Başvuru, gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması, adli kontrol tedbiri dolayısıyla tazminat ödenmemesi nedeniyle adil yargılanma ile kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının, vekâlet ücretinin yapılan düzenlemeyle azaltılması nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması, adli kontrol tedbiri dolayısıyla tazminat ödenmemesi nedeniyle adil yargılanma ile kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının, vekâlet ücretinin yapılan düzenlemeyle azaltılması nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 5/6/2018 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 5/11/2016tarihinde terör örgütü adına eylem ve faaliyetlerde bulunmak suçlamasıyla gözaltına alınmış, 22/11/2016 tarihinde imza atma yükümlüğü şeklindeki adli kontrol tedbirine tabi tutularak serbest bırakılmıştır. Yapılan yargılama sonunda başvurucunun beraatine karar verilmiş, beraat kararı 7/12/2017 tarihinde kesinleşmiştir. Beraat kararının kesinleşmesi üzerine başvurucu, haksız olarak 17 gün gözaltında kaldığını, gözaltı ve adli kontrol kararı nedeniyle çalışamayıp kazanç kaybına uğradığını, üzüntü ve sıkıntı çektiğini, itibarının zedelendiğini, terörist muamelesi gördüğünü, gözaltına alınmadan önce aylık ortalama 000 TL elde etmekte olduğunu belirterek 000 TL maddi ve 000 TL manevi tazminatın ödenmesi talebiyle dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu, gözaltının haksız olduğu iddiasını beraat etmiş olmasına dayandırmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu gözaltı tedbirinin hukuki olup olmadığına ilişkin bir açıklamada bulunmamıştır. Adana Ağır Ceza Mahkemesi 30/3/2018 tarihli kararında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda hangi koruma tedbirlerinin tazminat gerektirdiğinin tahdidî olarak sayıldığını, tazminat gerektiren koruma tedbirleri arasında adli kontrol tedbirlerinin yer almadığını belirterek bu tedbir yönünden yapılan tazminat istemini reddetmiştir. Mahkeme başvurucunun beraat etmiş olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi uyarınca tazminata hak kazandığını belirterek 17 gün gözaltı için başvurucuya 737,22 TL maddi, 360 TL manevi tazminat ile 845 TL vekâlet ücretinin ödenmesine karar vermiştir. Başvurucu; hükmedilen tazminatların ve vekâlet ücretinin düşük olduğunu, adli kontrol tedbirleri yönünden tazminat talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, bu tedbirler yönünden de zarara uğradığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi 28/5/2018 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. İlgili hukuk için bkz. A.A. [GK], B.No:2017/34502,21/10/2021, §§ 22-