6. Hukuk Dairesi 2024/2272 E. , 2025/1039 K. MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1163 E., 2024/1401 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/271 E., 2024/10 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmasız ve davalılar vekilleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin mikt…
**6. Hukuk Dairesi 2024/2272 E. , 2025/1039 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1163 E., 2024/1401 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/271 E., 2024/10 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmasız ve davalılar vekilleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin miktar itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili idarenin yurt binası yapım işi için davalılardan oluşan adi ortaklık ile 08.06.2016 tarihinde anahtar teslim, götürü bedel sözleşme imzaladığını, süre uzatımı verilerek işin bitim tarihinin 06.03.2018 olarak belirlendiğini, 05.03.2018 tarihinde 18. hakediş ödemesinin yapıldığını, ancak 03.08.2018 tarihinde müvekkili tarafından inşaat mahallinde yapılan tespitte ekli tutanakta belirtilen ve 18 no'lu hakediş ile ödemesi yapılan malzemelerin çalındığının tespit edildiğini, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu ancak faillere ulaşılamadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 17.1 maddesi gereği davalıların yüklenici olarak işe başlama tarihinden geçici kabul tarihine kadar geçen süre içinde all risk sigorta yaptırmak zorunda olduklarını, ancak davalılar tarafından yaptırılan sigorta poliçesinde hırsızlık ve hırsızlığa teşebbüsün teminat dışı bırakıldığını, davalılar tarafından sözleşme hükümlerine aykırı davranıldığını, hakedişle davalıya ödenen malzemeler çalındığından maddi zararın oluştuğunu ve davalıların sorumlu olduklarını, halen sözleşme konusu işin davalı tarafından tamamlanmadığını, belirtilen nedenlerle ekli listede sayılan ve 18 no'lu hakediş ile bedeli ödenen malzemelerin çalınmasından dolayı uğranan zararın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL sinin 05.03.2018 hakediş tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Anayol Yapı İnşaat Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı idarenin onayına sunulan All Risk Sigorta Poliçesini idarenin kabul etmeme, yeni sigorta poliçesi yaptırılmasını isteme ve poliçeye ek klozlar koyulmasını isteme hakkı olduğunu ancak herhangi bir değişiklik talep edilmediğini, poliçedeki eksiklik nedeniyle bir zarar meydana geldiğinde buna ilişkin iş ortaklığından talepte bulunulmasının iyi niyetli olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin idare tarafından haksız olarak feshedildiğini, fesih sonrası iş ortaklığının işi tamamlamasının beklenemeyeceğini, feshin 13.08.2019 tarihli yazı ile sabit olduğunu, inşaat sahasından çalınan malzemelerle ilgili olarak yaptırılmış olan all risk poliçesi ile bu durumun kapsam dışı bırakılmış olmasının tek başına müvekkiline atfedilecek bir kusur olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Dörtel İnşaat Taahhüt Nakliye Ticaret Ltd. Şti. cevap dilekçesinde; hırsızlığın teminat dışı bırakıldığı belirtilen poliçenin 5. sayfasının bakım devresi klozuna ilişkin olduğunu ve taraflar arasındaki sözleşmede öngörülmediğini, söz konusu sigorta poliçesinin 11. sayfasında hırsızlık ve hırsızlığa teşebbüsün teminat kapsamına alındığını, inşaat alanındaki muhteviyatı korumak için gerekli tüm önlemlerin alındığını, poliçenin hırsızlık sigortasını kapsamadığı düşünülse dahi, poliçeyi incelemeyen ve eksiklikleri bildirmeyen davacının bunun sonuçlarını üstlenmesi gerektiğini, diğer davalı Anayol Yapı İnş. A.Ş.'nin adi ortaklığın pilot ortağı olduğunu ve davacı idare ile koordinasyon sağlama yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu durumun 22.03.2018 tarihli ihtarname ile davacıya bildirildiğini ancak davacının yükümlü olduğu denetimi yapmadığını, ihtarnamenin gönderildiği tarihten sonra gerçekleşen olaylarda pilot ortağı denetlemeyen davacının kusurlu olduğunu, adi ortaklığa iş artışı sonrasında verilen 90 günlük ek süre neticesinde yeni iş bitim tarihinin 06.03.2018 olduğunu ve davaya konu hırsızlığın tutanak ile tespit edildiği 03.08.2018 tarihinin bu tarihten yaklaşık beş ay sonra olduğunu, bu süreçte işin süresinin uzatılmadığını, işin örtülü kabul ile devam ettiğini ve zeyilname olmadan sigorta poliçesinin tarihinin uzatılmasının mümkün olmadığını, neticede sözleşme süresi bitmesine rağmen süre uzatım, fesih, ihtar vs. gibi sözleşmeden doğan hiçbir hakkını kullanmayan davacının inşaatın bu yolla devamını kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenici davalıların yapım işinin korunmasında işe başlama tarihinden kesin kabul tarihine kadar sorumlu olduğu, sözleşme ile üstlendiği sorumluluk ve yükümlülüklerin sigortalarla sınırlandırılmamış olduğu, iş yerinde yeterli güvenlik önleminin alınmaması sebebiyle oluşacak zarardan