10. Hukuk Dairesi 2012/24007 E. , 2012/27298 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2009/82-2011/344 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi Davacı vekili, da…
**10. Hukuk Dairesi 2012/24007 E. , 2012/27298 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2009/82-2011/344 Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi Davacı vekili, davacının, 7.5.2005-15.1.2009 tarihleri arasında aylık 680 TL ücretle davalıya ait işyerinde çalıştığının tespitini istemiş, mahkeme, kısa kararda, sadece “davanın kabulüne” şeklinde hüküm kurmuş, gerekçeli kararda ise, kabul kararına esas alınan bilirkişi raporunda eksik bildirilen gün sayısı 150 olmasına rağmen, “davacının … 7.5.2005-15.1.2009 tarihleri arasında kuruma bildirilen günler dışında eylemli net 600 TL ücretle 60 gün daha çalıştığının tespitine” şeklinde hüküm kurmuş olmakla kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturduğu anlaşılmıştır. Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa, son oturumda tefhim edilen ve usule göre yeterli bir karar olmayan kısa kararın gerekçeli karara aykırı olduğu yukarıda belirtildiği gibi zaptın ve kararın incelenmesinden açıkca anlaşılmaktadır. Öte yandan, konuyla ilgili 10.04.1992 günlü ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereklidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.