürüldü. Ben [H.] ile birlikte koğuştaydım, ikimiz birlikte üst kattaki yatakhaneye çıktık, kendisi bir naylon iple uğraşıyordu, kendisine ipi niye bağladığını sorduğumda bana çamaşır ipi eskimiş yenisini takacağım dedi. Ben de kendisine inandım ve uykum olduğu için yattım. Saat 12:00 sıralarında yemek vakti kalktığımda aşağı kata indim. kendisinin bahçe penceresinin önünde ayakta durduğunu gördüm, ben ayakta durup düşündüğünü zannettim, bahçeye çıkıp kendisine baktığımda kendisini iple asmış olduğunu gördüm, hareket etmiyordu, durumu hemen mazgala vurarak görevli memurlara bildirdim. Sessiz ve zararsız birisiydi, idareyle bir sorunu yoktu. Ancak ailesi görüşüne geldiği zaman kendisi görüşe çıkmıyordu. Ayrıca bildiğim kadarıyla cezaevindeki hiçbir sosyal faaliyete katılmıyordu. Bunalıma girmiş olabileceğini düşünüyorum,... dedi. " Adana ATK'nın 8/4/2016 tarihli otopsi raporunda şahsın kanında ve vücut sıvılarında gerekli incelemelerin yapılarak yabancı maddeye rastlanmadığı, kişinin ölümünün ası sonucu meydana geldiği tespitine yer verilmiştir. Ayrıca müteveffanın tırnak içlerinden alınan numunelerin moleküler genetik incelemesi de yapılmıştır. Başvurucu vekilinin olay anına dair güvenlik kamera kayıtlarının bir örneğinin verilmesine dair talebi 24/2/2016 tarihinde Cumhuriyet savcısı tarafından uygun bulunmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığı 28/6/2016 tarihinde "intihar" olayıyla ilgili olarak kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:" ...[H.nin] Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu ve A Blok Koridor Odada kaldığı, olay günü bunalıma girerek çamaşır ipini koğuş pencere demirine bağlayıp, boynuna geçirmek suretiyle intihar ettiği, alınan Adana Adli Tıp Grup Başkanlığı Otopsi raporuna göre ölümün asıya bağlı, mekanik asfiksi sonucu meydana geldiği, maktülün intiharında başkaca bir kimsenin teşvik veya yardımının olmadığı, ortada suç ve suçlunun bulunmadığı anlaşılmış olmakla..." Başvurucu vekili tarafından 28/7/2016 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilmiştir. İtirazda başvurucu; H.nin intihara meyilli olduğunun Ceza İnfaz Kurumu idaresince bilindiğini ve bu konuda kendisinin de Ceza İnfaz Kurumu idaresini bu yönde uyarmasına rağmen kardeşine çamaşır ipi verildiğini, kardeşinin Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi görmesi için başvurduğu hâlde Ceza İnfaz Kurumu idaresince bu yönde adım atılmadığını, kameralar trafından intihar görüntülenmesine rağmen bunu engellemek için çaba gösterilmediğini ve kardeşinin intiharında sorumluluğu bulunan Ceza İnfaz Kurumu yetkililerinin araştırılıp cezalandırılmadığını iddia etmiştir. İtiraz, Adana Sulh Ceza Hâkimliği (Sulh Ceza Hakimliği) tarafından 16/8/2016 tarihinde reddedilmiştir. Ret kararı başvurucuya 25/8/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olup başvurucu 26/9/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Olaya İlişkin Olarak Yürütülen Disiplin Soruşturması Süreci İntihar olayı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda Cumhuriyet Başsavcılığınca disiplin amirliği olarak verilen 6/4/2016 tarihli karar ile sekiz ceza infaz kurumu görevlisi hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ve infaz koruma memurlarının beyanlarından önem arz edenlerin ilgili kısmı şöyledir:"...e) Kurum İnfaz ve Koruma Memuru [S.K.]; 16/02/2016 tarihli yazılı savunmasında; olay günü A blokta vardiya blok görevlisi olarak bulunduğunu; saat 12:50 sularında A blokta bulunan odaların