Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/12397 E. , 2024/912 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/12397 Karar No : 2024/912 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … adına … Sendikası VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak g…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/12397 E. , 2024/912 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/12397 Karar No : 2024/912 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … adına … Sendikası VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde öğretmen olarak görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile kamu görevinden çıkarılma işlemi nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında; … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında özetle, ''... PKK/KCK terör örgütüne müzahir görüşte olup, halen Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosunda görev yapan öğretmenlerden terör örgütünün ideolojisini öğrencilere aşılamaya çalışan,bununla birlikte öğrencilerin eğitim öğretim hakkını örgüt adına yürüttükleri faaliyetler ile engelleyen öğretmenlere yönelik olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma sayılı iletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kayda alınması kararının uygulanması kapsamında, 5271 sayılı CMK'nın 135. ve 140. maddeleri gereğince ilgili kişilerin iletişimlerinin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınması, kullanılan iletişim araçlarının sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ile teknik araçlarla izlenmelerine dair ilgili mahkemelerden alınan kararlar doğrultusunda, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünce çalışmaların başlatıldığı, dosya kapsamında şüpheli olan şahıslara 'Anadil hakkı ve mali kayıplarımıza tepki için P.tesi-Salı rapor-sevk alarak okullara gitmiyoruz.' şeklinde SMS gönderildiğinin tespit edilmesi üzerine Diyarbakır il merkezi ve ilçelerde görev yapan öğretmenlerden mazeretli ve mazeretsiz olarak göreve gitmeyenlerin mazeretlerini belirtir şekilde açık kimlik bilgileri, görev yaptıkları okullar ve mazeretleriyle ilgili ibraz etmiş oldukları belgelerin talep edildiği, şüpheli davacının 22-23 Ekim 2012 tarihlerinde rapor aldığı, rapor örneğinin dosya arasında mevcut olduğu, bahsi geçen raporun; PKK/KCK terör örgütünün ve Abdullah Öcalan'ın 'demokratik özerkliğin fiilen inşa edilmesi' hedefi doğrultusunda Kürtçe anadilde eğitim çalışmalarını devam ettirilmesi şeklindeki telkinleri, yine Abdullah Öcalanın avukat görüşmelerinde 'GEREKİRSE OKULLARI TAMAMEN BOYKOT EDİP, KENDİ EĞİTİMLERİNİ KENDİLERİ SAĞLASINLAR ...' şeklinde belirttiği uygulama yöntemi, örgüte müzahir internet sitelerinde sözde PKK/KCK yöneticilerinden M.K.'nın; ' Kürtler yeni eğitim yılında okulları boykot ederek kültürel soykırıma karşı mücadeleyi yükseltmelidir. kendi demokratik kurumlaşmasını ve özgürlük sistemini gerçekleştirmede adımlar atmalıdır ...' şeklindeki beyanına yapılan atıf ve KCK sözleşmesinin 14. maddesinde yer alan ALAN MERKEZLERİ'nin alt birimi niteliğindeki dil ve eğitim komisyonları şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde sağlıktan kaynaklı değil izah edilen hedefler doğrultusunda alındığının kabul edilmesi gereklidir. Bu kapsamda öğrencilerin eğitim öğretim hakkını engelleyerek terör örgütü adına suç işlediği konusunda yeterli şüpheye ulaşıldığı anlaşılmıştır. Katıldığı Gösteri ve Eylemler; örgüte müzahir … internet sitesinin yapmış olduğu çağrılar ve ... Diyarbakır Şube Platformu’nun organizesinde 23.05.2012 günü ' Toplu iş sözleşmesi ve memur maaşları ' ile ilgili olarak yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendiği, saat 10:00 da kolluk görevlisinin pankart açarak toplu yürüyüşü engelleme amaçlı sözler sarfettiği, çeşitli pankartların açılmaya çalışıldığı, ' Emekçiyiz, haklıyız, kazanacağız. Zafer direnen emekçinin olacak. Gün gelecek devran dönecek, ... halka hesap verecek.. Direne direne kazanacağız.' şeklinde sloganların atıldığı, yolun trafiğe kapatılmaması şeklinde uyarıların saat 11:28 itibariyle devam ettiği, çeşitli grupların saat 12:25 itibariyle dağkapı meydanında biriktikleri, grubun anca saat 13:35 itibariyle dağılmaya başladığı ve etkinliğin sona erdiği, netice itibariyle 5 güvenlik görevlisinin taşlı ve sopalı saldırılar sonucunda yaralandığı, sanığın da bahsi geçen eyleme katıldığına ilişkin görüntülerin dosya arasında mevcut olduğu ... olaya karışan şahıslara dağılmaları konusunda birçok kez çağrı yapıldığı, buna karşın şahısların bahsi geçen çağrılara uymayarak ilimizin değişik yol ve caddelerinde kamu güçlerine ve kamu mallarına yönelik taşlı ve sopalı saldırılarda bulunulduğu, içerisinde şüpheli ...'