Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/3654 E. , 2024/3194 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3654 Karar No : 2024/3194 DAVACI : ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yaptığı dönemde bir üst rütbe olan 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılan davacı tarafından; 1. 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Re…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/3654 E. , 2024/3194 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3654 Karar No : 2024/3194 DAVACI : ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yaptığı dönemde bir üst rütbe olan 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılan davacı tarafından; 1. 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan ''... sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, ...'' ibaresinin, 2. 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 4. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının ve bu sınavlar sonucunda 4. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine yapılan terfi işlemlerinin, 3. Sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Danıştay Beşinci Dairesinin 09/11/2020 günlü, E:2016/22218, K:2020/4967 sayılı kararıyla; 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "... sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, ..." ibaresinin iptali istemi yönünden davanın reddine, rütbe terfi sınavları sonucunda 4. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine yapılan terfi işlemlerinin iptali istemi yönünden davanın reddine, 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 4. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının ve davacının katıldığı sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/11/2021 günlü, E:2021/1380, K:2021/2576 sayılı kararıyla; Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın davalı idareler tarafından iptale ilişkin kısmının, davacı tarafından ise davanın reddine ilişkin kısmı ile aleyhinde hükmedilen vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik yapılan temyiz başvurusu sonucunda; davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ve davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile, Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 09/11/2020 günlü, E:2016/22218, K:2020/4967 sayılı kararının iptale ve rütbe terfi sınavları sonucunda 4. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine yapılan terfi işlemleri dışında kalan davanın reddine ilişkin kısımları ile vekalet ücretine ilişkin kısmının onanmasına; davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile, Daire kararının, rütbe terfi sınavları sonucunda 4. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine yapılan terfi işlemlerinin iptali istemi yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmının ise "4. sınıf emniyet müdürü rütbesiyle görev yapan ve 2015 yılı rütbe terfii sözlü sınavına katılan davacı tarafından, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, bulunduğu rütbeye yönelik olarak yapılan tüm sözlü sınavların ve bu sınavlar sonucunda 4. sınıf emniyet müdürlüğünden 3. sınıf emniyet müdürlüğüne yapılan terfi işlemleri ile bu işlemlerin dayanağı olan ilgili Yönetmelik hükümlerinin iptali istemiyle dava açıldığı, davacının da katılmış olduğu rütbe terfi sözlü sınavlarının dayanağı hükümlerinden olan dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin sözlü sınavın içeriğine ilişkin 3. fıkrasında yer alan düzenlemeler ile aynı Yönetmelik'in 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Yazılı sınava giren adaylar" ibaresinin, yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı kriteri aranmadan sözlü sınava çağrılmasına ilişkin düzenlemede 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu hükümlerine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 günlü, E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 günlü, E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararı ile kesin olarak onandığı görülmektedir. Buna göre, dava konusu rütbe terfi sözlü sınavlarının dayanağını oluşturan ilgili mevzuat hükümleri ile bu mevzuat hükümleri dikkate alınarak 25-29/06/2015 tarihleri arasında 4. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının tamamının yukarıda belirtilen gerekçeyle iptaline karar verilmiş olması karşısında, anılan düzenlemeler ve sözlü sınavlar esas alınarak tesis edilen terfi işlemlerinin de hukuki temelinin ortadan kalktığı ve hukuka aykırı hale geldiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmelik'in sözlü sınava ilişkin hükümlerinin Kanun'da aranan yazılı sınav şartını etkisiz hale getirdiği, sözlü sınavın, subjektif değerlendirmelere dayalı olarak yapıldığı, sözlü sınavda sorulan sorulara verilen yanıtların teknolojik olanaklardan yararlanılarak kayıt altına alınmadığı, hukuka aykırı olan sözlü sınava dayanılarak yapılan terfi işlemlerinin de hukuka aykırı olacağı ileri sürülmüştür. DAVALILARIN SAVUNMASI : Cumhurbaşkanlığı (kapatılan Başbakanlık) ve İçişleri Bakanlığı tarafından; dava konusu sözlü sınavın, sözlü sınava giren adaylara önceden bastırılan sorular arasından soru kartı çektirilmek suretiyle icra edildiği, binlerce rütbeli personelin tek bir komisyon tarafından değerlendirmeye tabi tutulması halinde sınav işlemlerinin zamanında