5. Hukuk Dairesi 2025/17659 E. , 2026/4042 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2214 Esas, 2025/1554 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/425 Esas, 2023/84 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve ka…
5. Hukuk Dairesi 2025/17659 E. , 2026/4042 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2214 Esas, 2025/1554 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/425 Esas, 2023/84 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekili ile davalılar ... vd. vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, ... vd. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Artvin ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 1 09... parsel ve 1 10... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; arsa vasfındaki taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitinde 2942 sayılı Kanun'un 11 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre değer tespiti yapılması gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazları giderilmeden eksik ve hatalı raporların hükme esas alındığını, alınan emsalin uygun emsal olmadığını, arsa değerlemede 5-8 adet arasında emsal değerlendirmesi yapılması gerektiğini, emsal olarak seçilen 1 07... parsel sayılı taşınmazın emsal olarak kullanılamayacağını, yüzölçüm olarak küçük olduğunu, kıyaslama tablosunda yer alan oranlamaların somut durumla örtüşmediğini, dava konusu taşınmazın değerini artırmaya yönelik puanlamalar yapıldığını, taşınmaz üzerinde yer alan kilit parke taşının belediye tarafından yaptırılıp yaptırılmadığının tespitinin yapılmadığını, kilit parke taşının bedelinin düşük alındığını, korkuluk, mazgallar ve basit demir köprü Yargıtay'a yöre yapı sayılmayan imalatlar olduğunu, sökülüp başka yere nakledilmesi kolay yapılar olduğu için sadece nakliye montaj ve demontaj bedelinin ödenmesi gerektiğini, betonarme merdiven ve sahanlıklarında kullanılan birim fiyatının yüksek olduğunu, lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzlaşma usulünün doğru uygulanmadığını, belirlenen bedelin mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, dava konusu taşınmazın kıymetini etkileyebilecek nitelik ve unsurların objektif olarak değerlendirilmediğini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliği ile yapı maliyetlerinin arttığını, dava konusu taşınmaz ve emsallerin değerlendirmesinin doğru yapılmadığını, alınan emsalin uygun emsal olmadığını, mahkemenin bir önceki kararında istinaf eden davalılara kamulaştırma fark bedelinin ödenmesine karar verildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, kamulaştırma fark bedelinin hesaplanın tüm hissedarlara ödenmesi gerektiğini, taşınmaz üzerindeki yapıların sınıfının hatalı belirlendiğini, yıpranma bedelinin fahiş olduğunu, yapıların sınıflarının hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kıymetini etkileyebilecek nitelik ve unsurların objektif olarak değerlendirilmediğini, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2022 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliği ile yapı maliyetlerinin yaklaşık %70 oranında arttığı hususunun dikkate alınarak taşınmazın gerçek değerinin tespiti gerektiğini, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın benzer nitelikte olmaları zorunluluğunun gözardı edildiğini, Yargıtay uygulaması ve hakkaniyet gereği, aynı imar iznine sahip olan emsaller mevcutken imarsız bir emsalin imarlı bir taşınmaza emsal olarak alınıp değerlendirmede kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu, emsalin eski tarihli bir satış olduğunu, Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/27 Esas, 2015/657 Karar sayılı dosyaları ile ... ilçesinde yapılan kamulaştırma dosyalarında verilen kamulaştırma değerleri ile dava konusu taşınmaza biçilen kamulaştırma bedeli arasında afaki bir fark olduğunu, Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/657 Esas sayılı dosyasında Sebzeciler köyünde bulunan 1 30... ve 2 parsel sayılı taşınmazlar için 978,25 TL/m² değer biçildiğini ve Yargıtay onamasından geçtiğini belirterek bu hususların değerlendirmede gözetilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıların sınıfı hatalı olup, yapı için belirlenen yıpranma bedelinin fahiş hesaplandığını, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların kapladığı alan ve dikim mesafelerine göre karışık meyve bahçesi niteliğinde olup olmadığı belirlenmeden %20 oranında verim düşüklüğü hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürerek taşınmazın gerçek bedelinin tespiti için Anayasa Mahkemesinin iptal kararının dikkate alınarak faiz hususunda karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karara karşı davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf itirazında bulunulduğu, davalılardan ..., ..., ... ve ...' ın bu karara karşı istinaf itirazında bulunmadıkları anlaşıldığından, ilk karar ile bu davalılar için belirlenen kamulaştırma bedelinin davacı idare lehine usuli kazanılmış hak haline geldiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararına karşı bu davalılar vekili ile ... tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerektiği belirtilerek arsa niteliğindeki taşınmazların zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; taşınmazın üzerindeki ağaçların sayısı ve nitelikleri göz önüne alınarak kaim yönteme göre değer biçilmesinde, yeknesaklık ilkesi uyarınca değerlendirilmediği ileri sürülen taşınmazlara ilişkin dava tarihleri ile işbu dava tarihi arasındaki çok uzun süre gözetilerek anılan dava dosyalarındaki taşınmazlar için belirlenen birim değerlerin değerlendirmeye alınmamasında, yapı bedellerinin belirlenmemesinde ve davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 ncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verildiği, kamulaştırma bedelinin belirlenmesine ilişkin yerel mahkeme tarafından verilen hüküm henüz kesinleşmediğinden ve yasa koyucu tarafından bu konuda bir yasal düzenleme yapılmadığından, belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için Anayasa'nın kamulaştırma işlemlerini düzenleyen 46 ncı maddesinde belirtildiği şekilde, kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz uygulaması gerektiğinden ilk kararı istinaf eden ve hakkındaki hüküm henüz kesinleşmeyen davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili Avukat ...' in bu husustaki 05.09.2023 tarihli dilekçesi gözetilmek suretiyle bu davalılar hakkında belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden, bedelin ödenmesine karar verilen tarihe kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanmanın gerektiği gerekçesi ile davacı vekili ile davalılar ... vd. vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davalı ... vd. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, adil ve hakkaniyete uygun olarak belirlenen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında, tespit edilen kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vd. vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4,5,6) numaralı bentlerinin hükümden çıkarılması, yerine "Kamulaştırma bedeli olarak belirlenen 711.198,44 TL bedelden acele kamulaştırma bedelinin mahsubu sonrası kalan 4.628,64 TL'ye davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrası olan 11.01.2020 tarihinden ilk karar tarihi olan 02.07.2020 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, Mahkemenin 2. kararı ile hüküm altına alınan bakiye 109.610,78 TL'ye 11.01.2020 tarihinden son karar tarihi olan 21.02.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, işleyecek yasal faizin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler. Bu nedenle somut olayda; bir kısım davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir talebinin (Davalılar ... vd. vekilinin “faize” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında; adı geçen davalılar yönünden 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması”, diğer bir ifadeyle Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak “dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar faize hükmedilmesi (aynen temyiz incelememize konu Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2 nci Hukuk Dairesinin; “… dava tarihinden, … karar tarihine kadar işleyecek kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin …” uygulanmasına ilişkin kararında olduğu gibi)” gerekmektedir. Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım “Düzeltilerek Onanma Kararı”na (faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili 5 No’lu “Gerekçe/Değerlendirme” görüşlerine, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 05.03.2026