12. Ceza Dairesi 2012/26676 E. , 2013/18096 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma, Suç Üstlenme Hüküm : Her iki sanık için Beraat Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve suç üstlenme suçlarından sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bi
**12. Ceza Dairesi 2012/26676 E. , 2013/18096 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma, Suç Üstlenme Hüküm : Her iki sanık için Beraat Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve suç üstlenme suçlarından sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK’nın 179/3. maddesinde düzenlenen; alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir nedenle “emniyetli bir şekilde” ... kullanamayacak kişinin, bu halde ... kullanması suçu kasıtla işlenebilecek bir suçtur. Alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde ... kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla; İncelenen dosyada; Tanık ...'in olaydan hemen sonra alınan ifadesinde sanık ...'a ait ....sayılı aracın mağdurun aracına çarptığını, daha sonra araçtan alkollü bir kişinin indiğini beyan ettiği, mağdur ...'nun da olay günü yan komşusu tanığın kendisini arayarak sarhoş bir kişinin aracına çarptığını söylediğini beyan ettiği, bunun üzerine ... sahibi sanık ...'ın evinden polislerce alınarak ifadesine başvurulduğu ve 12/10/2009 tarihli rapora göre olaydan yaklaşık üç saat sonra 170 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, sanık ...'ın aracı arkadaşı diğer sanık ...'ın kullandığını beyan etmesi üzerine ifadesi alınan ve alkolsüz olduğu anlaşılan sanık ...'ın arkadaşı ... alkollü olduğu için aracı kendisinin kullandığını söylediği, ancak mağdur ve tanık beyanlarında olay yerinde tek kişiyi gördüklerini ve araçtan inen kişinin alkollü olduğu istikrarlı şekilde söylemeleri karşısında aracı sanık ...'ın kullandığının kabulü gerektiği dolayısıyla sanık ...'a atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile ...'ın suçunu üstlenen sanık ...'ın üzerine atılı suçun sübuta erdiği, bu nedenle sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03/07/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.