yemeklerini dağıtırken A- 1 nolu oda tarafından bağırma ve kapıya vurma seslerini duyunca, yemek dağıtım işini bırakarak acilen A- 1 nolu odanın bulunduğu koridora ani müdahale görevlisi [H.K.] ve vardiya blok görevlisi [H.] ile gittiğini; A-1 nolu odada bulunan hükümlü [A.K.nin] odasında bulunan [H.nin] intihar ettiğini kendilerine mazgaldan söylediğini, durumu öğrendikten sonra hemen yanında bulunan infaz ve koruma memuru arkadaşı ile kapıyı açarak içeri girdiklerini, hükümlünün havalandırma bahçesinde kendisini iple asmış halde gördüğünü, nabzını kontrol ettiklerini, hükümlüde herhangi bir hareket olmayınca kendisine dokunmadıklarını bu esnada olayı duyan nöbetçi müdür, müdahale ekibi ve sağlık memurunun odaya girdiklerini ve hükümlüyü kontrol ettiklerini, kendilerinin de odada bulunan diğer hükümlüyü revire götürdüklerini;......g) Kurum İnfaz ve Koruma Memuru [H.]; 09/02/2016 tarihli yazılı savunmasında; kurumda kontrol merkezinde görevli bulunduğunu, olay günüde kontrol merkezde görevli infaz koruma memuru [Y.] ile görevli bulunduklarını, kontrol merkezde bulunan kameraların hareket duyarlı olarak çalıştıklarını, hareket algıladığı takdirde görüntünün bilgisayar monitörü büyüklüğündeki ekranlara düştüğünü, cezaevi havalandırma alanlarını izleyen kameraların önünde koruyucu tellerin bulunduğunu, bu nedenle havalandırma alanlarını izleyen kameraların görüntülerinin net olmadığını; kurumda 12:50 sularında A bloku izleyen kamera görüntülerinde infaz ve koruma memurlarının toplu bir şekilde hareketlendiğini farkettiklerini, blok telefonunu aradıklarında intihar vakası olduğu bilgisine ulaştıklarını bunun üzerine 16 görüntünün bulunduğu mönitörden havalandırma bahçesine büyük ekrandan baktıklarında, odanın havalandırma penceresine yaslanmış vaziyette, ayakta duran bir hükümlüyü tespit ettiklerini, olayla ilgili soruşturma için gelen nöbetçi savcının talimatıyla bütün görüntülerin incelendiğini; kamera görüntülerinde A-1 nolu havalandırmayı izleyen kameraya herhangi bir hareketlilik görüntüsü olmadığı, bu nedenle küçük kamera monitörleri altında ayrıca bir görüntünün düşmediği, havalandırmayı izleyen kamera görüntülerinin net olmadığı, hükümlünün saat 10:02 de bahçeye bir anlık çıktığı ve ayakta duvara yaslanmış vaziyette durduğu, hareket etmediğinin görüldüğü; A-1 nolu havalandırmayı izleyen ve önünde tel koruma bulunan kameranın görüntülerindeki hareketliliği algılayamadığı, ana ekrana görüntü düşmediği, kameralar için yeterli hareketliliğin bulunması halinde büyük ekranlara düşen görüntülere göre olaylara müdahale ederek, ilgili birimlere bilgiler verdiklerini, olayda herhangi bir kusurunun veya ihmalinin bulunmadığını beyan etmiştir. ...İddialar ile ilgili gerekli araştırmalar yapılmış ve tüm bilgi ve belgeler temin edilmiştir. Haklarında disiplin soruşturması yürütülen Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu personellerinin yazılı ifadeleri, olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağı, ilk vukuat bildirimi, olay tutanağı, kamera görüntülerini gösteren CD incelenmiş, kurum personelinin hükümlü [H.nin] intihar eyleminde herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır..." Olaya İlişkin Tam Yargı Davası Süreci UYAP'tan yapılan incelemede, başvurucunun bireysel başvuruda bulunduktan sonra diğer davacılarla birlikte ölüm olayı nedeniyle maddi ve manevi tazminat ödenmesi taleplerinin Bakanlık tarafından reddedilmesi üzerine 20/7/2017 tarihinde Adana İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) her