ın da bulunduğu grubun yapılan tüm çağrılara rağmen ısrarla dağılmadığı ... 30.05.2012 günü şüpheli ... ile M.N.A. arasında geçen; ... tape kayıt numarası ile kaydedilen görüşmenin; -S.Ö.:Yav geçen hafta biz bir eylem yaptık ya hani, M.N.A: parayla parayla çok pahalı olmaz mı? -S.Ö.:Ya dur anlatayım sana, M.N.A.: Hee -S.Ö.: Geçen hafta biz bir eylem yaptık ya hani fotoğraf motoğraflar. M.N.A.: He. -S.Ö.: Ondan sonra eylemden sonra dedim bi gideyim kendime gözlüklere bakayım rastgele bir gözlükçüye girdim. M.N.A: Hı Hı. -S.Ö.:Sahibi dedi hayırdır ne olmuş sana falan. dedim valla işte. ''ben gaz yedim dedim tazyikli su yedim dedim şerefsizler beni mahvettiler falan. M.N.A.: Ee -S.Ö.: Dedi o zaman eylemci misin? Dedim he ben eylemciyim dedi, o zaman ben başım gözüm üstüne dedi geç (gülüyorlar) M.N.A: Allahını seversen. -S.Ö.:Yaw Diyarbakırda biliyorsun bu tür şeyler bitmiyor. M.N.A.: Hangisiydi ha hangisiydi? -S.Ö.: Dağkapıda bi tane ucu da kırıktı ha diyi vay diyi benim başım gözüm üstüne diyi hocam git bi tane elini vur geri çek diyi (gülüyorlar) diyi söyle a bu, kendini geri çek. M.N.A.: He ... şeklinde olduğu ...." yönünde tespitlere yer verildiği, buna göre davacının PKK/KCK terör örgütünün ideolojik amaçları doğrultusunda 22 ve 23 Ekim 2012 tarihlerinde gerçekleştirilen örgüt organizasyonuna katıldığının ... tape kayıt numarası ile kaydedilen görüşme kaydı ile ispatlandığının anlaşılması karşısında, anılan durumun davacının PKK/KCK ile irtibat ve iltisakını ortaya koyduğu, diğer yandan, hükme esas alınan delilin, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/1653 sayılı İletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kayda Alınması Kararının uygulanması kapsamında, CMK'nın 135. ve 140. maddeleri gereğince ilgili kişilerin iletişimlerinin tespiti, dinlenilmesi ve kayda alınması, kullanılan iletişim araç bilgilerinin değerlendirilmesi ile teknik araçlarla izlenmelerine dair ilgili mahkemelerden alınan kararlar doğrultusunda ele geçirildiğinden, hukuka aykırı delilden bahsetmeye de olanak bulunmadığı belirtilmiş ve davacının PKK/KCK silahlı terör örgütünün ideolojik amaçları doğrultusunda düzenlenen örgüt organizasyona katılarak ihtara rağmen dağılmayan ve güvenlik güçlerine saldıran grubun içerinde yer aldığı şeklindeki tespit ile birlikte PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibat veya iltisaklı olduğu yönünde Valilik ihraç kanaatinin bulunduğu yönündeki bilgi bir bütün halinde değerlendirildiğinde, PKK/KCK yapılanması ile en az irtibat veya iltisak derecesinde bağı bulunduğunun sabit olduğu, bu nedenle de demokratik hukuk düzeninin gereklerine aykırı olarak Anayasaya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından, dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu Komisyon kararı Mahkemelerince hukuka uygun bulunduğundan, davacının dava dilekçesinde talep ettiği parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi taleplerinin karşılanmasına hukuken olanak bulunmadığı belirtilmiştir. Açıklanan gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dayanak alınan mitingin örgütsel bir yönünün bulunmadığı ve tamamen memurların özlük haklarına ilişkin olarak sendika tarafından düzenlenen bir miting olduğu, dava konusu işlem tesis edilirken savunma hakkı tanınmadığı, adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ve şahsiliği ilkelerinin, hukuk devleti ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, sadakat yükümlülüğüne aykırı bir davranışının bulunmadığı, terör örgütü ile irtibatını gösteren herhangi bir bilgi veya delil olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; davacının ileri sürdüğü sebeplerin 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinde belirtilen sebeplerden hiçbirisine uymadığı ve temyize konu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde öğretmen olarak görev yapan davacı, 29/10/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede isminin yer alması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmış, davacının kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvuru Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ...tarih ve ...sayılı işlemiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile davacının kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacının "cebir veya tehdit kullanılarak eğitim ve öğretime engel olma", "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama", "silahlı terör örgütüne üye olma", "görevi yaptırmamak için direnme" suçlarından hakkında açılan adli soruşturma sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, diğer suçlar yönünden ise CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği ve anılan kararın 28/02/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, ''Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bakılan uyuşmazlıkta, davacının yargılandığı ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:...sayılı dosyasında "cebir veya tehdit kullanılarak eğitim ve öğretime engel olma", "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" suçlarına konu eylemlerin İdare Mahkemesince değerlendirildiği ve davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibatı iltisakı açısından hükme esas alındığı görülmektedir. Buna göre, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının dayanaklarından birisi olan "cebir veya tehdit kullanılarak eğitim ve öğretime engel olma" suçuna konu eylemde, terör örgütünün ideolojisini öğrencilere aşılamaya çalışan, öğrencilerin eğitim - öğretim hakkını örgüt adına yürüttükleri faaliyetler ile engelleyen öğretmenlere yönelik olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında bazı şahıslara "Anadil hakkı ve mali kayıplarımıza tepki için P.tesi-Salı rapor-sevk alarak okullara gitmiyoruz.'' şeklinde mesaj gönderildiğinin tespit edilmesi üzerine mazeretli ve mazeretsiz olarak göreve gitmeyenlerin ibraz etmiş oldukları belgelerin talep edildiği, davacının da 22-23 Ekim 2012 tarihlerinde rapor aldığı görüldüğünden, söz konusu tespitlerden hareketle İdare Mahkemesince davacının PKK/KCK terör örgütünün ideolojik amaçları doğrultusunda 22 ve 23 Ekim 2012 tarihlerinde gerçekleştirilen örgüt organizasyonuna katıldığı sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, dosyada yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, "Anadil hakkı ve mali kayıplarımıza tepki için P.tesi-Salı rapor-sevk alarak okullara gitmiyoruz.'' şeklindeki mesajı gönderen kişi ile ilgili herhangi bir bilgiye yer verilmediği, diğer bir ifadeyle bu mesajın örgüt yöneticileri veya örgüt üyeleri tarafından gönderildiğine ve davacının örgütsel organizasyona katılmak amacıyla rapor aldığına ilişkin somut bir tespit bulunmadığı görülmektedir. Nitekim, ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile davacının "cebir veya tehdit kullanılarak eğitim ve öğretime engel olma" suçundan CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. Bununla birlikte, İdare Mahkemesi kararının dayanaklarından bir diğeri olan "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama" suçuna konu eylemde, örgüte müzahir "..." internet sitesinin yapmış olduğu çağrılar doğrultusunda ... Diyarbakır Şube Platformu tarafından 23/05/2012 tarihinde ''toplu iş sözleşmesi ve memur maaşları'' ile ilgili olarak yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendiği, ''Emekçiyiz, haklıyız, kazanacağız. Zafer direnen emekçinin olacak. Gün gelecek devran dönecek, ... halka hesap verecek.. Direne direne kazanacağız.'' şeklinde sloganların atıldığı ve pankart açılmaya çalışıldığı görüldüğünden, söz konusu tespitlerden hareketle İdare Mahkemesince davacının silahlı terör örgütünün ideolojik amaçları doğrultusunda düzenlenen örgüt organizasyona katılarak ihtara rağmen dağılmayan ve güvenlik güçlerine saldıran grubun içerisinde yer aldığı sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, sendika tarafından organize edildiği anlaşılan bu gösteride davacı tarafından, PKK/KCK terör örgütü lehine slogan atıldığı veya pankart açıldığı, örgütünün ideolojik amaçları doğrultusunda gösteriye katılarak güvenlik güçlerine saldırdığı yönünde herhangi bir tespitte bulunulmadığı, bu haliyle davacının eylemini sendikal faaliyet kapsamı dışında ve örgütsel saikle gerçekleştirdiğine ilişkin somut tespit veya veri bulunmadığı anlaşılmıştır. Netice itibarıyla, davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/02/2024 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak, karar verildi.