tamamlanmasının mümkün olamayacağı, yazılı sınavda personelin sadece mesleki bilgisi ve genel kültürü ölçülebilmekle beraber, bu bilgilerini uygulamaya nasıl yansıtacaklarının tespiti bakımından sözlü sınava tabi tutulmaları gerektiği, ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca yapılan sözlü sınav sonucunda yapılan terfi işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; sözlü sınavda başarı barajının aday lehine düşük tutulduğu, (50) puan alma şartı konulmasının; daha fazla katılımı sağlamak, objektiflik ve hakkaniyet açısından makul olduğu; sözlü sınavın, sözlü sınava giren adaylara önceden bastırılan sorular arasından soru kartı çektirilmek suretiyle icra edildiği, bu yönüyle farklı komisyonlar tarafından farklı değerlendirme yapıldığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, adayların değerlendirme kriterlerinin Yönetmelik'te açıkça ortaya konulduğu ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca yapılan sözlü sınav sonucunda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : 4. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan davacı tarafından, 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 4. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının, sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin ve bu sınavlar sonucunda 4. sınıf emniyet müdürlüğünden 3. sınıf emniyet müdürlüğüne yapılan terfi işlemlerinin ve bu işlemlerin dayanağı olan ve Bakanlar Kurulunun 2015/7685 sayılı kararıyla kabul edilen ve 10/05/2015 tarihli, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan ''... sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, ...'' ibaresinin iptali istenilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanununun 38. maddesinde; İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında da; idare mahkemelerinin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği öngörülürken, aynı maddede, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır. Dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesinin 09/11/2020 tarih ve E:2016/22218, K:2020/4967 sayılı kararıyla; 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "... sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, ..." ibaresi ile Rütbe terfi sınavları sonucunda 4. sınıf emniyet müdürlüğünden 3. sınıf emniyet müdürlüğüne yapılan terfi işlemlerinin iptali istemi yönünden davanın reddine, 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 4. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının ve davacının katıldığı sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin ise iptaline karar verilmiş, davalı idareler tarafından kararın iptale ilişkin kısmının temyiz edilmesi üzerine; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/11/2021 tarih ve E:2021/1380, K:2021/2576 sayılı kararıyla, "..........Davalı idarelerin Daire kararının iptale ilişkin kısmına yönelik temyiz istemleri ile davacının, Daire kararının 4. sınıf emniyet müdürlüğünden 3. sınıf emniyet müdürlüğüne yapılan terfi işlemleri dışında kalan davanın reddine yönelik kısmı ile vekalet ücretine ilişkin temyiz istemi yönünden; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay Beşinci Dairesi kararının, iptale ilişkin kısmı ile dava konusu Yönetmeliğin 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, ..." ibaresinin iptali istemi yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmı ile vekalet ücretine ilişkin kısmı, aynı gerekçeler ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, davacının katılmış olduğu rütbe terfi sözlü sınavının dayanağı hükümlerinden olan dava konusu Yönetmeliğin 28. maddesinin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Yazılı sınava giren adaylar" ibaresinin iptali yolunda verilen Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararı ile kesin olarak onanmıştır. Davacının, Daire kararının rütbe terfi sınavları sonucunda 4. sınıf emniyet müdürlüğünden 3. sınıf emniyet müdürlüğüne yapılan terfi işlemlerinin iptali istemi yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmına karşı temyiz istemine gelince; Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin hukuk devleti olduğu vurgulanmış, 138. maddesinin son fıkrasında ise, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Kararların sonuçları' başlıklı 28. maddesinde de, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında, bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir." hükmü yer almaktadır. Mevzuatımızda yer alan düzenlemeler uyarınca, idari yargı yerlerince verilen kararların uygulanıp uygulanmaması konusunda idarenin herhangi bir takdir yetkisinin olmadığı, bu kararların doğruluğunu tartışma yetkisinin bulunmadığı, idarelerin bu alandaki yetkilerinin, bağlı yetki niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. İdari işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin yapıldığı iptal davasında; davacının ihlale uğrayan menfaatinin korunması yanında, kamu yararının korunması da söz konusu olup; bu durum, iptal davasının objektif niteliğinin bir sonucudur. Hukuka aykırı bulunan idari işlemler hakkında verilen iptal kararları, varlıklarını hukuka uygunluk karinesinden yararlanmak suretiyle sürdüren idari işlemleri tesis edildikleri tarihe kadar geriye yürür şekilde ortadan kaldırır. Dolayısıyla, dava konusu