T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/104 KARAR NO: 2026/453 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/04/2025 NUMARASI: 2024/119 E - 2025/244 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ:19/02/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan ince…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/104 KARAR NO: 2026/453 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/04/2025 NUMARASI: 2024/119 E - 2025/244 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ:19/02/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, dava konusu tesisat adresinde ticarethane (kafe) işlettiğini, müvekkili şirket görevlilerince yapılan kontrolde davalıların kullanımındaki dava konusu tesisatta "dağıtım sistemine müdahale edilerek, ayrı bir hat (harici hat) çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin enerji kullanıldığı" tespiti yapıldığını, yapılan tespit üzerine, EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca takibe konu kaçak tahakkukları tanzim edildiğini, davalı borçluların takiplere dayanak faturaları ödememesi üzerine, aleyhine icra takibi yapıldığını, davalıların alacak tahsilini geciktirmek amacıyla mesnetsiz gerekçelerle, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibe itiraz ettiklerini, davalılar ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme benzeri ilişki olduğunu, para alacağının iadesi söz konusu olduğundan davacı müvekkili şirketin ikametgahı mahkemesinin de davaya bakmaya yetkili olduğunu, müvekkili şirket yetkililerince usul ve yasaya uygun olarak tanzim edilen kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı kapsamında davalıların kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğini, takibe dayanak faturaların kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olduğunu, alacaklarının haksız fiile dayandığını, haksız fiilden kaynaklı davalarda tazmin yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiği dikkate alındığında kanunen aranan ihtiyati haciz şartları oluştuğunu, borçluların abonelik üzerinden yasal şekilde elektrik kullanmak yerine kötü niyetli olarak, profesyonelce kurulan bir harici hat düzeneği ile kaçak elektrik kullandığını, borçluların mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğunu beyanla, davalıların Bakırköy 2. İcra müdürlüğünün ... sayılı takibine itirazının iptaline, öncelikle teminatsız olarak, gereğinde %115 teminat karşılığı ile de olsa borçluların, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine ve icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... hizmet noktası ve ... hesap numarası ile davacı kurumdan elektrik hizmeti aldığını, abonelik sözleşmesi gereği iş bu davanın abone sıfatına haiz müvekkiline yönlendirilmesi gerekirken her iki müvekkiline de yönlendirildiğini, abone bilgisi faturanın üst kısmında yazdığını, .... Şti. olduğunu, bu nedenle abone sıfatına haiz olmayan müvekkili ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddi gerektiğini, kurum yetkililerince 04/01/2023 tarihinde yapılan güç kontrollerinde, müvekkili şirkette bulunan fakat kullanım dışı olan cihazları çalıştırmak suretiyle, yüksek güç çıkarıldığı, bazı cihazların değerlerinin yüksek yazıldığı ve sayaç çıkışında bağlı olan cihazların kaçak hat üzerinde bağlı olduğu iddiaları ile ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlendiğini, söz konusu iddialar ile tespit tutanağının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin söz konusu kaçak hatta ilişkin bilgisi, görgüsü ve kullanımı bulunmadığını, bağımsız olarak çekilen hattın, binada ortak kullanılan jeneratörden faydalanmak amacı ile mutfak panosuna çekilmiş olduğunu, daha sonra başka bir işletmede yapılan haciz esnasında jeneratörün de haczedilmesi ile jeneratörden sökülen hattın yakınında bulunan sayaçtan geçirilmeksizin bağlandığı bilgisi, müvekkil şirket tarafından