9. Ceza Dairesi 2021/5619 E. , 2023/6509 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/403 E., 2015/117 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî düzelterek onama Suça sürüklenen çocuklar (ssç) haklarında şantaj suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 s…
**9. Ceza Dairesi 2021/5619 E. , 2023/6509 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/403 E., 2015/117 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî düzelterek onama Suça sürüklenen çocuklar (ssç) haklarında şantaj suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve esasen bu hususta mahallinde merciince değerlendirme yapıldığı anlaşıldığından, incelemenin suça sürüklenen çocuklar haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin,18.03.2015 tarihli ve 2014/403 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk ...'in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendleri, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk ...'in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendleri, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk ...'ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 9 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendleri, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.05.2018 tarihli 14-2015/168062 sayılı kısmî onama-kısmî düzelterek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, alt sınırdan hükümler kurulmasının hatalı olduğuna, üst sınırdan cezalandırılmaları gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafilerinin Temyiz İstekleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, mağdure ile tanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna, tanıklar ....,.... ve ....'nin beyanları arasındaki çelişkilerin nazara alınmadığına, ssç'ye iftira atıldığına, mağdurenin iddialarının somut delillerle ispatlanmadığına, lehe olan delillerin toplanmadığına, ssç'nin üzerine atılı suçu işlediğine dair mağdurenin soyut iddiası dışında yeterli delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınmadığına, doktor raporunun kesin bir kanaat belirtmeyen ve çeşitli olasılıkları ihtiva eden bir rapor olduğuna ve hükme esas alınmaması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstekleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, tanıklar ....,.... ve ....'nin beyanları arasındaki çelişkilerin nazara alınmadığına, lehe olan delillerin toplanmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınmadığına, doktor raporunun kesin bir kanaat belirtmeyen ve çeşitli olasılıkları ihtiva eden bir rapor olduğuna ve hükme esas alınmaması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. D. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiilerinin Temyiz İstekleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, eksik inceleme ve araştırma karar verildiğine, mağdure ile tanıkların değişken ve çelişkili ifadelerinin nazara alınmadığına, tanıklar ....,.... ve ....'nin beyanları arasındaki çelişkilerin nazara alınmadığına, lehe olan delillerin toplanmadığına, ssç'nin atılı suçları işlediğine dair kesin, net ve inandırıcı delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve masumiyet karinesinin nazara alınmadığına, doktor raporunun kesin bir kanaat belirtmeyen ve çeşitli olasılıkları ihtiva eden bir rapor olduğuna ve hükme esas alınmaması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin Kapsamına Göre; Mahkemenin kabulü; 1. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre; ssç'lerin (...) Kasabası'nda ikamet ettikleri, 04.04.2001 doğumlu olup bu haliyle on beş yaşını ikmal etmeyen mağdurenin ise ailesiyle birlikte (...) ilçesinde ikamet ettiği, 2013 yılı yaz aylarında okulların kapanması üzerine ssç'lerin ikamet ettiği ve ailesinin mensubu olduğu (...) Kasabası'na gittiği, tarihi tam olarak tespit edilemeyen bir günde mağdurenin arkaşları olan .... ve .... ile birlikte anılan kasabanın okulunun bahçesinde sigara içtiği bir sırada SSÇ lerin bu durumu gördükleri ve ssç'lerden ...'ın sahibi olduğu telefonla mağdure ile arkadaşı olan tanıkların halini kayda aldığı, başta mağdure ve arkadaşlarının bu duruma aldırış etmedikleri, ertesi gün ssç'lerin biraraya geldikleri, ssç'lerden ...'ın telefonla mağdureyi arayarak kasabanın okulunun bahçesine gelmesini istediği, mağdurenin bu teklifi reddetmesi üzerine de evlerine geleceklerini, bir bardak çaylarını içeceklerini ve daha önce sigara içerken kayda aldığı görüntülerini ailesin göstereceklerini söyleyip şantaj yapması üzerine mağdurenin istemeyerek de olsa ssç'lerin okulun bahçesine gelmesi yönündeki tekliflerini kabul ettiği ve buraya giderek ssç'lerle buluştuğu, ssç'lerden ...'