bir başvurucu için ayrı ayrı 000 TL olmak üzere toplam 000 TL manevi tazminat ödenmesi istemli tam yargı davası açtığı tespit edilmiştir. İdare Mahkemesi 26/9/2018 tarihli ara kararıyla davalı idareden müteveffanın psikolojik rahatsızlığı iddiasına yönelik cezasının infazının gerçekleştiği Adana Ceza İnfaz Kurumuna ya da nakil olarak geldiği ceza infaz kurumlarına ve İnfaz Savcılığına yapılmış bir başvuru olup olmadığının bildirilmesini, şahsın iddia edildiği gibi psikolojik rahatsızlıkları varsa buna ilişkin yeterli tıbbi yardımın kendisine sağlanıp sağlanmadığına ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesini, müteveffanın daha öncesinde de intihar girişiminde bulunup bulunmadığının ilgililer tarafından bilinip bilinmediği, biliniyor ise müteveffanın kendisini öldürmesine engel olmak için ne gibi makul önlemlerin alındığına ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesini, ayrıca Adana Ceza İnfaz Kurumunda olaya ilişkin olarak yürütülen disiplin ve adli soruşturmaların ifadeleri de içerecek şekilde gönderilmesini, Sağlık Bakanlığından ise bünyesinde yer alan sağlık kurumlarında müteveffanın hangi tedavileri gördüğüne ilişkin belgelerin gönderilmesini talep etmiştir. İdare Mahkemesi 24/1/2019 tarihli kararı ile tazminat isteminin reddine oyçokluğuyla karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"...Bu durumda; müteveffa [H.nin] psikometrik incelemelerinin düzenli gerçekleştirildiği, kendi rızasıyla tedaviyi ve tetkikleri reddetmesine rağmen davalı idare tarafından gerekli tedavilerin ve tetkiklerin yapılmaya devam edildiği, Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na nakil olduğundan bu yana tek kişilik odalarda değil üç kişilik odalarda infazının gerçekleştirildiği, davalı idareye yüklenebilecek herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığının Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan adli ve idari soruşturma ile soruşturma kapsamındaki otopsi raporu ve tanık beyanları ile sabit olması karşısında davacıların tazminat talebinin hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. ..." Kararın karşıoy gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...Uyuşmazlıkta; davacının psikolojik olarak sorunlarının bulunduğu ve buna ilişkin olarak süre gelen rahatsızlığının bulunduğu sabit olup, Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun nakil emrinde hükümlünün intihar riskine karşı gerekli önlemlerin alınması, gözetim altında tutulması ve psikolojik durumunun takip edilmesi gerektiğinin belirtildiği halde davacının intihar riskini önlemeye yönelik gerekli tedbirlerin alınmadığı, intihara meyilli olan şahsın kaldığı odada kendisini asmasına yol açabilecek eşyanın bulunmasına ihmal suretiyle sebep olunduğu, hükümlünün kendisini astığı A-1 nolu odanın havalandırma bahçesini gören kameraların görüntülerinin net olmadığı, bu nedenle hareket duyarlılığının az olduğundan davacının eyleminin büyük kameralara yansımayarak fark edilemediği yönündeki iddiaların da araştırılarak hüküm verilmesi gerektiği, idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin gereği olarak gözetim ve koruması altında bulunan hükümlünün yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumaya yönelik gerekli önlemleri almayarak, yeterli dikkat ve özeni göstermeyerek hizmeti kusurlu işlettiği sonucuna ulaşıldığından, davanın reddi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum." Karara karşı yapılan istinaf talebi Konya Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin 26/6/2019 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Dosya, Danıştay nezdinde temyiz incelemesindedir. A. Ulusal Hukuk 13/12/2004 ve tarihli 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler” kenar başlıklı maddesinin 1 numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: “(1) Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:...f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.... 