haricen ve kurum yetkililerince tespit tutanağının düzenlenmesinden sonra öğrenildiğini, taraflarınca 04/01/2023 Tarih, ... Seri Numaralı,Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağına karşı itiraz edildiğini, itirazlarının ... numarası, ... barkod numarası ve ... ile kayda alındığını, henüz neticelenmediğini, davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, ihtiyati haciz koşulları oluşmadığını, davacı tarafından, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/92 D. İş 2023/92 K. Sayılı dosyada ihtiyati haciz talepli dava açıldığını, mahkemece talebin reddine karar verildiğini, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, istinaf mahkemesince henüz karar verilmediğini beyanla, ihtiyati haciz talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemenin "Davacının davasının, usulüne uygun yapılmış takip bulunmadığından usulden REDDİNE" ilişkin kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2024/53 E, 2024/393 K.sayılı 08/02/2024 günlü ilamı ile ; somut olayda, davalı-borçluların icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği ancak itirazında yetkili icra dairesinin neresi olduğunun bildirilmediği, bu haliyle icra dairesinin yapılan yetki itirazın geçersiz olduğu, böylece icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği sabit olduğundan, mahkemece işin esasına girilerek, neticesine göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin verilen karar usul ve hukuka uygun bulunmadığı gerekçesi ile; "Davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine " karar verilmiştir. İstinaf iade kararı sonrası yargılamaya devam edilmiştir.Mahkemece bu kez; davalılar hakkında kaçak elektrik kullandığının dosyada mevcut görüntü kayıtları, tutanaklar ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu, dava konusu iş yerinde harici hat çekilmek sureti ile elektrik kullanıldığı, davacının tespit ettiği 74,3 kurulu güce göre yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, bu güce göre 402.918,35 TL kaçak tüketim bedeli ödenmesi gerektiği, mahkemece bu miktara fatura son ödeme tarihi olan 16/01/2023 tarihi ile takip tarihi olan 14/02/2023 tarihi arasında işleyen avans faizinin %10,75 üzerinden 3.441,35 TL ettiği, %18 KDV 619,45 TL ettiği, böylece toplam 406.973,75TL yönünden talebin haklı olduğu gerekçesi ile; "1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, davalıların Bakırköy 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yönelik itirazlarının 406.973,75 TL yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak olarak kabul edilen 402.918,35 TL için takipten itibaren avans faizi uygulanmasına, geri kalan kısma yönelik talebin REDDİNE, 2-Alacak likit olmadığından ve dava kısmen kabul edildiğinden icra inkar tazminatına yer olmadığına" karar verilmiştir.Kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı hesaplamaları içerdiğini,kaçak tüketicisinin tüketim ekstresi incelendiğinde, tüketicinin hesaba dahil edilen 1 yıllık süreden daha fazla kaçak yöntemi ile hattan enerji kullandığı anlaşılmakta iken bunun başlangıcını tespit etmek için tutanak şartı getirilmesinin anlaşılamadığını, mevzuat dahilinde 365 günlük yapılan kaçak ve ek tahakkuk hesaplanması gerektiği,buna göre Madde 45–(1)-b bendine göre 180 gün kaçak tüketim süresi, aynı maddenin ç-1 bendine göre de 185 gün kaçak ek tüketim süresinin hesaplanması gerektiği,mekanda günlük çalışma süresinin elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği madde 45/3-c bendine göre ( cafe ) 14 saat hesaplanması gerekmekteyken 8 saat olarak hesaplandığını, ilgili yönetmelik gereği kaçak şekli harici hat olarak tespit edildiğinden ve somut olayda 1 yıldan uzun süre kaçak kullandığı anlaşıldığından 365 günlük yapılan kaçak ve ek tahakkuk hesaplanmasında hata bulunmadığı,bu doğrultuda müvekkili şirket tarafından yapılan tespit ve tahakkukta hata