12. Ceza Dairesi 2012/13215 E. , 2012/14140 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2. cümlesi, 53/1. maddesi;134/2-1. cümlesi,53/1. maddesi uyarınca mahkumiyet. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Özel hayat kavramının, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişiler…
**12. Ceza Dairesi 2012/13215 E. , 2012/14140 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 134/1-2. cümlesi, 53/1. maddesi;134/2-1. cümlesi,53/1. maddesi uyarınca mahkumiyet. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Özel hayat kavramının, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerdiği, bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde; bu kayıtların, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, bilerek, isteyerek ve ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde, birbirinden bağımsız iki ayrı suç olarak düzenlendiği, ilk fıkradaki suçun oluşması için, görüntüdeki kişinin tanınabilir ya da sesin anlaşılabilir olması gerekmediği, acıdan kaynaklanan çığlıklar veya sevişen çiftin nefes alış verişi gibi özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice kaydedilmesi ilk fıkradaki suçun oluşumu için yeterli olup, özel hayata ilişkin görüntü veya sesin kaydedilmesiyle suçun tamamlandığı, ilk fıkradan farklı olarak, ikinci fıkrada, ifşanın kabulü için, ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişinin anlaşılması, en azından anlaşılabilir olması ya da açıklanması gerektiği; ayrıca, özel hayat görüntüsü veya sesinin, yetkisi bulunmayan kişi veya kişiler tarafından içeriğinin öğrenilmesiyle suçun tamamlanacağı, ilk fıkra açısından, görüntü veya sesin kaydedilmesi; ikinci fıkra açısından, bu kayıtların ifşa edilmesi yeterli olup, başkaca bir neticenin doğması ve mağdurun zarara uğramış olması gerekmediği gibi, sanığın kaydedilen görüntüleri izlememiş ya da sesleri dinlememiş olmasının suçun oluşumuna bir etkisinin bulunmadığı, her iki fıkrada düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, genel kast ile işlenebilen suçlardan olup, sanığın, “kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etme” neticesini bilmesi ve istemesiyle anılan maddenin ilk fıkrasındaki; bir özel hayat görüntüsü ya da sesini ifşa etmesi halinde anılan maddenin ikinci fıkrasındaki suçun manevi unsurunun oluşacağı; ancak her iki halde de kastın varlığından söz edebilmek için sanığın hukuka aykırı hareket ettiğini bilmesi ve bu biçimde hareket etmeye devam etmesi gerektiği anlaşılmakla, Dosya içeriğine göre; aynı apartmanda komşu olan sanık ile mağdurenin cinsel yakınlık boyutuna varan arkadaşlık ilişkisi içerisine girdikleri, eşi tarafından bu durumun fark edilmesi üzerine, sanığın, mağdureye ilgisinin bulunmadığını, mağdurenin tek taraflı olarak kendisine karşı duygusal yakınlık hissettiğini, bu durumu kanıtlayabileciğini belirterek, aile birliğinin bozulmaması ve eşine kanıt olarak sunabilme saikiyle, mağdureyle MSN'de görüşme yaptıkları sırada, mağdurenin üzerindeki kıyafetleri tamamen çıkartarak, cinsel organı ile oynamasına ilişkin rahat tavırlarını; ayrıca, odaya yerleştirdiği kamera sistemi çalışır cep telefonuyla, konutuna gelen mağdurenin kendisiyle öpüşüp, giysisinin alt kısmını çıkartmasına ilişkin hal ve hareketlerini, mağdurenin bilgisi ve rızası dışında kaydedip, elde ettiği görüntüleri taşınabilir belleğe aktardıktan sonra eşine vermesi ve eşinin de bu görüntüleri seyretmesi şeklinde gelişen olayda, mağdurenin, çıplaklık gibi fiziksel mahremiyetine ilişkin görüntülerini gizlice kaydeden ve taşınabilir bellek ile bu görüntüleri eşine verip ifşa eden sanık hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin suç kastının bulunmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.