ın okulun arkasına geçelim sözlerini söylediği, mağdurenin bunu da kabul etmemesi üzerine yine aynı görüntüleri ailesine gösterecekleri yönündeki şantajla mağdureyi ikna ettiği, okulun arkasına geçmelerini müeakip ssç'lerden ...'ın mağdureye sarılarak onu öptüğü, onunla ilişkiye girmek konusunda çabalar sarf ettiği, cinsel organını arkasından mağdurenin poposuna sürttüğü, mağdurenin karşı koyup direnmesi ve tekme atmasıyla annesinin balkona çıkması üzerine ssç ...'ın eylemini sonlandırdığı ve olay yerinden ayrıldıkları, bu olaydan birkaç gün sonra yine ssç'lerin aynı şekilde mağdureyi arayarak buluşmak istediklerini söyledikleri ancak mağdurenin buluşmak istemediğini dile getirmesi karşısında yine ellerindeki görüntüleri ailesine gösterecekleri yönündeki şantajla mağdureyi ikna edip bulundukları yere çağırdıkları, kasaba camiinin yanında bulunan metruk bir bina da buluştukları, burada her üç ssç'nin aynı şekildeki şantajla mağdure ile anal yoldan ilişkiye girdikleri, bu şekilde başlayan olayların yaz tatili boyunca devam ettiği, bu cümleden olmak üzere ssç'lerden ...'ın mağdure ile bu şekilde altı kez ilişkiye girdiği, ssç ...'in ise beş kez ilişkiye girdiği ve ssç ...'in bir kez ilişkiye girdiği ancak mağdureyi şantaj ederek çağırma, bir diğer ssç mağdure ile ilişkiye girerken onun yanında bekleme şeklindeki eylemlerle diğer ssç'lerin de bu eyleme iştirak ettikleri anlaşılmış, Mahkemece oluş ve sübut bu şekilde kabul edilmiştir. Mahkemece oluş ve sübut bu şekilde kabul edilmiş olmakla birlikte; her ne kadar ssç'ler üzerlerine atılı suçlamaları reddederek mağdureye şantajda bulunmadıklarını, onu alıkoymadıklarını ve herhangi bir şekilde cinsel ilişkiye girmediklerini iddia ederek atılı suçlamaları reddetmiş iselerde; aynı kasaba halkından olup bizatihi ssç'lerin savunmalarında da belirttiği üzere kendilerine iftira atması için herhangi bir neden bulunmayan hatta ssç ...'ın savunmasına göre, aralarında duygusal ilişki bulunan mağdurenin soruşturmanın başından itibaren oluş ve sübutu açıklar, zaman, mekan ayrıntı kaydı ihtiva eder anlatımları ile mağdurenin anlatımlarını teyit eden tanıklar .... ile ....'nin ifadeleri ve mağdure hakkında düzenlenen adli raporda anal bölgede saat on iki hizasında yırtık olduğu yönündeki mütalaa karşısında ssç'lerin soyut redde dayanan savunmalarının kendilerine ceza almaktan kurtarmaya matuf beyanlar olduğu sonucuna ulaşılmış, bu nedenle Mahkemece savunmalara itibar edilmemiştir. 2. Bu oluş ve sübut çerçevesinde; ssç'lerden 15.03.1998 doğumlu olup on beş yaşını ikmal eden ancak on sekiz yaşını ikmal etmeyen ve bu cihetle 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kalan işlediği fiilen anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişen ve dolayısıyla kusur yeteneği bulunduğu kabul edilen ssç ...'ın 2013 yılı yaz tatilinin başlamasından itibaren tatilin bitim süresine kadar diğer ssç'lerle birlikte birden çok kez sigara içme görüntülerini ailesine göstereceği yönünde şantajda bulunmak suretiyle mağdureyi birden çok kez alıkoyduğu ve ona anal yoldan altı kez cinsel saldırıda bulunmak suçunu işlemesi nedeniyle Mahkemece cezalandırılması yoluna gidilmiş, her ne kadar aynı Kanun'un 103 üncü maddesinde 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle öngörülen cezanın alt haddi 16 yıldan başlatılmış ise de, suç tarihindeki düzenlemeye göre bu suç için 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngörülmüş oluşu karşısında bu suç açısından 6545 sayılı kanun ile yapılan değişiklikten önceki halin ssç'nin lehine olduğu kabul edilerek bu hükmün uygulanmasına karar verilmiştir. 3. Yine açıklanan oluş ve sübut çerçevesinde; ssç' lerden 17.11.1998 doğumlu olup on beş yaşını ikmal etmeyen ve bu cihetle 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı anlaşılan, işlediği fiilen anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişen ve dolayısıyla kusur yeteneği bulunduğu kabul edilen ssç ...'in 2013 yılı yaz tatilinin başlamasından itibaren tatilin bitim süresine kadar bahsi geçen diğer ssç'lerle birlikte aynı fikir ve irade birliği çerçevesinde hareket ederek birden çok kez sigara içme görüntülerini ailesine göstereceği yönünde şantajda bulunmak suretiyle mağdureyi birden çok kez alıkoyduğu ve ona anal yoldan beş kez cinsel saldırıda bulunmak suçunu işlemesi nedeniyle Mahkemece cezalandırılması yoluna gidilmiş, her ne kadar aynı Kanun'un 103 üncü maddesinde 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle öngörülen cezanın alt haddi 16 yıldan başlatılmış ise de, suç tarihindeki düzenlemeye göre bu suç için 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngörülmüş oluşu karşısında bu suç açısından 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki halin ssç'nin lehine olduğu kabul edilerek bu hükmün uygulanmasına karar verilmiştir. 