12. Ceza Dairesi 2020/5068 E. , 2023/3314 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/511 E., 2016/425 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürl
**12. Ceza Dairesi 2020/5068 E. , 2023/3314 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/511 E., 2016/425 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/511 Esas, 2016/425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi gereğince neticeten 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl süre ile ehliyetinin alınmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2020 tarihli ve 2016/265325 sayılı, hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; Kazanın meydana gelmesinde ölenin de kusurlu bulunduğuna, sanık lehine hükümlerin uygulanmadığına, raporların hatalı olduğuna ve saire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.''....Sanığın savunması, tanıkların beyanları, keşif, bilirkişi raporu, 12/02/2016 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın kullanmış olduğu ... plakalı otomobil ile ...'un kullanmış olduğu ... plakalı ... ile çarpışması sonucu ...'un öldüğü, meydana gelen kazada Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 08/02/2016 tarihli raporuna göre sanığın asli kusurlu ve müteveffanın kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Buna göre; Sanık ...'ın taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçunu işlediği anlaşıldığından TCK'nın 85/1 Maddesi gereğince suçun işleniş şekli, kusur durumu gözönüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini ile cezalandırılmasına, sanığın alkollü ... kullanması halinde kaza yapıp başkalarının ölebileceğini ön görmesine rağmen alkollü ... kullandığı, meydana gelen kaza sonucunda maktulün ölümüne neden olduğu ve sanığın suçunu bilinçli taksirle işlediği anlaşıldığından verilen cezada TCK'nın 22/3 Maddesi gereğince takdiren 1/3 Oranında arttırım yapılmasına, sanığın duruşmaları takibi ve duruşmada pişmanlığını dile getirmesi lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen cezada TCK'nın 62. Maddesi gereğince takdiren 1/6 Oranında indirim yapılmasına, suçun bilinçli taksirle işlenmiş olması nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 50. Maddesinin uygulanmasına kanunen ve takdiren yer olmadığına, yasal olanak bulunmadığından sanık hakkında TCK'nın 51 ve CMK'nın 231 Maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın sürücü belgesinin TCK'nın 53/6 Maddesi gereğince kusur durumu, meydana gelen sonuç gözetilerek takdiren 2 Yıl süre ile geri alınmasına dair karar verilmiştir...'' 2. Katılanlar sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir. 3. Sanık savunmasında ''... Ben olay günü Fethiye Merkezden Ovacık tarafına doğru gidiyordum. Üniversite yoluna sapacağım sırada sola sinyalimi verdim. Çok uzaktan bir motosikletin geldiğini fark ettim. Motosiklet çok uzaktı. Karanlıktı. Karanlık olduğu için de farları çok az yanıyordu. Ancak motosiklet çok süratli olduğu için hızla geldi. Ben bu durumda kaçacak bir yer bulamadım ve çarpmanın etkisiyle ben gözlerimi açtığımda benim aracım da ters dönmüştü. O sırada ben ambulansı aramak için bir kaç kere telefonumu aradım. Ancak bulamadım. Bu sırada etraf kalabalık oldu. Bana küfretmeye başladılar. Biri de camdan yumruk attı. Benim de çarpmanın etkisiyle zaten başım kanıyordu. Sonra hep birlikte diğer yaralıyı hastaneye götürdük...'' demiştir. 4.Tanık ... '' ... Ben olay günü Hollandadan gelen kuzenim, eşi ve kardeşi ile birlikte kendi aracımızda Ovacık istikametine doğru gidiyorduk. Arkamızdan bir aracın bizi sollamak için yol istediğini fark ettik. ... bizi solladı ve karşıdan gelen motosiklet ile çarpıştı. Bizim aracımızın hızı yaklaşık 50 km idi. Bu ... da bizi solladığına göre 50 km den daha fazla bir hızı vardı. Ben aracın arkasında olduğum için karşıdan gelen motosikleti fark etmedim. Sadece çarpmadan sonra gördüm. Emniyetteki ifademde de belirtiğim gibi arkadaki ... bizden yol isterken ... sağa sola gidiyordu. Buradaki beyanımda aracın zikzaklar çizerek bizi solladığından kastettiğim budur. ... bizi solladıktan sonra kendi şeridine girme imkanı varken karşı şeritte ilerlemeye devam etti ve bu sırada da benim kuzenim aracın kaza yapacağını söylemesiyle birlikte kaza meydana geldi....''' demiştir. 5. Tutanak tanığı ...: '' Dosya kapsamında bulunan 22/09/2015 tarihli tutanak altındak imza bana aittir. Olay günü biz ihbar üzerine kaza mahalline geldik. Biz olay yerine geldiğimizde motosiklet sürücüsü hayattaydı ve kaza yerindeydi. Ambulans sonradan geldi. Biz yaralıları ambulansa bindirerek letoon hastanesine gönderdik. Kaza tutanakta da belirttiğimiz gibi size gösterdiğim şekilde olmuştur. Olay tam hatırlamıyorum ama gece saat 01.00 ile 02.00 arası gibiydi. O gün akşam yağmur yağmıştı. Kaza mahallinin ıslak olup olmadığını tam hatırlamıyorum. Kaza mahallinde bir parçalanmış motosiklet kaskı vardı. Kaskın üzerinde kan olup olmadığını hatırlamıyorum. Ancak kask yaralıdan ayrı yerdeydi. Kazaya karışan ... plakalı aracın sinyalinin yanıp yanmadığını hatırlamıyorum. Olay yerinde biz alkol raporu alamadık. Ancak otomobilin içinde yarım şişe viski vardı. Ancak raporu biz almadığımız için sürücülerin alkollü olup olmadığını tespit edemedik. Biz geldiğimizde ... sürücüsü aracın içinde bekliyordu. ... sürücüsü kendisinde değildi. Biz oradayken kaçma gibi bir teşebbüsü olmadı '' demiştir. 6. Kaza tespit tutanağında, keşfe binaen tanzim edilen bilirkişi raporunda ve Adli Tıp Kurumu raporunda kazanın meydana gelmesinde sola dönüş kurallarına riayet etmeyen sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. IV. GEREKÇE Olay günü saat 02:00 sıralarında sanık sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, iki yönlü parke kaplama, aydınlatması bulunan yolda seyir halindeyken sola dönmek istediği esnada karşısından kendi şeridinden gelmekte olan ...'un sevk ve idaresindeki motosiklete çarptığı, kaza nedeniyle ...'un öldüğü, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli ve tam kusurlu, doktor raporuna göre ise 144 promil alkollü olduğu olayda; mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; 1.Kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunun, Adli Tıp Kurumu raporunun oluş ve dosya kapsamının birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, sanık hakkında hükmedilen ceza miktarı itibariyle erteleme hükümleri ile, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinin uygulanamayacağı, sanık bilinçli taksirle suçu işlediğinden uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeceği anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Fethiye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/511 Esas, 2016/425 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.