5275 sayılı Kanun’un “Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:" (1) Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fizikî engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesislerdir. Bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemleri uygulanır.... (3) Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usûllerine ısrarla karşı koyanlar bu kurumlara gönderilirler....” 5275 sayılı Kanun’un “Akıl hastalığı dışında ruhsal rahatsızlığı olan hükümlülerin cezalarının infazı” kenar başlıklı maddesi şöyledir:" (1) Hapsedilme ve diğer nedenlerden kaynaklanan akıl hastalığı dışında ruhsal rahatsızlıkları bulunup da ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde tutulmaları gerekli görülmeyerek infaz kurumlarına geri gönderilenlerin cezaları, belirlenen infaz kurumlarının mahsus bölümlerinde infaz edilir. (2) Birinci fıkrada belirtilenlerin cezalarının infazı için belirlenen infaz kurumlarının ihtiyaç duyduğu uzman ve diğer tıp görevlileri, Sağlık Bakanlığınca karşılanır." 5275 sayılı Kanun’un “Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması” kenar başlıklı maddesinin (3) numaralı fıkrasının c bendi şöyledir:"Hücreye koyma cezasına ilişkin disiplin cezalarının infazından önce ve infazı sırasında hükümlü, hekim tarafından muayene edilir. İlgilinin bu cezaya katlanamayacağı anlaşılırsa cezanın infazı sonraya bırakılır veya hekiminin belirleyeceği aralıklarla infaz edilir. Koşullu salıverilme tarihine kadar hükümlünün iyileşemeyeceğinin tam teşekküllü Devlet veya üniversite hastanesi sağlık kurulu raporu ile saptanması hâlinde hücreye koyma cezası infaz edilmez; yerine ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası iki katı süreyle uygulanır. Raporlar infaz dosyasına konulur." 5275 sayılı Kanun’un “Zorunlu nedenlerle nakil” kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlüler, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebilirler." 5275 sayılı Kanun’un “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir." 5275 sayılı Kanun’un “Sağlık denetimi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Kurum hekimi, kurumu ayda en az bir kez denetleyerek genel ve özel önlem alınması gereken hastalıklar ile kurumda sağlık koşulları yönünden alınması gereken önerileri içeren bir rapor düzenler ve kurum yönetimine verir." 5275 sayılı Kanun’un “İnfazı engelleyecek hastalık hâli” kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Kurum hekimi veya görevli hekim tarafından yapılan muayene ve incelemeler sonucunda hükümlünün cezasını yerine getirmesine engel olabilecek hastalığı saptanırsa durum, kurum yönetimine bildirilir." 