olmadığını,yeniden rapor alınarak davanın tümden kabulü gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; abone sıfatı bulunmayan davalı ... hakkında davanın husumetten reddi gerektiğini,bu davalı yönünden illiyet bağının oluşmadığını,kaçak kullanımın belgelendirilmesi fotoğraflanması gerektiğini, harici hat çekilerek kaçak elektrik kullanılmadığını,tadilatla ilgili hatalı bağlantı yapılması sonrası bu durumun ortaya çıktığını,tadilat yapıldıktan sonra ikinci abonelik tesis edildiğini,tüm güçler açık olduğunda, 40.57 Amper görüntüsünün bariz görüldüğünü,bilirkişi raporunda güç ölçümünün hatalı değerlendirildiğini belirterek , kaçak elektik bağlanması olayından müvekkillerinin haberdar olmayıp ...'ın bilgisi ve görgüsü dahilinde ikinci abonelik tahsis edildiğini,hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere, bir an için müvekkilinin kaçak elektrik kullanımından sorumlu tutulacağı düşünüldüğünde dahi müvekkilinin davacının talebi gibi bir kullanım borcu bulunmadığını,bunun yanında müvekkili ... abonelik sahibi olmadığından ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava, kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle yapılan takibe karşı borca ve yetkiye itirazın iptaline ilişkindir.Bakırköy 2. İcra müdürlüğünün ... sayılı icra dosyası 1.723.981,76 TL asıl alacak, 40.226,24TL faiz ve 7.240,73TL KDV üzerinden yapılan ilamsız takipte , borçlu davalıların süresinde yetkiye ve borca itiraz ettiği, takibin durdurulduğu görülmüştür.Tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri incelendiğinde ;30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" nde;Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi TüketimiKaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle,eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜRE MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. Buna göre KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜRE MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.,şeklinde düzenleme içermektedir.İstinaf sonrası elektrik mühendisi tek bilirkişiden alınan 16/05/2024 tarihli raporunda özetle ;"İddia edilen harici hattan kaçak elektrik kullanımı hadisesi ile ilgili olarak, olayın üzerinden yaklaşık 15 ay geçmesi ve olay yerinde keşif imkanı bulunmamasından dolayı, iddia ve savunmalar, dosyaya sunulan delil niteliğinde her türlü belge, resimler, hep birlikte değerlendirilmek suretiyle tespit ve değerlendirme yoluna gidildiğini, dava konusu harici hat için dosya kapsamında sunulan belgelerden açık ve kesin bir biçimde harici hat olup olmadığı noktasında tespit yapılamayacağı görüş ve kanaatine varıldığını, perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü temine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen davalıların kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edildiğini, dava dosyasına sunulan 25 aylık elektrik tüketim raporunun ölçülü ve denetime elverişli olduğu, aylık çekilen güçlerin ilgili mahalin kurulu gücü ve bağlantı gücüyle orantılı olduğu görüş ve kanaatine varıldığını, kaçak elektrik tüketimi tespiti yapılan tarihten sonra sadece adet faturalandırma yapıldığından ve abonelik durdurulduğundan tespit sonrası için tüketimlerde artış olup olmadığı hususunda kesin olarak bir değerlendirme yapılamayacağı anlaşıldığını,kaçak kullanım bedelinin vergili ve cezalı tutarı olarak, yapılan hesaplamada elektrik fatura bedelinin toplam 14558,85 TL olacağı görüş ve kanaatine varıldığını, icra tarihinden dava tarihine geçen süre için ödenecek ilave adi kanuni faiz ile birlikte hesaplama yapıldığında toplam fatura bedelinin 15.894,28 TL olacağı" belirlenmiştir.