sorumlu oldukları, yüklenici ile idare arasında geçici veya kesin kabul yapılmadığından davacı idarenin, hırsızlık hadisesi sebebiyle gerçekleştiği iddia edilen zararını, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri uyarınca davalı iş ortaklığından tazminini isteyebileceği, ödemenin yapıldığına ve kamu zararının oluştuğuna ilişkin ispat külfeti ile çalındığı iddia edilen malzemeler ile ödemesi yapılan malzemelerin karşılaştırılması neticesinde düzenlenen 24.05.2023 havale tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmenin hükme esas alındığı, 18 no'lu hakedişin tahakkukunun yapıldığı miktar olan 400.544,91 TL davacı zararının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 25.06.2020 tarihli ilk bilirkişi raporunda tutanakla tespiti yapılan çalınan malzemelerin bedelinin belirlendiğini, en son sayıştay raporunda ise sadece 18 no'lu hakediş ile davalı şirkete ödenen bedellerin hesaplandığını, karar gerekçesinin son paragrafına göre verilen kararın kabul edilemeyeceğini, davada ekli tutanakta dökümü yapılan ve çalınan malzemelerin bedelinin tespiti ile son hakediş tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, taleplerinin sadece 18 no'lu hakedişte ödenen malzemeler olmadığını beyan etmektedir. Davalı Anayol Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; hırsızlık eyleminin ispatlanamadığını, sigorta poliçesinde hırsızlığın teminat dışı kalmasının davacının kusurundan kaynaklandığını, ispatlanamayan hırsızlık olayına ilişkin sigortanın ödeme yapmasının sözkonusu olmayacağını, davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava olarak açıldığının sabit olduğunu, dava konusu itibariyle de belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, davacının 17.07.2023 tarihli dilekçesinin bedel artırım değil ıslah dilekçesi olduğunu, dava dilekçesi ile talep edilmeyen kısım yönünden zamanaşımının işlemeye devam ettiğini, 17.07.2023 tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımının dolduğunu, ıslah edilen talep yönünden davanın zamanaşımından reddi ile 10.000,00 TL üzerinden karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. Davalı Dörteli Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; hırsızlık olayına ilişkin soruşturma dosyasında fail bulunamadığından hırsızlık suçunun oluştuğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 18 no'lu hakedişteki malzemelerin mekanik malzemeler olup, yerin altına döşenen ve bu nedenle ekonomik değeri kalmayan malzemeler olduğunu ve yerin altından çalınmasının mümkün olmadığını, davacının müvekkilinin uyarısına rağmen ve hatta hırsızlık olayından sonra dahi diğer davalıya ödeme yaparak zararın artmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin pilot ortak olup yalnızca davacıyla koordinasyonu sağladığını, müvekkilinin hırsızlık olayından önce diğer davalıya ödeme yapılmaması konusunda davacıyı uyardığını, ancak düzenlenen bilirkişi raporu ile 13.6.2018-20.02.2019 tarihleri arasında ödeme yapıldığının anlaşıldığını, 18 no'lu hakediş alacak ödemelerinin de hırsızlık olayı olduğu iddia edilen tarihten sonra yapıldığını, belirtilen nedenlerle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının alacağının olduğu kabul edilse dahi zamanaşımına uğradığını, nitekim davanın kısmi dava olduğunu ve davanın belirsiz alacak davası olması için dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiğini ancak açıkça yazılmış bir talep olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında tazminat istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ve davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Taraflar arasında eser sözleşmesi çerçevesinde yapılan işle ilgili iş mahallinde vuku bulan hırsızlık nedeniyle davacı iş sahibi tarafından, dilekçesine ekli tutanaktaki malzemelerin çalındığı belirtilerek 10.000,00 TL'lik dava açtıktan sonra dava konusu talebini artırarak 1.615.920,11 TL tazminatın tahsili talep edilmiştir. Davacı dava dilekçesine ekli tutanaktaki bedelini ödediğini iddia ettiği malzemelerin toplam bedelini talep ettiğine göre, dava iddia edildiği gibi belirsiz alacak davası değil kısmi dava niteliğindedir. Davacının sonradan yaptığı 17.07.2023 tarihli bedel artırımı da ıslah niteliğindedir. Taraflar arasında eser sözleşmesi sözkonusu olduğuna göre 5 yıllık zamanaşımı da dikkate alınarak dilekçe ekinde bulunan ve davanın sınırlarını çerçeveleyen tutanaktaki malzemelerin tamamının çalındığı, bu tutanağın aksinin davalı taraflarca iddia edilmediği ve davalılardan oluşan iş ortaklığı tarafından geçici kabul de yapılmadığından dava konusu malzemelerin çalınmasından sorumlu oldukları da dikkate alınarak davacının toplam talebi değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, sadece 18 no'lu hakediş çerçevesinde değerlendirme yapılarak karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının taraflar yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.