edilen idari işleme bağlı olan diğer işlemler de ortadan kalkar. İptal kararlarının bu özelliği, dava konusu idari tasarruftan önceki hukuki durumun sağlanması gereğinden kaynaklanmakta olup, iptal kararları, iptal edilmiş olan idari işlemi hukuk aleminde hiç doğmamış hale getirmektedir. Dosyanın incelenmesinden, 4. sınıf emniyet müdürü rütbesiyle görev yapan ve 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavına katılan davacı tarafından, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, bulunduğu rütbeye yönelik olarak yapılan tüm sözlü sınavların ve bu sınavlar sonucunda 4. sınıf emniyet müdürlüğünden 3. sınıf emniyet müdürlüğüne yapılan terfi işlemleri ile bu işlemlerin dayanağı olan ilgili Yönetmelik hükümlerinin iptali istemiyle dava açıldığı, davacının da katılmış olduğu rütbe terfi sözlü sınavlarının dayanağı hükümlerinden olan dava konusu Yönetmeliğin 28. maddesinin sözlü sınavın içeriğine ilişkin 3. fıkrasında yer alan düzenlemeler ile aynı Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Yazılı sınava giren adaylar" ibaresinin, yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı kriteri aranmadan sözlü sınava çağrılmasına ilişkin düzenlemede 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu hükümlerine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararı ile kesin olarak onandığı görülmektedir. Buna göre, dava konusu rütbe terfi sözlü sınavlarının dayanağını oluşturan ilgili mevzuat hükümleri ile bu mevzuat hükümleri dikkate alınarak 25-29/06/2015 tarihleri arasında 4. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının tamamının yukarıda belirtilen gerekçeyle iptaline karar verilmiş olması karşısında, anılan düzenlemeler ve sözlü sınavlar esas alınarak tesis edilen terfi işlemlerinin de hukuki temelinin ortadan kalktığı ve hukuka aykırı hale geldiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, Daire kararının, söz konusu rütbe terfi sözlü sınavları sonucunda 4. sınıf emniyet müdürlüğünden 3. sınıf emniyet müdürlüğüne yapılan terfi işlemlerinin iptali istemi yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır........." denilerek kararın iptale ve rütbe terfi sınavları sonucunda 4. sınıf emniyet müdürlüğünden 3. sınıf emniyet müdürlüğüne yapılan terfi işlemleri dışında kalan davanın reddine ilişkin kısımları ile vekalet ücretine ilişkin kısmının onanmasına, rütbe terfi sınavları sonucunda 4. sınıf emniyet müdürlüğünden 3. sınıf emniyet müdürlüğüne yapılan terfi işlemlerinin iptali istemi yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir, Açıklanan nedenlerle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararındaki gerekçeler doğrultusunda, dava konusu rütbe terfi sınavları sonucunda 4. sınıf emniyet müdürlüğünden 3. sınıf emniyet müdürlüğüne yapılan terfi işlemlerinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince: Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Daire tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise 16/05/2022 günlü, E:2022/4937, K:2022/3212 sayılı gönderme kararıyla Dairemize gönderilen dosyada, Danıştay Beşinci Dairesinin 09/11/2020 günlü, E:2016/22218, K:2020/4967 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/11/2021 günlü, E:2021/1380, K:2021/2576 sayılı kararıyla kısmen bozulması üzerine, 2577 sayılı Kanun'un 50/5 maddesi uyarınca bozma kararına uyularak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bilgi ve belgeler de incelenmek suretiyle bozulan kısım yönünden işin gereği düşünüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 4. SINIF EMNİYET MÜDÜRÜ RÜTBESİNDEN 3. SINIF EMNİYET MÜDÜRÜ RÜTBESİNE YAPILAN TERFİ İŞLEMLERİNİN İPTALİ İSTEMİNİN İNCELENMESİ : Danıştay İkinci Dairesinin 24/11/2022 günlü, E:2021/1112, K:2022/5991 sayılı kararıyla 2015 yılında gerçekleştirilen rütbe terfi sınavları sonucunda 4. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine yapılan terfi işlemlerin iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/11/2023 günlü, E:2023/1183, K:2023/2895 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği görüldüğünden, 4. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine yapılan terfi işlemlerinin iptali istemine ilişkin olarak bu davada yeniden bir karar verilmesine gerek görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 4. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine yapılan terfi işlemlerinin iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Dava sonuç olarak kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan ...-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine; davalı idareler tarafından yapılan ...-TL temyiz yargılama giderinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına; posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 3. Yargılamanın devamı sırasında davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, aşağıda dökümü yer alan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan ...-TL temyiz yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacıdan, diğer yarısı olan ...-TL'nin davalı idarelerden kararın kesinleşmesinden sonra tahsili için müzekkere yazılmasına, 4. Bakılan davanın kesinleşen kısımları için davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu aşamada davalı idareler lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.