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) "Yeme ve içmede kullanılan araç ve gereçler" kenar başlıklı maddesi şöyledir:" Koğuş, oda ve eklentilerinde, her hükümlü için kantinden temin edilmek şartıyla bir adet uç kısmı sivri olmayan on santimetre uzunluğunda bıçak, plastik veya yumuşak metalden imal edilmiş çatal, yemek ve çay kaşığı, 50 mm. kalınlığında iki adet metal yemek tabağı ve ikişer adet cam su bardağı ile çay bardağı ve tabağı bulundurulabilir." Yönetmelik'in "Temizlik" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Hükümlüler, koğuş, oda veya eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla kişisel ve çevresel temizliklerini temin için tarak, saç fırçası, sabun, kese, diş macunu, diş fırçası, tıraş sabunu, şampuan, parfüm, krem, saç boyası, çakısı bulunmayan tırnak makası, plastik saplı tıraş bıçağı, beş adet plastik elbise askısı, çamaşır mandalı ve gündelik hayatta kullanılan plastik eşyalar ile idarece uygun görülen uzunlukta çamaşır ipi bulundurabilir."B. Uluslararası Hukuk1- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Yaşam hakkı" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur..." Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında Sözleşme'nin maddesinin ilk cümlesinin devletlerin yalnızca kasti ve hukuka aykırı ölüme sebebiyet vermekten kaçınmasını değil aynı zamanda kendi egemenlik yetkileri içinde bulunan kişilerin yaşamlarını korumak için gerekli tedbirleri almalarına dair devletlere pozitif yükümlülük yüklediğini hatırlatmaktadır (B/İngiltere, B. No: 23413/94, 9/6/1998, § 36). AİHM’e göre Sözleşme’nin maddesi,devletin sorumluluğunu gerektirebilecek şartlar altında can kaybının bulunduğu durumlarda devlete elindeki tüm imkânları kullanarak yaşam hakkını korumak için oluşturulan yasal ve idari çerçevenin gereği gibi uygulanmasını ve bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup cezalandırılmasını sağlayacak yeterli yargısal veya diğer tedbirleri alma görevi yüklemektedir (Osman/İngiltere [BD], B. No: 23452/94,28/10/1998, § 115; Paul ve Audrey Edwards/İngiltere, B. No: 46477/99, 14/3/2002, § 54). AİHM, bu yükümlülüğün -kamusal olsun veya olmasın- yaşam hakkının tehlikeye girebileceği her türlü faaliyet bakımından da geçerli olduğu kanaatindedir (Öneryıldız/Türkiye [BD], B. No: 48939/99, 30/11/ 2004, § 71). Ancak AİHM'e göre Sözleşme’nin maddesikapsamında yetkililerin pozitif yükümlülükleri mutlak/koşulsuz değildir. Yaşama yönelik varsayılan her tehdit yetkilileri riski önlemek için özel önlemler almaya zorlamaz. Özel önlemler alma yönünde bir görev, sadece yetkililerin yaşama yönelik gerçek ve yakın bir riskin bulunduğunu bildikleri ya da bilmeleri gerektiği ve yetkililerin durum üzerinde belirli derecede hâkimiyetlerinin bulunduğu hâllerde ortaya çıkar (Finogenov ve diğerleri/Rusya, B. No: 18299/03, 27311/03,20/12/2011, § 209). Diğer taraftan söz konusu pozitif yükümlülük; modern toplumların güvenliğini sağlamadaki zorluklar, insan davranışlarının öngörülemezliği ve belirli bir faaliyete ilişkin tercihlerin önceliklere ve kaynaklara göre yapılması gerektiği akılda tutularak yetkililere imkânsız veya aşırı bir sorumluluk yüklemeyecek şekilde yorumlanmalıdır (Finogenov ve diğerleri,§ 209; Makaratzis/Yunanistan [BD], B. No: 50385/99, 20/12/2004, § 69). AİHM, tutuklu ve hükümlülerle ilgili olarak onların korunmasız ve zayıf durumda olduklarını ve en zor şartlarda dahiyetkililerin bu kişilerin fiziksel esenliklerini korumakla sorumlu olduklarını belirtmiştir (Keenan/Birleşik Krallık, B. No: 27229/95, 3/4/2001, § 91; Tarariyeva/Rusya, B. No: 4353/03, 14/12/2006, § 73; Vlademir/Romanov/Rusya, B. No: 41461/02, 24/7/2008, § 57). AİHM, Sözleşme'nin maddesinin maddesiyle birlikte yorumlandığında devletin yaşam hakkı kapsamındaki bir olayı etkili soruşturma yükümlülüğünün bulunduğunu kabul etmiştir (McCann ve diğerleri/Birleşik Krallık [BD], B. No: 18984/91, 27/9/1995, § 161).