9. Ceza Dairesi 2013/9856 E. , 2013/13952 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması Hüküm : TCK' nın 268/1 maddesi delaletiyle 267/1, 62, 58/6-7, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için, failin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerin
**9. Ceza Dairesi 2013/9856 E. , 2013/13952 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması Hüküm : TCK' nın 268/1 maddesi delaletiyle 267/1, 62, 58/6-7, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan suçun oluşması için, failin, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, somut olayda; durumundan şüphelenilmesi üzerine görevli polis memurları tarafından kimliği sorulan sanığın, hakkındaki yakalama kararlarının infazını engellemek amacıyla ...'in kimlik bilgilerini vermekten ibaret eyleminin; TCK'nın 206. maddesindeki "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Sanık hakkında TCK'nın 53/1-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve TCK'nın 53/1-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 12.11.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Sayın çoğunluk ile aramızdaki hukuki uyuşmazlık görevli polis ekiplerinin şüphe üzerine durdurarak kimlik sordukları sanığın hakkındaki yakalama kararlarının infazını engellemek amacıyla gerçek kimliği yerine var olan kardeşinin kimlik bilgilerini vermesi şeklindeki eyleminin, yerel mahkemenin kabul ettiği gibi TCK'nın 268. maddesindeki başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu mu yoksa TCK'nın 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu mu oluşturduğuna ilişkindir. Somut olayda sanık hakkındaki Lüleburgaz 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/208 Esas sayılı dosyasında uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/1100 Esas sayılı dosyasında basit yaralama suçundan, Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/851 Esas sayılı dosyasında elektrik hırsızlığı suçundan, Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/1138 Esas sayılı dosyasında basit yaralama suçundan arandığından, yakalama kararlarının infazını engellemek amacıyla, var olan kardeşinin kimlik bilgilerini kolluk görevlilerine beyan etmiştir. Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçu sadece kişinin kendisini soruşturmadan kurtarmak maksadıyla işlenmemekte, ayrıca hakkındaki kovuşturmadan kurtulmak, kovuşturmanın devamını engellemek saikiyle de işlenebilmektedir. Nitekim yasada yer alan “kendisi hakkındaki soruşturma ve kovuşturmanın devamını engellemek amacıyla” ibaresi bu hususu doğrulamaktadır. Soruşturmadan kurtulmak maksadıyla kimlik ya da kimlik bilgilerini kullananlar cezalandırılırken kovuşturmadan kurtulmak amacıyla başkalarının kimlik ya da kimlik bilgilerini kullananlara bu madde hükümlerini uygulamamak yasanın amacıyla bağdaşmamaktadır. Ayrıca 206. maddedeki resmi belge düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için ortada düzenlenmiş bir resmi belge bulunmalıdır. Dosyadaki bütün belgeler sanığın gerçek kimlik bilgileri ile düzenlenmiştir. Yani ortada kamu görevlisine yalan beyanda bulunulması sonucu sahte olarak düzenlenen bir belge dahi yoktur. O nedenle TCK'nın 206. maddesinin unsurları somut olayda oluşmamıştır. Kısacası hakkındaki (gıyabi tevkif) yakalama kararlarının infazından kurtulmak ve bu sayede kovuşturmanın devamını, kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kamu görevlilerine var olan başkasına ait kimlik bilgilerini veren sanığın eyleminin TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu oluşturduğu, resmi belge düzenlemekle ve beyanı araştırmakla görevli kamu görevlilerine kimliği hakkında yalan beyanda bulunulması nedeniyle sahte kimlikle bir belge düzenlenmeyen hallerde TCK'nın 206. maddesinde yer alan resmi belge düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun oluşmayacağı, yerel mahkemenin suçu vasıflandırması ve uygulamasının doğru olduğu, hükmün düzeltilerek onanması gerektiği düşüncesiyle, sayın çoğunluğun hükmün bozulmasına ilişkin görüşlerine katılmıyorum. 12.11.2013