İtiraz sebebiyle CD istenerek alınan 14/11/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle ; " Davalı ve davacı tarafın dosya kapsamında sunduğu güç değerleri olan 74,3 kW ve 49,3 kW değerlerine göre hesaplama yapılması yoluna gidildiğini, 74,3 kW olarak belirtilen harici hattan beslenen elemanların güç değerine göre kaçak kullanım bedelinin vergili ve cezalı tutarı olarak, yapılan hesaplamada elektrik fatura bedelinin toplam 402.918,95 TL olacağı görüş ve kanaatine varıldığını, 49,3 kW olarak belirtilen harici hattan beslenen elemanların güç değerine göre kaçak kullanım bedelinin vergili ve cezalı tutarı olarak, tarafımca yapılan hesaplamada elektrik fatura bedelinin toplam 265.560,21 TL olacağı " hesaplanmıştır.Daha sonra alınan 24/01/2025 tarihli ek raporunda ise özetle; " İddia edilen harici hattan kaçak elektrik kullanımı hadisesi ile ilgili olarak, olayın üzerinden yaklaşık 15 ay geçmesi ve olay yerinde keşif imkanı bulunmamasından dolayı, iddia ve savunmalar, dosyaya sunulan delil niteliğinde her türlü belge, resimler, hep birlikte değerlendirilmek suretiyle tespit ve değerlendirme yoluna gidildiğini,dava konusu harici hat için dosya kapsamında sunulan bulgularla açık ve kesin bir şekilde harici hattan enerji kullanımı yapıldığı görüş ve kanaatine varıldığını, dosya kapsamında sunulan videolar izlenip değerlendirildiğinde yukarıda detaylıca açıklaması yapıldığı şekilde harici hattın ana dağıtım panosu veya civarından davalıların mahalline çekildiği ve davalı tarafça kullanıldığı görüş ve kanaatine varıldığını, perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen davalıların kaçak elektrik enerjisi kullandığı kanaatine varıldığını, davacı kurumun itirazlarında belirttiği 1 yıllık tahakkuk durumunun yönetmelikler çerçevesinde mümkün olmadığı, kaçak elektrik kullanım tespiti için | adet tutanak tanzim edildiği, kullanım başlangıcı ile alakalı açık ve kesin bir bulgu/belge, tutanak sunulmadığını,davalı tarafça sunulan itirazlarda ilgili mahalin çektiği akım ve dolayısıyla güç değerleri verildiği anlaşılmakla kaçak tespiti anında alınan videolar değerlendirildiğinde sunulan akım değerlerinin dava dosyasına bir katkı sunmayacağı aşikar olduğunu, diğer taraftan yapılan kaçak tahakkuk hesaplamaları ise davacı ve davalı tarafın dosyasına sunduğu güç değerleri ayrı ayrı göz önünde bulundurularak yapıldığını, davalı ve davacı tarafın dosya kapsamında sunduğu güç değerleri olan 74,3 kW ve 49,3 kW değerlerine göre seçenekli olarak hesaplama yapılması yoluna gidildiğini, davacı tarafın sunduğu güç değeri olan 74,3 kW olarak belirtilen harici hattan beslenen elemanların değerine göre kaçak kullanım bedelinin vergili ve cezalı tutarı olarak, yapılan hesaplamada elektrik fatura bedelinin toplam 402.918,95 TL olacağı,davalı tarafın sunduğu güç değeri olan 49,3 KW olarak belirtilen harici hattan beslenen elemanların güç değerine göre kaçak kullanım bedelinin vergili ve cezalı tutarı olarak yapılan hesaplamada elektrik fatura bedelinin toplam 265.560,21 TL olacağı" hesaplanmıştır.Mahkemece son ek bilirkişi raporu kapsamında güç değeri 74,3 kwh baz alınarak yapılan hesaplama kapsamında vergi dahil olmak üzere davalıların sorumlu olduğu kaçak tüketim bedelinin 402.918,95 TL olduğu hesaplanmış ,ayrıca mahkemece son ödeme tarihi ve takip tarihi arasında resen avans faiz oranı olan %10,75 üzerinden 3.441,35 TL işlemiş faiz ile faizin %18 KDV si 619,45 TL olarak tespit edilmekle ,davacının takipteki toplam alacağının 406.973,75 TL olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda davalı şirket yetkilisi de kaçak kullanım bedelinden sorumlu olduğundan mahkemenin her iki davalı yönünden davanın kısmen kabulüne dair kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacı ve davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R :Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) Davalılardan alınması gereken 27.800,37 TL karar ve ilam harcından, toplam peşin alınan 6.950,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.850,28 TL'nin davalıardan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/02/2026