4. Yine yukardaki açıklamalar ışığı altında; ssç'lerden 09.05.1999 doğumlu olup on beş yaşını ikmal etmeyen ve bu cihetle 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı anlaşılan, işlediği fiilen anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişen ve dolayısıyla kusur yeteneği bulunduğu kabul edilen ssç ...'in 2013 yılı yaz tatilinin başlamasından itibaren tatilin bitim süresine kadar bahsi geçen diğer ssç'lerle birlikte aynı fikir ve irade birliği çerçevesinde hareket ederek birden çok kez sigara içme görüntülerini ailesine göstereceği yönünde şantajda bulunmak suretiyle mağdureyi birden çok kez alıkoyduğu ve ona bir kez anal yoldan cinsel saldırıda bulunmak suçunu işlemesi nedeniyle Mahkemece cezalandırılması yoluna gidilmiş, her ne kadar aynı Kanun'un 103 üncü maddesinde 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle öngörülen cezanın alt haddi 16 yıldan başlatılmış ise de, suç tarihindeki düzenlemeye göre bu suç için 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngörülmüş oluşu karşısında bu suç açısından 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki halin ssç'nin lehine olduğu kabul edilerek bu hükmün uygulanmasına karar verilmiştir. Her ne kadar ssç ..., mağdureye yönelik bir kez cinsel saldırı da bulunmuş ise de, diğer ssç'lerin işledikleri şantaj ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında bu ssç'lerin yanında bulunmakla ve onlara bu yolda yardım sağlamakla bu ssç'nin sübuta eren şantaj ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu zincirleme şekilde işlediği kabul olunmakla hukuki süreçte belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Haklarında Kurulan Hükümler ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı olan suç adının gerekçeli karar başlığında çocuğun nitelikli cinsel istismarı olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 2 Suça sürüklenen çocuk ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca yapılacak artırımın aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci ve 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının tatbikinden sonra belirlenecek ceza miktarı üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeyip yazılı şekilde aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının tatbiki suretiyle belirlenen ceza miktarı üzerinden yapılmış olması, sonuç ceza miktarına etkili olmadığından bozma nedeniyle yapılmamıştır. 3. Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı olan suç adının gerekçeli karar başlığında çocuğun nitelikli cinsel istismarı olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir. 2. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak; suça sürüklenen çocuk hakkında müsnet suçtan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca yapılacak artırımın aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci ve 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının tatbikinden sonra belirlenecek ceza miktarı üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeyip yazılı şekilde aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının tatbiki suretiyle belirlenen ceza miktarı üzerinden yapılmış olması ve sonuç ceza miktarı üzerinde etkili olması nedeniyle tespit edilen bu aykırılık yeniden duruşma yapılmaksızın 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak giderilmiştir. V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Haklarında Kurulan Hükümler ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli ve 2014/403 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli ve 2014/403 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan; 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerdeki ''...17 yıl...'', ''...11 yıl 4 ay...'' ve "...9 yıl 5 ay 10 gün..." ibarelerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla "...18 yıl..." , "...12 yıl..." ve "...10 yıl..." ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.